Amedspor başkanı Eren’den 'siyasi alet' açıklaması

Amedspor başkanı Eren’den 'siyasi alet' açıklaması
 Muhabir
Şampiyonluk hedefi ile yoluna devam eden Amedspor’un Kulüp Başkanı Nahit Eren Amida Haber’e konuştu. Eren, Amedspor’un siyasete alet edildiği iddialarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

AMİDA HABER- Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1’inci Lig’inde mücadele eden Diyarbakır temsilcisi Amedspor Süper Lig için gün sayıyor. 13 yıllık geçmişe sahip yeşil-kırmızılı ekip, kalan 14 maçı kazanıp adını tarihe yazdırmak istiyor. Sakarya engelini aşıp yoluna devam etmek isteyen Amedspor’un Kulüp Başkanı Nahit Eren bu kritik maç öncesi Amida Haber’e konuştu. Eren, kulübe verilen disiplin cezaları, deplasmanlarda yaşanan ayrımcı uygulamalar, TFF ile yapılan görüşme, Galatasaray ile yapılacak maç, transfer politikası gibi birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Amedspor yarın 25. Maçına çıkıyor. Maça saatler kaldı biletler tükendi. Neler söylemek istersiniz?

Son haftalara girerken taraftarımız takımını yalnız bırakmıyor. Bu anlamda biletlerin tümü maça günler kala tükendi. Taraftarın takımını sahiplenmesi sevindirici. Bundan sonraki tüm maçlarımızı bu seyirci kapasitesi ile yapacağız.

sac-orgusu.jpg

Amedspor gittiği bazı deplasmanlarda ırkçı söylemlere maruz kalıyor. Bunlara yönelik harekete geçmeyen TFF saç örgüsü videosu üzerinden Amedspor’a ceza yağdırdı. Bu uygulamaların nedeni nedir?

Amedspor'un bu ve benzeri paylaşımları, maalesef Türkiye’de farklı şekillerde yorumlanıyor. Bunun temel sebebi, paylaşımlarımızın çok yoğun etkileşim almasıdır. Ayrıca kulübümüzün bulunduğu şehir, sahip olduğu kimlik ve değer yargıları; yaptığımız her fiilin veya paylaşımın ideolojik bir algıyla değerlendirilmesine neden oluyor. Oysa tüm paylaşımlarımız tıpkı kadına şiddet günü için önceden çekilen o videoda olduğu gibi tamamen toplumsal duyarlılık odaklıdır. Söz konusu video sadece o güne özgü çekilmediği halde, oluşan yoğun kamusal baskı nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu disiplin sürecini işletmiş; sonuç olarak kulübümüz maddi zarara, şahsım ise hak mahrumiyeti cezasına çarptırılmıştır. Erzurum veya Sivas gibi deplasmanlara gittiğimizde ayrımcı muamelelere maruz kalıyoruz. Aynı kulüplerin ligdeki diğer takımlarla olan maçlarını izlediğimizde, bize karşı çok daha farklı bir 'motivasyonla' sahaya çıktıklarını görebiliyoruz. Stattaki seyirci kapasitesinin bizim maçlarımızda aniden artması ve adeta farklı bir ülkeden gelmişiz gibi bize karşı atılan sloganlar oldukça rahatsız edicidir. Bizler, kendine özgü değerleri ve kimliği olan bir kulüp olarak bu ligde varlığımızı sürdürüyoruz. Spora ve toplumsal meselelere bakış açımız bazı çevreleri rahatsız etse de bu durum, bugüne kadar süregelen geleneksel takım anlayışından farklı duruşumuzun ve beraberinde gelen haksız cezaların bir sonucudur.

osimen.jpg

Bir süre önce TFF başkanı ziyaret ettiniz. Bu konular gündeme geldi mi? TFF Başkanın bu konudaki tavrı neydi?

Yönetim kurulumuzla birlikte kendisini ziyaret ettik. Hatırlarsanız, TFF Başkanı seçildikten sonra ilk ziyaretini Diyarbakır’a gerçekleştirmişti. Bu görüşmemizde, maruz kaldığımız cezalara ilişkin rahatsızlığımızı dile getirerek paylaşımlarımızın gerçek amacını kendilerine izah ettik. Bu paylaşımların herhangi bir ideolojik unsur veya propaganda taşımadığını; aksine yaşam hakkı temelinde, bir spor kulübünün toplumsal duyarlılığını yansıttığını belirttik.

Onlar ise konuya sporun siyasete alet edilmemesi gerektiği penceresinden yaklaştıklarını ifade ettiler. Biz de buna karşılık, siyasal faaliyet algısı yaratacak hiçbir paylaşımımızın, söylemimizin veya beyanımızın olmadığını vurguladık. Ancak kendilerinden temel bir talebimiz oldu: Disiplin süreçleri işletilirken tüm kulüplere eşit mesafede durulması ve adil davranılması gerektiğini ilettik.

Federasyon yetkilileri bu konuda hassas olduklarını belirterek, gittiğimiz deplasmanlarda bize yönelik yapılan kötü tezahüratları da cezalandırdıklarını çeşitli örneklerle açıkladılar. Sonuç olarak; bu ligde eşit ve adil bir yaklaşımın sergilenmesi, hak edenin Süper Lig’e çıkması, bu tür yaptırımlarla kulüplerin lig ve şampiyonluk motivasyonunun zarar görmemesi yönündeki beklentilerimizi paylaştık. Genel anlamda müspet bir görüşmeydi ve belirli konu başlıklarında mutabık kaldık.

Bu ayrımcı uygulamalar devam ederse, durumun düzeltilmesi adına en azından bu konuyla ilgili bir çalışma yapmayı veya Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz?

Hayır, biz sorunları sporun kendi sistemi içerisinde çözme konusunda kararlıyız. İletişim kurma noktasında kimseyle bir sorunumuz yok; her kesimle diyalog kurabiliriz. Ancak temas ve iletişimi yerinde, zamanında ve ihtiyaca göre belirleme tarafındayız. Bir spor kulübü olduğumuzun, ancak aynı zamanda çok geniş kitleler tarafından desteklendiğimizin farkındayız. Kulübe yönelik bir haksızlıkta veya ayrımcı bir uygulamada, destekçilerimizin gösterdiği reaksiyonun da bilincindeyiz.

Bütün bu hassasiyetleri gözeterek herkesle temas kurabiliriz. Yeri geldiğinde bürokrasiyle, yeri geldiğinde ise her siyasi partiden aktörle iletişim kuracak bir anlayışa sahibiz; bu konuda hiçbir bariyerimiz olamaz. Zaten her kulüp, kendi kulvarında ve kentindeki bürokratik temaslarıyla gereken tepkiyi taraftarı veya kurumsal yapısı aracılığıyla ortaya koymaktadır.

nahiteren2.jpg

Sporun siyasete alet edilmemesini dile getirdiniz. Geçen bir siyasetçi bu yönlü bir eleştiride bulundu. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?

Amedspor'un zaman zaman toplumsal meselelerdeki veya sosyal sorumluluk gerektiren konulardaki duruşu siyasal bir tanımlamaya konu ediliyor olabilir; ancak bu tamamen yanlış bir algıdır. Biz herhangi bir siyasal faaliyetin içinde değiliz ya da bir siyasal aktör değiliz; biz bir spor kulübüyüz. Bununla birlikte sporun; kardeşliği, dayanışmayı ve birlikteliği güçlendiren bir unsur olduğuna inanıyor, bu tanımın arkasında duruyoruz.

Amedspor’un bulunduğu şehir itibarıyla, Türkiye'nin belki de siyaseten en dinamik kentinde yaşıyoruz. İnsanların günlük siyaseti yakından takip ettiği ve toplumsal meselelere dair fikir beyan ettiği bir şehirde olmamız, salt Diyarbakır merkezli bir kulüp olmanız nedeniyle üzerinize bu tür yakıştırmaların yapılmasına zemin hazırlıyor. Oysa Amedspor, diğer kulüpler gibi spor eksenli ancak belirli değer yargılarını önemseyen bir noktada durmaktadır.

Her siyasi görüşten insanın Amedspor’u desteklediğini çok iyi biliyoruz. Stadımıza her siyasi partiden taraftar gelip bize destek sunuyor. Bu durum sadece tribünle de sınırlı değil; kentteki farklı siyasi görüşlere mensup iş insanları ve sivil toplum örgütleri de kulübümüze maddi ve manevi desteklerini esirgemiyor. Biz kendimizi siyaseten tanımlayan bir pozisyonda değiliz. Futbolun evrensel değerlerini ve sosyal sorumluluk projelerini içselleştiren bir kurumuz. Bu duruşumuz bazı çevrelerce 'politik bir tavır' olarak nitelendiriliyor olabilir; fakat biz, toplumsal değerleri önemseyen bir spor kulübü olma kimliğimizi korumaya devam ediyoruz.

detay1.jpg

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile görüştünüz. Galatasaray’ın Diyarbakır’a gelme ihtimali ve Amedsporla bir maç programı planlandı dediniz. Netleşen bir şey var mı?

Dursun Bey ile transfer görüşmeleri gerçekleştirmek üzere bir araya geldik. Galatasaray kadrosunda talip olduğumuz futbolcular vardı; ancak Süper Lig’de, Galatasaray gibi büyük bir kulüpte oynayan oyuncuların bir alt ligi tercih etmeleri noktasında maalesef zorluklar yaşadık. Dursun Bey, kulübün kapılarının bize her zaman açık olduğunu açıkça ifade etti; fakat burada asıl mesele, futbolcuların alt lige gelme konusundaki irade ve niyetlerini ortaya koymalarıydı. Bu engeli aşamadığımız için transferi neticelendiremedik.

Görüşmemiz sırasında sadece transferi değil, Türkiye’deki spor gündemini ve Amedspor'un üst lig hedeflerini de uzun uzadıya konuştuk. Kendileri, Amedspor’u yakından takip ettiklerini belirttiler. Ayrıca Galatasaray’ın Diyarbakır’a gelmesini önemsediklerini, uygun zaman ve koşullar oluştuğunda böyle bir girişimde bulunmak istediklerini ifade ettiler. Biz de kendilerini şehrimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağımızı aktardık.

Şu an hem Galatasaray Süper Lig şampiyonluğuna oynuyor hem de biz TFF 1. Lig’de şampiyonluk yolunda kritik bir süreçten geçiyoruz. Ligler devam ediyor; ancak ilerleyen süreçte böyle bir organizasyon neden olmasın? Dursun Bey’in de bu konuya oldukça müspet baktığını ve hatta bunu bizzat istediğini söyleyebilirim. Bu tür organizasyonlar hem kentimizin tanıtımı hem de Diyarbakır halkının spora olan yoğun ilgisini göstermek adına oldukça kıymetlidir.

nahiteren.jpg

Hem Türkiye Ligi'nde, Süper Ligi'nde hem Avrupa'da birçok oyuncu ile görüştünüz çok istediğiniz halde transferi gerçekleşmeyen oyuncu var mı?

Ara transfer döneminde birçok futbolcuyla görüştük, eksik bölgeleri belirledik ve oluşturduğumuz havuz kapsamındaki isimlerle temasa geçtik. Bütçemizi zorlayan yüksek maliyetli isimler de gündemimize geldi ancak biz stratejik bir yol izledik; ya düşük bonservis bedelleriyle ya da kiralama formülleriyle maliyetleri minimize ettik. Yaklaşık 1,5 aylık süre zarfında 20’ye yakın futbolcuyla görüştük. Bizim için en önemli kriterlerden biri de futbolcunun şehre ve kulüp kültürüne uyum sağlayabilmesiydi. Çok yetenekli isimler getirseniz bile uyum sorunu yaşandığında sonuçlar ağır olabiliyor. Yönetim kurulumuz, futbol şubemiz ve hocalarımızın görüşleri doğrultusunda, bu riskleri değerlendirerek transferlerimizi tamamladık; şu anki tablodan memnunuz.

Ayrıca yaş ortalaması konusunda da hassas bir duruş sergiledik. Yaş ortalaması yüksek bir takımdık ve önümüzdeki yoğun maç trafiğini dikkate aldığımızda, daha genç ve dinamik takviyelere ihtiyacımız olduğunu tespit ettik. Yanılmıyorsam şu an takımımızın yaş ortalaması 4-5 yaş kadar düşmüş durumda.

nahiteren1.jpg

Sezon sonunda kulübün nasıl bir şampiyonluk organizasyonu olacak?

Önümüzde daha 14 maçlık uzun bir yol var. Elbette hedefimiz bu sürecin sonunda şampiyon olmak ancak bugünden büyük kutlama planları yapmak doğru olmaz. Şu anki tek motivasyonumuz, her maça galibiyet parolasıyla çıkıp 3 puan alarak neticeye gitmektir. Zorlu rakiplerimiz var; örneğin bu haftaki rakibimiz Sakaryaspor, her ne kadar puan tablosunda zor durumda olsa da ligde kalma motivasyonuyla sahaya çıkacaktır. Biz bu ciddiyeti kaybetmeden ilerleyeceğiz. Günü geldiğinde, güçlü motivasyonumuz ve tecrübeli yönetimimizle gereken en uygun kutlama organizasyonunu yönetecek kapasiteye sahibiz.

2024/12/15/taraftar.jpg

Amedspor'un bu noktaya gelmesinde taraftarın payı ve konumu çok önemli. Bazı maçlarda istenmeyen olaylar oluyor. Bu bağlamda, Sakaryaspor maçı öncesi taraftara bir mesajınız olacak mı?

‘Sahaya madde atılmasını istemiyoruz’

Amedspor taraftarlarına açık bir çağrım var. Biz her fırsatta bu kentin tarihi dokusundan, kültürel yapısından ve insan ilişkilerindeki güçlü bağlarından bahsediyoruz. Ancak statlarda maalesef zaman zaman istemediğimiz olaylar yaşanabiliyor. Sonuç ne olursa olsun, taraftarımızın sahaya yabancı madde atmasına karşıyız; bunun savunulacak hiçbir yanı yoktur. Hiçbir taraftarımızın sahadaki kararlara veya neticeye göre sahaya madde atmasını istemiyoruz. Bunu engellemeye yönelik her türlü tedbiri alacağız; kendilerinden de ricamız budur. Bu tür eylemler kentin kültürüne ve misafirperverliğine yakışmamaktadır. Rakipler her türlü tahrikte bulunabilir ancak biz duruşumuzdan ödün vermemeliyiz. Bir diğer önemli konu ise kötü tezahürattır. Biz hakaret veya küfür barındıran tezahüratlara karşı bir kulübüz; statlarımızda bu tür durumlar hiçbir zaman olmadı, olmayacaktır. Saha içindeki kararlar ne olursa olsun bu noktaya gelmemeliyiz. Biz kendimizi 'bir kulüpten fazlası' olarak tanımlıyorsak, bu tanımın gerektirdiği hassasiyeti göstermeliyiz.

nahiteren-001.jpg

‘Kentimize ve Amedspor camiasına yakışmıyor’

Rahatsız edici kararlar tepki doğurabilir ancak tepkimizi yasal ve hukuki çerçevede veya kulüp yetkililerinin beyanlarıyla ortaya koymalıyız. Taraftarımızdan bu hassasiyeti gözetmelerini bekliyorum. Bu tür durumlardan dolayı kulübümüze verilen her cezadan, bir kulüp başkanı olarak utanç duyuyorum. Bu durum ne kentimize ne de Amedspor’a yakışıyor. Her maç ceza alan bir kulüp değiliz ancak daha önce birkaç karşılaşmada maalesef ceza aldık. Bu maç ve kalan tüm iç saha maçlarımız çok önemli. Olası bir kötü tezahürat, sahaya madde atılması veya disiplin talimatına aykırı herhangi bir davranış; stadın kapatılması, seyircisiz oynama ve hatta puan silme gibi ağır yaptırımlara konu olabilir.

Bazı bölge takımları da benzer haksızlıklara uğruyor. Bir araya gelmeyi planlıyormusunuz?

Takımlar arası dayanışma olmalı. Bölgedeki her takımla olmalı. Ama hani bunu kendimizi “bölge takımı” gibi bir kalıbın içerisine koyup daraltmak da istemiyoruz. Biz bu liglerde bir bütün her takım her kulüple her kulübe her takıma haksıza karşı ses çıkaran bir noktadayız. Şu an bölge takımları kendi liglerinde başarılı sonuçlar elde ediyor. Ben şu an bu motivasyonun önüne geçecek ya da buna zarar verecek noktadaki gelişmelerin tabii ki hepimiz farkındayız. Oluştuğu zaman da oturup tepkimizi birlikte kararlaştırıp yapacağız.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.