Amedspor forması ve ‘Şevger’e Kürtçe yasağı

Amedspor forması ve ‘Şevger’e Kürtçe yasağı
 Muhabir
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, üzerinde Kürtçe ‘Şevger’ yazılı Amedspor formasının Adana Suluca 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Cezaevine “örgüt üyelerinin kullandığı isim” gerekçesiyle alınmamasına tepki gösterdi.

AMİDA HABER- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, üzerinde Kürtçe yazan Amedspor formasının Adana’da cezaevine alınmamasını “Kürtçe’ye tahammülsüzlük” olarak değerlendirdi. Amida Haber’e konuşan Bozan, yürütülen sürece dikkat çekerek “Devlet içerisinde bu sürecin anlamını ve kıymetini anlamayan bir zihniyet var. Bu yaklaşımlar sadece Kürtlerin değil toplumun geniş kesimlerinin sürece olan güvenini zedeliyor” dedi.

amed.jpg

‘Şevger’ adı örgütle ilişkilendirildi’

Bozan, Adana Suluca 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde olan Abdulsamet Burak isimli mahpusa ailesi tarafından gönderilen Amedspor formasının cezaevine alınmadığını ifade ederek “Formanın arkasında Kürtçe olarak ‘Şevger’ yazması gerekçe gösterildi. Anlamı gece yürüyüşçüsü olan Şevger yazısını İdare ve Gözlem Kurulu, ‘örgüt üyelerinin kullandığı isim’ şeklinde değerlendiriyor. Abdulsamet Burak, yaşananları bize mektupla ulaştırdı” dedi.

1212.jpg

‘Kürtçe’ye tahammülsüzlük’

Böyle bir kararın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bozan, “Birincisi, Amedspor forması olması çünkü milyonlarca taraftarı olan Amedspor bugüne kadar kimi illerde yaptığı maçlarda tribünlerde Kürtlere yönelik linç furyası ile karşılaşarak dönem dönem Türkiye Futbol Federasyonu tarafından kabul edilemez kararlarla karşılaştı. İkincisi de Kürtçe bir ismin yazılı olmasının cezaevine alınmama gerekçesi yapılması, Kürtçe’ye tahammülsüzlükten başka bir şey değildir. Ailenin gönderdiği bir formanın bu şekilde kriminalize edilmesi kimi kurumların yaklaşımını da gözler önüne seriyor.

kalasd.jpg

‘Sadece Kürtlerin değil toplumun güveni zedeleniyor’

Bir buçuk yıldır bir çözüm sürecinin yaşandığına dikkat çeken Bozan, “Devlet içerisinde bu sürecin anlamını ve kıymetini anlamayan bir zihniyet var. Suluca 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi, geçmişte Selahattin Demirtaş’ın romanının cezaevine alınmasını da yasaklamıştı ve bu olay da süreç başladıktan sonra yaşanmıştı. Bu yaklaşımlar sadece Kürtlerin değil toplumun geniş kesimlerinin sürece olan güvenini zedeliyor. Devletin bu aşamada bu zihniyette olan kişileri veya kurumları düzeltmesi gerekiyor yoksa sürece olan güven zedeleniyor. Evet bu sürecin muhatapları var, müzakere ediliyor ama yanı zamanda bu sürecin toplumsallaşması gerekiyor” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.