Patenti alındı: Diyarbakır’dan uluslararasına taşındı
AMİDA HABER -Diyarbakır’daki genç mimarlar, özellikle tarihi yapılardaki restorasyon projelerinde en zor aşamalardan biri olan röleve çalışmalarını kolaylaştıracak bir web tabanlı yazılım geliştirdi. Beş yıllık çalışmanın ardından tamamlanan sistemin patenti alınırken, yazılım uluslararası kullanım için 12 dil seçeneğiyle hizmete açıldı.
Mimar Ahmet Ertekin, Fatime Özçelik ve Aras Baran Kaya tarafından geliştirilen yazılım, mevcut görüntü dosyalarını mimarların kullanabileceği CAD çizimlerine dönüştürerek röleve sürecini saatlere düşürmeyi hedefliyor.

Amida Haber’e konuşan mimar Ahmet Ertekin, yazılımın özellikle restorasyon projelerinin en ağır aşaması olan röleve bölümünü kolaylaştırdığını söyledi.
‘Günler süren işleri saatlere dönüştürebilecek’
Ertekin, 2020 yılında Dicle Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yaklaşık 5 yıldır kendi şirketimizde röleve ve restorasyon alanında faaliyet yürütüyoruz. Restorasyon süreci modern yapılara göre çok daha zorlu ve ağır bir süreç. Özellikle röleve aşaması çok zaman alıyor. Geliştirdiğimiz program, kültür varlıklarının belgelenmesinde ciddi bir kolaylık sağlıyor. Günler süren işleri saatlere dönüştürebilecek bir sistem üzerinde çalıştık.”

Tarihi yapıların restoresinde kolaylık sağlayacak
Yazılımın geliştirilme sürecinin yaklaşık 5 yıl sürdüğünü belirten Ertekin, son bir yılda çalışmaların hızlandığını ve üç ay önce sistemin tamamlandığını ifade etti. Ertekin, “Yaklaşık 2–3 hafta önce web sitemizi duyurduk. Program, mevcut görüntü dosyalarını mimarların kullandığı CAD çizimlerine dönüştürebiliyor. Özellikle tarihi yapıların cephelerinde yapılan röleve çizimleri artık çok daha hızlı yapılabiliyor” dedi.

Kullanıma sunuldu
Programın sürekli geliştirildiğini söyleyen Ertekin, kısa sürede yeni özellikler eklediklerini belirtti ve şunları aktardı: “Son iki hafta içinde 9 farklı özellik ekledik. Restorasyon projeleri üç aşamadan oluşur ve en ağır kısmı röleve aşamasıdır. Bu aşamayı tamamen otomatik hale getirmeyi hedefliyoruz. Tahminlerimize göre birkaç ay içinde bu mümkün olacak.”
Programın sektörde olumlu geri dönüşler aldığını ifade eden Ertekin, birçok firmaya demo sürüm sunduklarını ve yazılımın kullanılmaya başlandığını söyledi.

‘Bu, sektör için lazer metre kadar büyük bir yenilik’
Mimar Fatime Özçelik ise restorasyon sürecinin temel amacının tarihi yapıları doğru şekilde gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu belirtti.
Özçelik, restorasyonun dört ana aşamadan oluştuğunu anlatarak şunları söyledi: “İlk aşamada arazide ölçüm yapılır. Eskiden bu ölçümler elle yapılırdı, daha sonra lazer metreye geçildi. Lazer tarama cihazlarıyla birlikte yapılar üç boyutlu olarak taranabiliyor. Ölçüm aşamasından sonra röleve aşamasına geçilir ve elde edilen veriler dijital ortama aktarılır.”
Röleve sürecinin en fazla iş yükü gerektiren aşama olduğunu vurgulayan Özçelik, geliştirdikleri yazılımın bu soruna çözüm sunduğunu belirtti. Özçelik, “Bir projede iş süresi bir yıl ise bunun 5-6 ayı röleve ile geçebiliyor. Bu tamamen yoğun işçilik gerektiren bir süreç. Biz de ‘Bu süreyi teknoloji ile kısaltabilir miyiz?’ sorusundan yola çıktık. Yazılımımız sayesinde ölçüleri doğrudan çizime aktarabiliyoruz. Bu, sektör için lazer metrenin bulunması gibi büyük bir yenilik” dedi.

Dünya genelinde kullanılabilecek
Yazılımın uluslararası kullanıma açık olduğunu belirten Özçelik, olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi. Özçelik, şunları aktardı: “Yurt dışından da geri dönüşler alıyoruz. Bu yüzden farklı dillere çevirme ihtiyacı hissettik. Şu anda 12 dil seçeneği var. Talebe göre bu sayı artabilir. Program sadece Diyarbakır’daki tarihi yapılar için değil, dünyadaki tüm tarihi yapılar ve arkeolojik alanlar için kullanılabilir.”

Özçelik, yazılımın özellikle Diyarbakır Surları gibi büyük tarihi yapılarda önemli zaman kazandıracağını ifade etti. Özçelik, “Tarihi yapılara baktığımızda atalarımızın kimliğini, yemek yeme şekillerini, yaşam biçimlerini anlayabiliyoruz. Üzerinde yaşadığımız dünya kültürel mirasımızdan gelen ve üzerine kattığımız bir dünya. Diyarbakır dünyada çok önemli bir merkez. Diyarbakır surları dünyadaki ikinci büyük surlarına sahip. Diyarbakır'dan çıkmasaydı Roma'dan çıkmalıydı. Diyarbakır’ın her yeri tarih. Her adımınızda tarihi bir şeye denk geliyorsunuz. Her konutumuz birer müze. Diyarbakır'da çıkmalıydı zaten bu fikir” diye konuştu.

“Diyarbakır’dan çıkan bir yenilik”
Projede yer alan mimar Aras Baran Kaya ise böyle bir yeniliğe öncülük etmekten gurur duyduklarını söyledi. Kaya, “Programı tasarlarken sadece yerel değil, küresel ölçekte düşündük. Çok sayıda dil seçeneği sayesinde dünyanın farklı yerlerinden mimarlar da kullanabilecek. Hem mesleğimiz hem de Diyarbakır için gurur verici bir çalışma” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.