Sarım Çayı’nda keşif tarihi belli oldu
AMİDA HABER - Bingöl’ün Genç ile Diyarbakır’ın Lice ilçeleri arasında, bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Sarım Çayı üzerinde planlanan Birsu HES Projesi’nde yargı süreci yeni bir aşamaya evrildi. Bingöl İdare Mahkemesi, daha önce çeşitli gerekçelerle ertelenen ve iptal edilen bilirkişi keşfi için takvimi netleştirdi. Mahkeme heyeti, projenin çevresel etkilerini ve ekolojik sonuçlarını yerinde gözlemlemek amacıyla yapılacak keşif tarihini 7 Mayıs 2026 Perşembe olarak belirledi. Uzmanlardan oluşan bilirkişi heyeti, belirtilen tarihte sahaya inerek projenin biyoçeşitlilik, tarım ve hayvancılık üzerindeki olası etkilerini raporlayacak.

‘Yüzde 90’ı alınan suyla yaşam sürülemez’
HES projesine karşı başlatılan hukuki süreci değerlendiren Avukat Ahmet İnan, ÇED raporunda çevresel etkilerin yeterince gözetilmediğini vurguladı. Şirketin suyunu yüzde 90’ını türbinleri döndürmek için kullanmayı geriye kalan yüzde 10’luk kısmı da can suyu olarak bırakmayı planladığını belirten İnan, “Zaten kuraklığın vurduğu bir dönemde, mevcut potansiyelinin çok altına düşmüş bu suyun yüzde 90'ını alırsanız, o bölgede ne hayvancılık ne arıcılık ne de tarım kalır. Bu su oradan alınırsa köyler göç eder. O coğrafyada su olmazsa yaşam olmaz” dedi.
Diyarbakır’daki hastanede GES çilesi: Şantiyeye döndü
‘Nesli tükenen balık var’
Neslinin tükendiği sanılan Batman Bantlı Çöpçü Balığı’nın Sarım Çayı’nda bulunduğunu hatırlatan İnan, “Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'ndeki akademisyenlerin bu balığa dair hazırladığı raporu tüm ilgili kurumlara ve bakanlığa ilettik. Uluslararası koruma listelerinde yer alan bu türün varlığı, hukuki elimizi oldukça güçlendiriyor” diye konuştu.

‘Bölgeyi tahrip edecek’
Sarım Havzası ve Çevresi Doğal Mirasın Korunması Derneği Başkanı Emin Turhallı da, HES Projesinin doğayı tahrip edeceğini söyledi. “Sarım Çayı ile hayat bulan her varlık ya ölecek ya kuruyacak ya da bölgeyi terk edecektir; ama bir ağaç veya bir sürüngen ayaklanıp gidemez” diyen Turhallı, “Vadi diplerinde kurulacak bentler suyun etrafına tel örgü çekecek; havada uçan kuştan başka bir hayvan bu sudan faydalanamayacaktır. Dağ başında başta Çotla dediğimiz Akçakara dağları, bir daha eskisi gibi dengeli bir kar yağışı bulamayacaktır” ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.