Buluttekin: Barış hukukunun inşasında aktif rol alacağız
Diyarbakır Barosu’nun 50. Olağan Genel Kurulu ve başkanlık seçimleri 10 Ekim’de yapılacak. Mevcut Başkan Abdulkadir Güleç’in yeniden aday olduğu seçimde, Av. Sertaç Buluttekin de adaylığını açıkladı.
27 yıldır Diyarbakır Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapan Buluttekin, Amida Haber’e yaptığı açıklamada, seçilmesi halinde baronun kurumsal hafızasını ve birikimini daha etkin kullanmayı hedeflediklerini söyledi.

‘Kurumsal kimliği altında işlerlik kazandırmak istiyoruz’
Diyarbakır Barosu’nun tarihsel süreç içerisinde yürüttüğü çalışmalarla kendine özgü bir kimlik kazandığını belirten Buluttekin, bu birikimin daha etkili çalışmalara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Buluttekin, “Diyarbakır Barosunun tarihsel süreç içinde yürüttüğü çalışmalar gösterdiği kararlı mücadele, hak alanlarındaki tutumu ve değerlere bağlılığı Diyarbakır Barosuna bir kimlik kazandırmış durumda. Gerek hak ve hukuk örgütü olarak gerekse de kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olarak Diyarbakır Barosunun hafızasıyla, birikimiyle daha belirleyici daha etki yaratan çalışmalarına, başta meslektaşlarımızın olmak üzere hem toplumun hem kurumların hem de hukuk alanının ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Bu alanlara ilişkin fikirlerimize politikalarımıza planlarımıza ve pratiklerimize Diyarbakır Barosunun kurumsal kimliği altında işlerlik kazandırmak istiyoruz” dedi.

‘Avukatlık, birçok meziyeti marifeti ve beceriyi gerekli kılar’
Avukatlık mesleğinde yaşanan yoğunluğa da değinen Buluttekin, hukuk fakültelerinin sayısındaki artışın meslekte ciddi bir yığılmaya neden olduğunu söyledi ve şunları söyledi: “Avukatlık mesleği birçok meziyeti marifeti ve beceriyi gerekli kılar; bir taraftan çok çeşitli iletişim becerileriniz olması gerekirken bir taraftan iyi bir hukuk ve genel kültür formasyonunuz olmalıdır. Yine bir taraftan iyi bir psikolog olmanız gerekirken diğer taraftan iyi bir muhakeme gücü, analitik düşünme kabiliyeti ve tiyatral becerileriniz olmak zorundadır. Diğer hiçbir meslekte hatta diğer hukuk mesleklerinde dahi bu kadar farklı becerilere gerek yoktur. Üniversitelere ilişkin yanlış politikalar ile birçok Üniversitede ihtiyaç olmamasına rağmen çok yüksek sayıda Hukuk Fakülteleri açıldı. Bizim de hedefimiz hukuk fakültelerine giriş sınırının 50 bine çekilmesini sağlamak ve avukatlık mesleğine giriş şartlarını objektif kriterler üzerinden biraz daha zor koşullara bağlamak. Bu kapsamda baroların mevcut yetkilerinin yanı sıra kendi bulundukları yargı çevresine uygun koşullara istinaden objektif filtreleme imkanlarına sahip olması gerektiğine inanıyoruz.”
‘Kararlı mücadelemizi devam ettireceğiz’
Buluttekin’in gündemindeki başlıklardan biri de zorunlu müdafilik kapsamında avukatlara ödenen ücretler oldu. CMK kapsamında görev yapan avukatların aldıkları ücretlerin yetersiz olduğunu belirten Buluttekin, “Mevzuat uyarınca meslektaşlarımız tarafından yürütülen zorunlu müdafilik uygulamaları diğer ifade ile CMK hizmetleri kapsamında ödenen ücretler gerçekten bu avukatlık faaliyetlerinin angaryaya dönüşmesine sebep olmuş durumda. Türkiye Barolar Birliğinin ve Türkiye'deki diğer baroların bu ücretlerin makul ve kabul edilebilir bir düzeye getirilebilmesi için çok ciddi çalışmaları oldu. Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı nezdinde yürütülen tüm bu çabalara rağmen bu ücretleri iyileştirme yapılması sağlanamadı. Bir avukatın sadece CMK hizmetleri kapsamında yürüttüm Sorumlu bir saatlik nedeniyle alacağı ücretler ile değil yaşamını sürdürmesi ancak yol masraflarını karşılayabilmesi mümkün olabilir. Biz de seçilirsek sorunlu müdafilik kapsamında yapılan ücretlerin avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen düzeyi taşınabilmesi için kararlı mücadelemizi devam ettireceğiz” ifadesinde bulundu.
‘Haksız rekabet ile mücadele’
Bu kapsamda CMK ücretlerinin vergiden muaf tutulması gerektiğini de savunan Buluttekin, “Bununla birlikte zorunlu müdafilik kapsamında ödenen ücretlerin saf kamu hizmeti niteliği gereğince ve çok düşük miktarlarda olması gözetildiğinde; Tıpkı belirli düzeydeki kira gelirlerinde ve ücretli çalışanların asgari ücret miktarına kadarki ücretlerinde olduğu gibi vergiden muaf tutulması gerekliliğini ilgili mercilere bir talep olarak sunacağız. Bu talebin kabul edilmemesi halinde ise yargı yoluna başvurmayı planlamaktayız” dedi
Seçilmeleri halinde eş zamanlı olarak birçok çalışmayı başlatmayı planladıklarını belirten Buluttekin, eğitim ve mesleki gelişime özel önem vereceklerini şu sözlerle anlattı: “Bir taraftan avukatın yargıda özellikle de ceza yargılamasındaki rolünü ve idari alanlardaki rolünü arttırmaya yönelik teorik ve pratik çalışmaları başlatırken diğer taraftan Diyarbakır Barosu bünyesinde eğitim alanında hızla akademi modelini hayata geçirmek istiyoruz. Bunlarla birlikte Meslektaşlarımızın ekonomik sorun yaşamasının en büyük nedenlerinden biri olan haksız rekabet ile mücadeleyi de en öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak öngörüyoruz.”
‘Beklentilerin çok yüksek olduğunun farkındayız’
Diyarbakır Barosu’nun geçmiş dönemlerde toplumsal sorunların çözümünde çeşitli çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Buluttekin, “Aslında Diyarbakır Barosu önceki dönemlerde de benzer süreçleri dikkatle izleyerek o süreçlerde yardımcı ve tamamlayıcı rolleri yerine getirmeye çalışmıştı. Bu kapsamda anayasa konferansları düzenlemiş bir Barodur. 2010-2012 yılları arasındaki çalışma döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uzlaşma Komisyonuna kendi çalışmasını sunan ve Anayasa Uzlaşma Komisyonunda dinlenmek üzere çağırılan tek Barodur” dedi.
Diyarbakır Barosu’nun toplumsal sorunların çözümünde her zaman rol üstlendiğine dikkat çeken Buluttekin: “Yeni çözüm sürecini de Diyarbakır Barosu dikkatli takip etmektedir. Bu alanlarda Diyarbakır Barosu’ndan beklentilerin çok yüksek olduğunun farkındayız. Diyarbakır Barosu’nun daha etkili çalışmalar yapması gerektiğine biz de inanıyoruz. Toplumsal barışın sağlanması amacıyla yürütülen her çalışmada Diyarbakır Barosu mutlaka yer almalı” diye belirtti.
‘Barış Hukukunun inşa edilme çalışmaları…’
Baronun çalışmalarında toplumsal barış, adalet ve kamu yararının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Buluttekin, “Diyarbakır barosu her zaman için toplumsal barışa toplumsal adalete ve kamu yararına yönelik faaliyetler yürütmeye çalıştı. Diyarbakır Barosu'nun yönü her zaman için toplumsal barıştır. Barış Hukukunun inşa edilme çalışmalarında Diyarbakır Barosu hafızası ile birikimiyle, misyonu ve vizyonuyla aktif olarak yer alacaktır” ifadelerini kullandı.
Av. Sertaç Buluttekin kimdir?
Av. Sertaç Buluttekin, 27 Kasım 1975 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya geldi. 1998 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Buluttekin, 1999 yılında Diyarbakır Barosu’nda avukatlık mesleğine başladı. Diyarbakır Barosu’nda 2010-2012 yılları arasında Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulunan Buluttekin, 2016-2018 yılları arasında ise Baro Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Buluttekin, 2018 yılında Diyarbakır Barosu Başkanlığı için aday oldu. 2026 yılında gerçekleştirilecek Diyarbakır Barosu 50. Olağan Genel Kurulu ve başkanlık seçimlerinde yeniden başkan adayı olarak yarışacak.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.