Diyarbakır Barosu: Mülteci hakları pazarlık konusu yapılamaz
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi Göç ve İltica Komisyonu, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, mülteci haklarının siyasi tartışmaların konusu haline getirilemeyeceğini belirterek, uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, savaş, şiddet, ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan kişilerin korunmasının devletlerin hukuki sorumluluğu olduğu vurgulanırken, 1951 Cenevre Sözleşmesi ve 1967 Protokolü'nün bu korumanın temelini oluşturduğu ifade edildi.

'Suriye'de güvenli geri dönüş koşulları oluşmadı'
Baro, Suriye'de rejim değişikliğinin ardından güvenli geri dönüş konusunda umut oluştuğunu ancak sonraki süreçte başta Aleviler olmak üzere Dürzi ve Kürt topluluklarına yönelik saldırılar ile insan hakları ihlallerinin yaşandığını belirtti.
Bu nedenle Suriye'de kalıcı barış ve güvenliğin henüz sağlanmadığı ifade edilen açıklamada, geri dönüşlerin ancak uluslararası hukuktaki geri göndermeme ilkesi doğrultusunda, kişinin özgür iradesi ve güvenli koşullar altında gerçekleşebileceği vurgulandı.
'Temel haklara erişim zorlaştırılıyor'
Açıklamada, son dönemde geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştıran uygulamalar ile sosyal güvenlik alanındaki bazı muafiyetlerin kaldırılmasının ciddi hak kayıplarına yol açtığı belirtildi.
Bildirim yükümlülüğünün kapsamının genişletilmesinin serbest dolaşım hakkını kısıtladığı ifade edilen açıklamada, üç ihlal sonrasında kimliklerin kapatılması ve yeniden statü kazanılmasının uzun yargı süreçlerine bağlanmasının hukuk devleti ilkesi açısından kaygı verici olduğu kaydedildi.

Geri Gönderme Merkezleri'ne dikkat çekildi
Baro, sığınmacıların barınma, sağlık, eğitim, çalışma ve adalete erişim alanlarında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Geri Gönderme Merkezleri ile geçici barınma alanlarında yaşanan hak ihlalleri, avukata erişimin engellenmesi, mahremiyet hakkını zedeleyen uygulamalar ve insan onuruna aykırı yaşam koşullarının ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
İran'dan gelebilecek yeni göç dalgası uyarısı
Açıklamada ayrıca İran'da devam eden savaş ve çatışmaların yeni zorunlu göç hareketlerine yol açabileceğine dikkat çekildi.
Uluslararası koruma başvurularının reddedilmesine dayalı uygulamaların Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerle bağdaşmadığı belirtilen açıklamada, savaş ve çatışmalardan kaçan kişilerin korunmasının devletlerin hukuki yükümlülüğü olduğu vurgulandı.

'Mülteci hakları pazarlık konusu yapılamaz'
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi Göç ve İltica Komisyonu, açıklamasının sonunda "Mülteci hakları pazarlık konusu yapılamaz" diyerek, insan onuruna yakışır yaşam koşullarının sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve geri göndermeme ilkesine mutlak biçimde riayet edilmesi çağrısında bulundu.
Komisyon, ayrımcı söylemlere, nefret politikalarına, zorla geri gönderme uygulamalarına ve temel hakları sınırlandıran idari işlemlere karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.