Diyarbakır tarihi Suriçi için acil çağrı
Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası (TMMOB) Amed Şubesi, binlerce yıllık geçmişe sahip tarihi Suriçi’ne ilişkin gözlem ve önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Mezopotamya’nın en eski yerleşim alanlarından biri olan Suriçi’nin, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı vurgulanarak, bu yapıların korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekildi.
Suriçi’nin, betonlaşan kent dokusunun aksine; özgün mimarisi, yerel malzeme kullanımı ve insan ölçeğindeki yapısıyla kentte nefes alınabilen önemli bir alan olduğu ifade edildi.

‘Tahribat artıyor, süreç ağır işliyor’
TMMOB Mimarlar Odası Amed Şubesi Eş Başkanı Şilan Mızrak, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Son dönemlerde, tarihi ve kültürel miras alanı olan Suriçi’nde yapısal sorunlar giderek artmaktadır. Gerekli müdahaleler yapılmamakta, süreçler ise ağır işlemektedir. Bu durum, tarihi dokuda telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açmakta ve sosyal yaşamı da olumsuz etkilemektedir.”

Çözüm için öneri ve talepler açıklandı
Mızrak, kentin özgün kimliğinin korunması amacıyla hazırladıkları gözlem ve çözüm önerilerini de şu şekilde sıraladı:
- Suriçi'ndeki tarihi ve yakın dönem hafızanın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için somut koruma ve belgeleme çalışmaları ivedilikle yapılmalıdır. Hızlı adımlar atılmalı.
- Tarihi şehir merkezinde gerçekleştirilecek tüm planlama ve uygulamalarda KAİP (Koruma amaçlı imar planı) esaslarına uyulmalı ve koruma ilkelerini zedeleyecek müdahalelerden kaçınılmalıdır.
- Tarihi Kent Surları ve burçlarındaki restorasyon çalışmaları bilimsel koruma ilkelerine uygun olarak tamamlanmalı ve yapıların düzenli bakımı yapılmalıdır.
- Kültürel miras değeri taşıyan tescilsiz tarihi yapıların alan çalışmaları yapılmalı ve tescil başvuruları resmi olarak başlatılmalıdır.
- Yıkılmış veya bir bölümü ayakta kalan tarihi yapıların özgün nitelikleri korunarak restorasyonu yapılmalı ve yeniden işlevlendirilmelidir.
- Tarihi dokuya zarar veren kontrolsüz yapılaşmalar engellenmeli; tüm yeni müdahaleler koruma ilkeleri doğrultusunda yapılmalıdır.
- Tarihi yapıların özgün sokak dokusu ve geleneksel yapı cepheleri korunmalı; bu bütünlüğü bozacak müdahalelere izin verilmemelidir.
- Sur ve burçlarda devam eden veya durdurulan restorasyon alanlarında; görüntü kirliliği oluşturan, yaya ve çevre güvenliği sorunu yaratan iskele ve sac perde uygulamalarına yönelik kalıcı çözümler geliştirilmelidir.
- Yayaların kamusal alan kullanımını engelleyen kaldırım işgalleri durdurulmalı; sokak ve kaldırımların güvenli, konforlu ve kesintisiz erişilebilirliği sağlanmalıdır.
- Ticari işletmelerin dükkân önündeki kamusal araç park alanlarını özel mülk gibi kullanmalarının önüne geçilmeli; araç park düzeni adil, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sağlanmalıdır.
- Ana akslardaki araç trafiği minimize edilmeli; yaya öncelikli ulaşım modelleri ve kamusal mekân düzenlemeleri bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirilmelidir.
- Otopark sorununu çözmek amacıyla, sur dışında belirlenecek uygun noktalarda toplu otopark alanları planlanmalı ve erişimi destekleyen ulaşım çözümleri geliştirilmeli.
- Özellikle tur şirketlerine ait araçların giriş-çıkış güzergâhları, yolcu indirme- bindirme noktaları ve park yerleri planlanarak ulaşım düzeni ve yaya güvenliği sağlanmalıdır.
- Cadde ve sokak aydınlatmalarındaki yetersizlikler giderilerek, kamusal alanın mekânsal konforu artırılmalıdır.
- İşletmelere yönelik rutin hijyen denetimi ve çevre temizlik programları yapılarak kamusal sağlık düzeyi artırılmalıdır.
- Mevcut kentsel sorunlara yönelik hızlı, etkili ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek amacıyla; Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi, TMMOB Amed İKK ve kentin ilgili dinamiklerinin katılım sağlayacağı 'SUR' çalıştayı düzenlenmelidir.

Mızrak, açıklamanın sonunda, kentin ortak bir yaşam alanı olduğuna dikkat çekerek, Mimarlar Odası’nın katkı sunmaya hazır olduğu vurgulandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.