Diyarbakır'da bireysel silahlanma alarmı: Neden artıyor?
Türkiye’de bireysel silahlanma hem resmi veriler hem de sahadaki gözlemler açısından tartışma konusu olmaya devam ediyor. Umut Vakfı’nın çalışmalarına göre Türkiye, bireysel silahlanmada 178 ülke arasında 14’üncü sırada yer alıyor.
Vakıf verilerine göre 2011 yılında Türkiye’de yaklaşık 9 milyon silah bulunduğu tahmin edilirken, 2017’de yapılan uluslararası bir değerlendirmede bu sayının 13 milyon 200 bine ulaştığı ve Türkiye’nin dünyada 10’uncu sırada yer aldığı ifade edildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) 2017 yılında paylaştığı verilere göre ruhsatlı silahlanmada son 10 yılda düşüş yaşansa da, kaçak ve bireysel yollarla edinilen silahların artışı dikkat çekiyor. Kaçak silahların tespit edilememesi nedeniyle, bireysel silahlanmanın gerçek boyutunun tam olarak ortaya konulamadığı görülüyor.
Ölümlü olaylar ve ruhsatsız silahlanama
EGM verilerine göre son 10 yılda 25 bin 547 suç ruhsatlı silahlarla işlenirken, 159 bin 123 suçun ruhsatsız ateşli silahlarla işlendiği kaydedildi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre ateşli silahlar, bıçaklar ve diğer aletlerle ilgili 29 bin 307 dosya açıldı. Bu dosyaların 28 bin 927’si erkekler, 380’i ise kadınlar hakkında düzenlendi.

Başsavcılık verilerine göre ise ruhsatsız silah dosya sayısı 2020’de 54 bin 198 iken, 2024’te 137 bin 617’ye yükseldi. Bu dosyalardan 64 bin 660’ı hakkında kamu davası açılırken, 44 bin 42’sinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu da 2025 yılında kasten öldürme vakalarının yüzde 42 arttığını açıklarken, ölümlü olayların büyük bölümünün ruhsatsız silahlardan kaynaklandığını belirtmişti. Diyarbakır’da sık sık meydan gelen silahlı kavgalar bunu açıkça ortaya koyuyor.

Hangi önlemler alınmalı?
Amida Haber’e konuşan Avukat Dilan Kaçar, bireysel silahlanmanın önlenmesi için alınması gereken tedbirlere dikkat çekti. Kaçar, silah ruhsatı alma şartlarının ağırlaştırılması, av bayilerine yönelik denetimlerin artırılması, avcılık belgesi olmayanlara silah satışının engellenmesi ve internet üzerinden yapılan satışların sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Kaçar ayrıca bireysel silahlanmayı özendirici faaliyetlerin yasaklanması (TV dizileri) ve televizyon kanallarında kamu spotları yayınlanarak toplumsal farkındalık oluşturulmasının önemine değindi.
Ruhsatsız silahlarla mücadelede caydırıcı hukuki yaptırımların artırılması gerektiğini belirten Kaçar, kurusıkı silahların da kayıt altına alınarak düzenli denetlenmesi gerektiğini söyledi.

‘Kapıda ödeme ile silah satışı yapılabiliyor’
İnternet üzerinden yapılan silah satışlarının büyük bir risk oluşturduğunu ifade eden Kaçar, “Evrakla uğraşmadan kapıda ödeme ile silah satışı yapılabiliyor. Bu durum hem kayıt dışı ekonomiyi büyütüyor hem de insan hayatını tehdit ediyor” dedi.

‘Sivillerin elinde ordulardan daha fazla silah olduğunu gösteriyor’
Dünya genelinde silahların yüzde 74’ünün sivillerin elinde bulunduğuna dikkat çeken Kaçar, ruhsatsız silahlarla işlenen suçların ruhsatlı silahlara göre yaklaşık üç kat fazla olduğuna işaret etti ve bunların “Sivillerin elinde ordulardan daha fazla silah olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

‘15-18 yaş çocuklarda eğilim yüksek’
Kaçar, çocuk ve gençler arasında da silaha yönelimin arttığını belirterek özellikle 15-18 yaş grubunda bu eğilimin yükseldiğini ifade etti.
Televizyon dizileri ve çeteleşme kültürünün bu artışta etkili olduğunu söyleyen Kaçar, çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bireysel silahlanmanın toplumsal bir sorun haline geldiğini vurgulayan Kaçar, kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması ve ilgili tüm kurumların koordineli şekilde çalışması gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.