Diyarbakır’da ciğer dumanı tarihi kentin üzerine çöktü
Diyarbakır’ın tescilli yemeklerinden ciğer, kentlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistleri de kente çekiyor. Ciğere olan talep artınca açılan ciğerci sayısında da ciddi artış yaşandı. Açılan iş yerlerinin yanı sıra, kayıtsız şekilde çalışan ve belli bölgelere kurulan tezgah sayısında da artış oldu.

Ciğercilerin sayılarının artmasıyla birlikte sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Kentin en lüks semtlerinden biri olan Kayapınar 75 Yol başta olmak üzere, turizmin kalbi Suriçi’ne kadar sıralanan ciğerciler ve yükselen dumanlar kentin üzerine adeta bir gölge gibi düşüyor. İşgal edilen kaldırımlar, sokaklar, yolların ortasına kadar taşırılan masa ve sandalyeler ile dumanlar kente yakışmayan görüntüler oluşturuyor. Kurumlar ise müdahale konusunda yetersiz kalıyor.

Ciğercilerin yüzde 30’u ise kayıtsız
Konuya ilişkin Amida Haber’e değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki ciğerci işletmelerinin önemli bir bölümünün kayıtlı olduğunu ancak ciddi bir kayıtdışılık sorununun da bulunduğunu söyledi. Ebedinoğlu, “Ciğer işletmelerinin yaklaşık yüzde 60’ı Esnaf Odaları Birliği’ne kayıtlı, yüzde 10’u ticaret odasına bağlı, yüzde 30’u ise kayıtsız faaliyet gösteriyor” dedi.
İstihdama katkı sağlıyor
Ciğerin Diyarbakır kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ebedinoğlu, özellikle sabah kahvaltısında tüketilmesinin kente özgü bir alışkanlık olduğunu vurguladı. Bu durumun turistlerin ilgisini çektiğini ifade eden Ebedinoğlu, sektörün istihdama da büyük katkı sunduğunu kaydetti.
Turizm hareketliliğinin artmasıyla birlikte ciğercilere olan ilginin de yükseldiğini dile getiren Ebedinoğlu, “Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında Sur içinde yoğunluk yaşanıyor. Bu hareketlilik kent ekonomisine ciddi katkı sağlıyor” diye konuştu.

Fahiş fiyatlara karşı uyarı!
Ancak artan rekabetin bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdiğini belirten Ebedinoğlu, fiyat istikrarsızlığı, hijyen sorunları ve haksız rekabet konularında şikayetler aldıklarını söyledi. Esnafın belirli standartlar çerçevesinde hizmet vermesi gerektiğini ifade eden Ebedinoğlu, fahiş fiyat uygulamalarına karşı da uyarıda bulundu. Ebedinoğlu, “Evet bölgeden bölgeye fiyat farklılıkları olabilir. Yüzde yüzlük bir fark kabul edilemez. Esnaflarımızın da belli standartta, kaliteli ve fiyat istikrarı ile birlikte gelen misafirlerimizi üzmeden, kırmadan sahipliği yapması lazım. Çünkü bölgemizdeki insanlarımız misafirperverdir. Gelen insanlara kapısını gönlünü açan bir toplum. birbirimizi otokontrol sistemiyle kontrol etmemiz gerekiyor” dedi.

Kayıtdışı işletmelerin ve kaldırım işgallerinin en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Ebedinoğlu, denetim yetkisinin belediyelerde olduğunu vurgulayarak ilgili kurumları göreve çağırdı. “En büyük yararlarımızdan bir tanesi de bu. Vergisini ödeyen, istihdam sağlayan işletmelerle, kaldırımda izinsiz satış yapanları aynı kefeye koyamayız.” diyen Ebedinoğlu, haksız rekabetin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
‘Gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır’
Kayıtlı işletmelerin de kurallara uyması gerektiğini belirten Ebedinoğlu, “Kaldırımı işgal etmek, masa ve sandalye taşırmak kayıtlı esnaf için de kabul edilemez. Kurallara uymayan herkes hakkında gerekli yaptırımlar uygulanmalı” dedi.

‘Kazanımı korumamız gerekiyor’
Diyarbakır’ın güçlü turizm potansiyeline dikkat çeken Ebedinoğlu, kentin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, “Geçmişte güvenlik sıkıntılarından dolayı Diyarbakır es geçildi. Huzur ve güvenin olmadığı yerde ekonomiyi, istihdamı tartışamayız, turizmi konuşamayız. 2 yıldır artık gündemimizde güvenlik sorunu yok.İlgili kurumlarımla, birimlerimiz, Turizm İl Müdürlüğümüz, valiliğimizle birlikte bunların yüzde 90’nını Diyarbakır'da konaklanacak şehir haline getirdik. Bu kazanımı korumamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Belediyelere çağrı!
Belediyelere çağrıda bulunan Ebedinoğlu, kayıtdışı işletmelerin kapatılması, kaldırım işgallerinin önlenmesi ve denetimlerin artırılması gerektiğini belirterek, “Diyarbakır 12 bin yıllık geçmişiyle büyük bir potansiyele sahip. Dünyada en büyük açık hava müzesi olan bir il. Bu fırsatı doğru değerlendirmeliyiz. Turistlere karşı misafirperverliğimizi en iyi şekilde göstermeliyiz. Bir yandan Avrupa'yı buraya davet ediyoruz. Diğer yandan da 50 yıl önceki bir vizyonla biz insanları karşılıyoruz. Caddelerde, ana arterlerde, tarihi sokaklar ciğer dumanları yükseliyor. Bu kabul edilir bir olay değil. Bu kent bunu hak etmiyor. Herkes görevini yapmalı” şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.