Diyarbakır’da çocukların vazgeçilmezi “meybuz” sağlıklı mı?
Diyarbakır’da 40 dereceyi aşan ve hissedilen sıcaklığın 50 dereceye ulaştığı hava koşulları, kentte yaşamı zorlaştırdı. Özellikle son günlerde etkisini artıran sıcaklar nedeniyle vatandaşlar adeta evlere kapanırken, dışarıda nefes almak bile güçleşti.
Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında serinlemek isteyen çocukların ilk tercihi ise “buzlu şeker”, “meyveli buz” ya da “meybuz” olarak bilinen ürünler oluyor. Bakkal ve marketlerde sıkça satılan bu ürünler, üretim koşulları ve içerikleri bilinmediğinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.
Diyarbakır Aile Hekimleri Derneği (DİYAHED) Başkanı Kemal Noyan, Amida Haber’e yaptığı açıklamada, bu tür ürünlerin çocuk sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

Yaz sıcaklarıyla birlikte çocukların serinleme ihtiyacının arttığını belirten Noyan, “Bakkallarda veya marketlerde "buzlu şeker", "meyveli buz" ya da "meybuz" adı altında satılan, nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan rengarenk ürünler, çocuklarımızın sağlığı için serinleticiden çok sinsi birer tehlikedir.Bu tür ürünler, sadece dondurulmuş su ve şekerden ibaret değildir; maliyeti düşürmek için içlerine yoğun miktarda sentetik boya, yapay aroma ve mısır şurubu eklenmektedir. Bu durum çocukların gelişmekte olan bedenlerinde ciddi tahribatlara yol açar” dedi.
Hangi sağlık sorunlarına yol açar?
Noyan, söz konusu ürünlerin yol açabileceği sağlık sorunlarını şöyle sıraladı:
Gastrointestinalenfeksiyonlar ve zehirlenmeler: Merdiven altı üretimlerde kullanılan suların kalitesi ve hijyeni bilinmemektedir. Şebeke suyu veya kirli sulardan dondurularak üretilen bu ürünler; şiddetli ishal, kusma, amipli dizanteri ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olarak acil servislere başvuruları artırmaktadır.
Hiperaktivite ve davranış bozuklukları: Çocukların ilgisini çekmek için kullanılan fosforlu ve canlı renklere sahip sentetik gıda boyaları (özellikle tartrazin gibi maddeler), çocuklarda hiperaktivite, dikkat eksikliği ve dürtüsellik ile doğrudan ilişkilendirilmektedir.
Alerjik reaksiyonlar ve astım atakları: Yapay renklendiriciler ve koruyucu maddeler, hassas bünyeye sahip çocuklarda ciltte döküntü, ürtiker (kurdeşen) ve hatta nefes darlığı ve astım ataklarını tetikleyebilir.
Obezite ve diş çürükleri: Yoğun fruktoz şurubu içeren bu buzlar, kan şekerini hızla yükseltip düşürür. Erken yaşta insülin direncinin başlamasına ve diş minesinin hızla eriyerek şiddetli çürüklere yol açmasına sebep olur.
Faydaları da var mı?
Çocukların dondurma tüketmesine karşı olmadığını vurgulayan Noyan, doğru koşullarda üretilmiş dondurmanın kalsiyum ve protein açısından faydalı olduğunu ifade etti. Ancak ebeveynlerin seçim yaparken dikkatli olması gerektiğini belirten Noyan, şu uyarılarda bulundu:
Su bazlı, bol boyalı ve yapay meyve aromalı ürünler yerine; gerçek pastörize süt, yoğurt ve taze meyvelerden üretilmiş dondurmalar tercih edilmelidir.
Eriyip tekrar donmuş ürünler bakteri yuvasıdır. Ambalajın içinde buz kristalleri oluşmuşsa veya dondurmanın şekli bozulmuşsa, soğuk zincir kırılmış demektir; bu ürünler kesinlikle tüketilmemelidir.
Sokakta veya hijyen koşulları şüpheli olan yerlerde açıkta satılan dondurmalar yerine, güvenilir markalar tercih edilmeli veya en güzeli, evde süt, yoğurt ve püre haline getirilmiş taze meyvelerle kendi dondurmanızı yapmaktır.

Günlük ne kadar tüketilmeli?
Dondurmanın masum bir tatlı gibi görünse de şeker içeriğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Noyan, “Çocuğun yaşına ve hareketliliğine bağlı olmakla birlikte günlük maksimum 1 veya en fazla 2 küçük top (yaklaşık 50-70 gram) olmalıdır.Bunun her gün düzenli bir alışkanlık (rutin) haline getirilmesinden ziyade, haftada 2 veya 3 gün ile sınırlandırılması, çocukların günlük alması gereken maksimum şeker miktarını aşmamak ve obeziteden korunmak için en doğru yaklaşımdır” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.