Diyarbakır’da kırmızı ışıkta hayatı değişti: 8 yıldır adalet bekliyor

Diyarbakır’da kırmızı ışıkta hayatı değişti: 8 yıldır adalet bekliyor
 Muhabir
Diyarbakır’da 2019 yılında meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanarak yüzde 98 oranında bedensel engelli kalan 28 yaşındaki Mesut Erdinç’in ailesinin hukuk mücadelesi 8 yıldır sonuçlanmadı. Aile davanın sonuçlanmasını bekliyor.

Diyarbakır’da 8 yıl önce meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan Mesut Erdinç’in ailesinin hukuk mücadelesi devam ediyor. Kaza, 8 yıl önce Bağlar ilçesi Mardin karayolu üzerindeki Cengizler Caddesi kavşağında meydana geldi. İddiaya göre, kırmızı ışık ihlali yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kimyasal ATIK aracının çarptığı Erdinç, ağır yaralandı.

Yüzde 98 engelli raporu verildi

Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Erdinç, uzun süre yoğun bakımda ve bitkisel hayatta kaldı. Birçok operasyon geçiren Erdinç’e, kazadan kaynaklı olarak yüzde 98 oranında engelli raporu verildi.

Sürücü yargılandı

Erdinç’in ailesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Park Yemek Temizlik İnşaat Nakliye ve Kaynak Su Ticaret Sanayi Limited Şirketi ile sürücü B.G. hakkında şikayetçi oldu. Sürücü B.G., Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Yargılama ve istinaf süreci tamamlanırken, sürücü hakkında verilen cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

8 yıldır dosya sonuçlanmadı

Belediye ve şirket ise davada sorumluluğun kendilerinde olmadığını savundu. Erdinç’in ailesi tarafından maddi ve manevi tazminat davası açılırken, dosya 8 yıldır sonuçlanmadı. Daha önce 2025 yılında usulden bozulan dosya, 2026 yılında istinaf mahkemesinden yeniden döndü.

diyarbakirda-kirmizi-isikta-hayati-degisti3.webp

Raporlar arasındaki çelişki dosyayı yeniden gündeme getirdi

Ailenin avukatı Mehmet Işık, dosyadaki gecikmenin, dosyada bulunan ürodinami testinin İstinaf Mahkemesi tarafından sehven engelli raporu olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığını öne sürdü.

Işık, söz konusu testin Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde yapılamadığı için Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirildiğini ve burada yapılan değerlendirmede ürolojik maluliyetin yüzde 25 olarak belirlendiğini ifade etti.

Bu sonucun daha önce düzenlenen yüzde 98 oranındaki engelli raporuyla çeliştiği gerekçesiyle İstinaf Mahkemesi’nin dosyayı yeniden incelemek üzere ilk derece mahkemesine gönderdiğini belirten Işık, sürecin bu nedenle uzadığını söyledi.

“İstanbul’a muayeneye gitmesi mümkün değil”

Yerel mahkemenin, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verdiğini belirten Işık, müvekkiline 8 Eylül tarihi için randevu verildiğini söyledi.

Işık, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Adli Tıp Kurumu müvekkilimi fiziki olarak muayene etmek üzere 8 Eylül tarihine randevu vermiştir. Oysa ki İstanbul Adli Tıp Kurumu, müvekkilimin muayenesinin Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda yapılmasına karar verebilecekken, bedensel ve mental olarak yüzde 98 oranında engeli olan müvekkilimin İstanbul’a davet edilmesi anlaşılır gibi değildir.

diyarbakirda-kirmizi-isikta-hayati-degisti2.webp

‘Beyninde ciddi sorunlar oluştu’

Müvekkilimin ailesi maddi anlamda İstanbul’a gitme imkanına sahip olmadığı gibi yaşlı anne ve babası müvekkilime refakat edecek fiziki güçte değildir. Müvekkilim kazadan sonra beyninde ciddi sorunlar oluştu. Sorunlardan ötürü küçük bir çocuk gibi tehlike hissettiği zaman bağırıp çağırıyor, onu sakinleştirmek mümkün olamıyor. Dolayısıyla otobüsle, uçak yolculuğuna katlanması mümkün değil.

‘İhtiyaçlarını anne ve babası gideriyor’

Ayrıca istinaf bozmasına sebep olan üroloji raporundan da anlaşılacağı üzere idrarını tutamıyor. Dolayısıyla yolculuk yapması mümkün değil. Tüm bunların yanında tüm özel ihtiyaçlarını müvekkilimin annesi ve babası gideriyor. Böyle bir insanın İstanbul’a muayeneye gitmesi mümkün değil.”

‘Büyükşehir aileyi ziyaret etsin’

Avukat Işık, yaşanan sürece ilişkin olarak Büyükşehir Belediyesi’ne de çağrıda bulundu.
Işık, “Kırmızı ışık ihlali yapan belediye aracının altında kalan bir bedenin 8 yıldır maluliyetini ispatlamaya çalışması vicdanen kabul edilemez. Hiçbir kusuru olmadığı halde telafisi imkansız bir şekilde hayatı alt üst olmuştur” dedi.

Sigorta şirketinin davanın en başından itibaren şirket doktorlarıyla müvekkilini evinde muayene ettiğini belirten Işık, müvekkilinin sağlık durumunun ciddiyetine binaen davayı kabul ederek tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini söyledi.

diyarbakirda-kirmizi-isikta-hayati-degisti4.webp

Işık, belediye ve taşeron şirketin ise mağduriyetin giderilmesi konusunda adım atmadığını savunarak, “Hak ve insan temelli olan belediye ve taşeron şirket, bırakın yaşanan mağduriyetin giderilmesini, aylarca yoğun bakımda kalan müvekkili ziyaret etme gereği bile hissetmemiştir” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca bir trafik kazası olmadığını belirten Işık, “Bu olay sadece bir trafik kazası değil, bir ailenin yaşamını derinden etkileyen bir hadisedir. Yaşanan mağduriyetin dikkate alınarak Büyükşehir Belediyesi’nden bir yetkilinin aileyi ziyaret etmesinin ve geçmiş olsun dileklerini iletmesinin anlamlı olacağını düşünüyoruz” dedi.

Kurumlara çağrı

Işık, ailenin yaşadığı süreci belediye yönetimiyle de paylaştıklarını ifade etti.
Kayyum döneminde ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi açısından mevcut yönetim tarafından konunun değerlendirilmesini beklediklerini belirten Işık, müvekkilinin sağlık durumu nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevkinin aile açısından önemli zorluklar oluşturduğunu söyledi.
Işık, bu durumun yargılama sürecini daha da uzatabileceğini belirterek, ailenin yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.