Diyarbakır’da öldürülen kadının kardeşi konuştu
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesine bağlı Güleçoba köyünde, 12 Kasım 2025 tarihinde Barçin ailesinin içerisinde kadın ve çocukların bulunduğu evine silahlı saldırı düzenlendi.
Saldırıda 22 yaşındaki İsmet Barçin, namaz kıldığı sırada başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirirken, 10 yaşındaki yeğeni J.B. ağır yaralandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 8 kişiden Harun Barçin, “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan; Yusuf, Ejder, Ramazan, Yunus, Sadık, Ersin, Murat ve Mithat Barçin ise “kasten öldürme” suçundan tutuklandı.

İlk duruşmada 2 tahliye
Davanın ilk duruşması 25 Eylül’de Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Saldırıya uğrayan ve tutuklu müşteki sıfatıyla yargılanan Harun Barçin ile saldırıyla ilgili tutuklu bulunan Ramazan Barçin tahliye edildi. Diğer 7 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, dava ileri bir tarihe ertelendi. Kamuoyuna “kız isteme meselesi” olarak yansıyan olayın, kuzenler arasında bir gün önce çıkan ve 5 kişinin gözaltına alınmasına neden olan kavgadan sonra büyüdüğü belirtildi.

‘Ailemi ve beni hedef aldılar’
Adli kontrol şartıyla tahliye edilen Harun Barçin, olay anını Amida Haber’e şöyle anlattı: “Saldırıyı gerçekleştiren 8 kişiyi net bir şekilde gördüm. Benim elimde hiçbir şekilde silah yoktu. Bu 8 kişi de benim üzerime ifade verdi. Hiçbir suçum yokken boşu boşuna cezaevinde yattım. İlk önce beni ablamı öldürmekle suçladılar. ‘Kendi ablasını (İsmet Barçin) öldürmüş, kendi evine sıkmış, kendi evini taramış’ dediler. Halbuki olay günü hiçbir şekilde silah kullanmadım.”
Olay sırasında evin açık bir alanda bulunduğunu belirten Barçin, saldırganların önce ailesini, ardından kendisini hedef aldığını öne sürdü. Barçin, saldırının ardından babası ve ağabeylerini arayarak yardım istediğini belirterek, “Eve girdiğimde kardeşim ve yeğenim vurulmuştu. Önümüzü kesmişlerdir diye aracımla köyden çıkamadım. Çünkü önce beni ardında bütün ailemi yok etmek için gelmişlerdi. Köydekiler de korkularından evlerinden çıkmadılar. Yapılan incelemelerde ve kriminal raporlarda benim suçsuz olduğum görülüyor” dedi.
‘Ablamın taziyesine bile katılamadım’
11 ay boyunca cezaevinde kaldığını söyleyen Barçin, yaşadığı sürecin psikolojik olarak kendisini etkilediğini belirtti. Barçin, “Ablamın taziyesine bile katılamadım. Atılan iftiralar nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadım, ilaç kullanmak zorunda kaldım. M.B’nin emri veren kişi olmasına rağmen dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Savcılık tutuklama kararı istedi ancak hakim reddetti. M.B’nin de tutuklanmasını ve adaletin sağlanmasını istiyorum.”

‘Olay kız isteme meselesi değil’
Barçin ailesinin avukatı Zeynep Sena Ayrancı, olayın ardından ailenin ileri gelenlerinin yeni ölümlerin yaşanmaması ve taraflar arasında barış sağlanması amacıyla araya girdiğini söyledi. Ayrancı, bu toplantı sonucunda M.B’nin ailesinin İstanbul’a taşınmasına karar verildiğini söyledi. Ancak ailenin daha sonra köye geri döndüğünü belirten Ayrancı, “M.B’nin ailesi Cumhuriyet Köyü’nde yaşamaya devam ediyor. İki köy arasında yaklaşık 4 kilometrelik bir mesafe var. M.B’nin bu olayı azmettiren kişi olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla onun şu anda müvekkilimin ailesine bu kadar yakın bir yerde oturuyor olması müvekkilim açısından tehlike arz ediyor” dedi.
Durumu mahkemeye sunduklarını belirten Ayrancı, M.B’nin tutuklanmasını talep ettiklerini ancak bu talebin mahkeme tarafından kabul edilmediğini ifade etti.
‘Harun’un silah kullanmadığı çok açık’
Harun Barçin’in “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanmaya devam ettiğini belirten Ayrancı, müvekkilinin silah kullanmadığını savundu. Ayrancı, “8 kişiye benim müvekkilim de karşılık vermiş gibi bir algı var. Ancak müvekkilimin silah kullanmadığı çok açık. Ayrıca silah kullanmış olsa dahi bir tarafta 8 kişi, ellerinde uzun namlulu silahlar ve pompalı tüfekler var. Diğer tarafta ise içerisinde 11 kadın ve çocuğun bulunduğu bir ev ve orada silah kullanan bir erkek var. Ki dediğim gibi silah kullandığını kabul etmiyoruz. Böyle dahi olsa bu durum meşru savunma kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla müvekkilim bu dosyadan beraat etmelidir” diye konuştu.
‘Evde kurşun izleri duruyor’
Saldırının üzerinden 11 ay geçmesine rağmen ailenin yaşadığı evde olayın izlerinin halen görüldüğünü belirten Ayrancı, “Evdeki pencere ve duvarlardaki kurşun izleri hala duruyor. Aile delillerin karartılmaması ve davada ileride yaşanabilecek olası sorunlara karşı delillere dokunmuyor” dedi.
Saldırı sırasında evde 11 kadın ve çocuğun bulunduğunu aktaran Ayrancı, olayın aile üzerinde ağır bir psikolojik travmaya neden olduğunu ifade etti. Ayrancı, şunları söyledi: “Çocuklarla sohbet ettiğimde ruh hallerinin çok iyi olmadığını gördüm. Yaralanan J.B.’nin annesi, zaman zaman J’yi tetikleyen durumlar olduğunu ve psikolojisinin kötü etkilendiğini söyledi. Bunun dışında İsmet’in 16-17 yaşlarında bir kardeşi var. Bu olaydan sonra epilepsi hastası oldu ve belirli aralıklarla nöbet geçirmeye başladı. En yakın zamanda onların eski ruh hallerine dönmelerini temenni ediyorum.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.