Diyarbakır’daki saldırıyla bağlantılı IŞİD’li Türkiye’ye getirildi
Kaynak:Sendika.org
Kırmızı bültenle aranan 10 IŞİD mensubu, Geçici Suriye Hükümeti makamlarından teslim alınarak Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye getirilen isimler arasında, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının firari sanığı Ömer Deniz Dündar’ın da bulunduğu belirtildi.
“Ammar” kod adını kullandığı belirtilen Dündar’ın, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandığı öğrenildi. Dündar’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği için ifadesinin alındığı kaydedildi.
Diyarbakır, Suruç ve Ankara saldırılarıyla bağlantı iddiası
İddianamede, Ömer Deniz Dündar’ın IŞİD’den düzenli maaş aldığı, örgüte katılmak için Suriye’ye geçtiği ve canlı bomba olmak amacıyla hazırlık yaptığı belirtildi. Ancak dosyada, Dündar’ın 10 Ekim Ankara Katliamı’na doğrudan katıldığına ilişkin tespit bulunmadığı ifade edildi.
İddianamede ayrıca Dündar’ın, katliamın planlayıcılarından olduğu belirtilen Yunus Durmaz’ın emrinde çalıştığı kaydedildi. Durmaz, Gaziantep’te düzenlenen operasyon sırasında üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirerek yaşamını yitirmişti.
Sahte kimlik kullandığı belirtilen Dündar’ın ikiz kardeşi Mahmut Gazi Dündar ile eşi Merve Dündar’ın da IŞİD’e katıldığı bilgisi dosyada yer aldı.

“Türkiye emiri olduğu öne sürüldü”
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu üyesi Eylem Sarıoğlu, Dündar’ın örgüt içerisindeki konumuna dikkat çekerek, “5 Haziran 2015 Diyarbakır katliamını yapan Orhan Gönder, 20 Temmuz 2015 Suruç katliamını yapan Abdurrahman Alagöz ve 10 Ekim 2015 Ankara katliamını yapan Yunus Emre Alagöz de Dündar’la aynı gruptan, Adıyaman Dokumacılar grubu. Ömer Deniz Dündar, bu kişilerin örgüte katılması, Suriye’ye geçmeleri ve canlı bomba eylemlerine katılmaları konusunda etkin bir pozisyonda” dedi.
Sarıoğlu, dava sanıklarından Kasım Güler’in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede, Dündar’ın örgütün “Türkiye emiri” olduğunu söylediğini de aktardı.
“İnsanlığa karşı suçlardan yargılansın”
Eylem Sarıoğlu, Dündar’ın yalnızca örgüt üyeliğiyle değil, katliam ve insanlığa karşı suçlardan da yargılanması gerektiğini belirterek, “Bizim açımızdan katliamla bağlantısı çok nettir. Sadece örgüt üyeliğinden değil, katliamdan ve insanlığa karşı işlenmiş suçlardan yargılanması için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
10 Ekim Ankara Katliamı davasının bir sonraki duruşmasının 30 Haziran’da görüleceği öğrenildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.