Diyarbakır’ın bu kahvesinde yaşa değil, oyuna hürmet edilir

Diyarbakır’ın bu kahvesinde yaşa değil, oyuna hürmet edilir
 Muhabir
Diyarbakır’da 1992 yılında açılan Esnaf Çayevi satranç kahvehanesi, müşterilerin ‘Bir satranç getirebilir misin’ demesiyle başlayan kıvılcım 33 yılda birçok şampiyonluğa ev sahipliği yaptı.

AMİDA HABER - Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi, Koşuyolu Parkı’nın ilerisinde, sağ tarafta küçük bir kahvehane bulunuyor. Ancak burada okey ya da tavla yerine satranç oynanıyor. Diyarbakır’a ilk geldiğimde bu kadar fazla kahvehane olması beni çok şaşırtmıştı. Üstelik hepsi de sürekli doluydu.

Bu kadar kahvehane arasında bir de satranç kahvesi olması benim için ayrıca şaşırtıcıydı. Uzun süredir gitmeyi planladığım bu kahvehaneye sonunda gidebildim. Merdivenlerden aşağı inerken küçük bir mekân görüyorum. İçeride 4-5 masa var ve etraflarında oturan 20’den fazla kişi büyük bir dikkatle oyunu izliyor. 10 kişi oyun oynarken, diğerleri tek kelime etmeden her bir satranç hamlesini takip ediyor.

2025-03-25-12-33-03-001.png

Diğer kahvehanelerdeki gürültü ve hareketliliğin aksine burada derin bir sessizlik hâkim. Herkes sadece oyuna odaklanmış durumda.

2025-03-25-12-31-07.png

İçeride sigara içmek yasak!

Sohbet arasında satrancın Kürt kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ve geçmişte çok yaygın oynandığını öğreniyorum. Günümüzde bu geleneğin biraz zayıfladığı söylense de hâlâ yaşatılıyor olması sevindirici. Bir diğer önemli detay ise içeride sigara içilmemesi. Sigara içmek isteyenler dışarı çıkıyor, kimseyi dumanlarıyla rahatsız etmiyor.

yunus-baytok.png

Kahvehane sahibi Kovid’den yaşamını yitirdi

Bu kahvehane, 1992 yılında müşterilerin işletme sahibi Mehmet Ali Baytok’a “Bir satranç takımı getirebilir misin?” demesiyle bugüne kadar geliyor. Baytok, burayı 2020’deki pandemi sürecine kadar işletmiş. Ancak o yıl Kovid-19’a yakalanarak hayatını kaybetmiş. 65 yaşında hayata veda eden Mehmet Ali Baytok’un ardından kahvehaneyi oğlu Yunus Baytok devralmış.

2025-03-25-12-30-14.png

‘Ben dünyada yokken burası vardı’

Yunus, çocukluğunda oyun oynamak için geldiği bu mekânı dört yıldır işletiyor. Babası hayatta olmasa da müşterilerin çoğu, onu dostu, oyun arkadaşı. Yunus, bir yandan çay servisi yaparken küçük bir boşluk bulduğunda oyuna dahil olmaktan da geri durmuyor “Ben dünyada yokken burası vardı” diyor ve kahvehanenin 33 yıldır hiç değişmediğini vurguluyor.

‘33 yıldır insanlar sıkılmadan buraya geliyor’

Öğretmenlerden memurlara, profesörlerden doktorlara, öğrencilerden mahalle esnafına kadar her kesimden insan burada satrançta buluşuyor. Yunus, “İnsanlar uzun süre aynı şeyi yaptıklarında sıkılırlar. Ama burada böyle bir şey yok. 33 yıldır insanlar sıkılmadan buraya geliyor” diyor. Buraya gelenlerin kendilerini geliştirerek Diyarbakır, Türkiye ve yurt dışındaki turnuvalarda birincilik ve dereceler elde etmesi ise ona ayrı bir mutluluk veriyor.

cemil-cicek.png

‘Buraya gelip 2-3 saat oynayıp deşarj oluyoruz’

Buranın en eski müdavimlerinden biri, emekli din öğretmeni Cemil Çiçek. Kendisi, ‘Emektarlar Grubu’dan birçok turnuvada dereceler kazanmış biri. Çiçek’in satranca ilgisi 17 yaşında, medreselerde başlar ve kendisini buralarda geliştirir. O yıllarından bu yana satranca ilgisi olduğunu belirten Çiçek, “2018’de Antalya’daki Emektarlar Grubu turnuvasına katıldım. Slovenya’da 170 kişi arasında 30’uncu oldum. Geçen yıl ise Emektarlar Şampiyonası’nda birinci oldum” diyor.

Ancak Çiçek’in bir prensibi var: Acemilerle oynamıyor. Satranç onun için bir tür deşarj yöntemi. Günlük olarak kahvehanede 1-2 saat geçirdiğini söylese de arkadaşları “Hayır, en az 4-5 saat burada” diye itiraz ediyor. Çiçek ise gülümseyerek “Yok, o kadar değil” diyor. Bu, zamanın oyun içinde nasıl geçtiğinin farkına varılmadığını gösteriyor.

‘2-3 saat oynayıp deşarj oluyoruz’

“İnsan için konsantrasyon çok önemli” diyen Çiçek, satrancı bir terapi olarak görüyor: “İnsan şarkı söylediğinde ya da satranç oynadığında içindeki sıkıntıları atar. Buraya gelip 2-3 saat oynayıp deşarj oluyoruz. Evde kitap okuyorum, Osmanlıca çeviriler yapıyorum; burada ise satranç oynuyorum.”

yilmaz-14.jpg

‘Hayatın akışı içinde yaşam tarzım oldu’

İki yıl önce Diyarbakır il birincisi olan 29 yaşındaki Mahsum Karataş, 15 yıldır bu kahvehaneye gelenlerden. Lise yıllarında burayla tanışan Karataş, “Buradaki nimetlerden faydalandım, satranç kabiliyetimi geliştirdim” diyor. Burada yeteneklerini geliştiren Karataş, bunu meslek hâline de getirmiş. Şu an satranç antrenörlüğü yapıyor ve şunları söylüyor: “Satranç benim hobimdi. Hayatın akışı içinde yaşam tarzım oldu, sonra da mesleğim.”

Karataş’a göre bu kahvehanede yaşın bir önemi yok, önemli olan oyun gücü. “90 yaşında olsan bile satrancı kötü oynuyorsan, burada satranç nazarında hürmet görmüyorsun” diyor. Ona göre satrançta saygıyı oyun seviyesi getiriyor. Ancak bunun bir oyun olduğunu, kazanmanın da kaybetmenin de mümkün olduğunu ve önemli olanın hoş vakit geçirmek olduğunu vurguluyor.

ahmet-kutay.png

‘Beni içine çeken bir hastalık gibi’

Dicle Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi Ahmet Kutay ise diğerlerinden farklı bir bakış açısına sahip. O, satrancı bir savaş olarak görüyor. Onun için önemli olan tek şey kazanmak. Batman’da lise yıllarında satrançla tanışan Kutay, kahvehanenin en genç isimlerinden. Geçen yıl il birincisi olup Türkiye Şampiyonası için Denizli’deki turnuvaya katılmış. 11 turda 7 oyun kazanmasına rağmen “Kişisel olarak iyi bir performans sergilediğimi düşünmüyorum” diyerek her zaman daha iyisini hedeflediğini söylüyor.

Satranç akşamları online devam ediyorlar

Kahvehanede geçirdiği vakitle kendini geliştiren Kutay, satranç için “Beni içine çeken bir hastalık gibi” diyor. Oyun burada bitmiyor; müdavimlerin WhatsApp grupları var ve akşamları online satranç maçlarıyla devam ediyorlar. “Bu sizi yormuyor mu?” diye sorduğumuzda Kutay, “Hayır, aksine büyük keyif alıyorum. En sevdiğim aktivite satranç oynamak” diye yanıtlıyor.

‘Bilgimizi ortaya koyup savaşıyoruz ‘

Kutay da Mahsum Karataş gibi satrançta yaşın önemli olmadığını savunuyor. Ancak bir farkla: Kutay’a göre satranç bir oyun değil, savaş. “Oturduğumuzda ikimiz de birer satranç oyuncusu oluyoruz, yaşın hiçbir önemi kalmıyor. Satranç bilgimizi ortaya koyup savaşıyoruz. Benim amacım her zaman bu savaşı kazanmak” diyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum