IBAN dolandırıcılığı: Cep harçlığı için altüst olan yaşamlar

IBAN dolandırıcılığı: Cep harçlığı için altüst olan yaşamlar
 Muhabir
“Cep harçlığı” için banka hesaplarını dolandırıcılara kiralayan gençlerin haklarında açılan onlarca dosya nedeniyle yaşamları altüst oluyor, yıllarca hapis cezası ile karşı karşıya kalıyor.

Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı Adalet İstatistiklerine göre, Cumhuriyet başsavcılıklarında yaklaşık 6 milyon 250 bin yeni dosya açıldı. Bu dosyalar arasında en dikkat çeken artış dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında yaşandı.

2024 yılında yaklaşık 1 milyon 93 bin olan dolandırıcılık dosyası sayısı, 2025’te 1,3 milyon bandına ulaştı. Son 10 yılda ise dolandırıcılık suçlarında yaklaşık yüzde 190’lık bir artış yaşandığı belirtiliyor.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemleri de dijital ortama taşındı. Bireysel dolandırıcılığın yerini büyük ölçüde sanal dolandırıcılık alırken, ekonomik sıkıntıların derinleştiği bu dönemde gençler bu suç ağlarının en zayıf halkası haline geldi.

mahkeme.webp

“Cep harçlığı” için IBAN veriyorlar

Özellikle geçim sıkıntısı yaşayan gençlerin, banka hesaplarını (IBAN) 10 bin lira gibi düşük miktarlar karşılığında kiralaması ya da başkalarına kullandırması, hayatlarını geri dönülmez şekilde etkiliyor. Bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması sonucu gençler, onlarca dava dosyasıyla karşı karşıya kalıyor. Hem açılan davalar hem de milyonları bulan maddi sorumluluklar, gençlerin yaşamını altüst ediyor. Bu borçları ödeyemeyenler ise 40-50 yıla varan hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor.

Genç nüfusun yoğun olduğu Diyarbakır’da da benzer durumda yüzlerce genç bulunuyor. Küçük bir “cep harçlığı” için verilen IBAN’lar, ağır bedeller doğuruyor.

Amida Haber’e konuşan Avukat Ahmet Olam, sanal dolandırıcılığın ulaştığı boyutları ve Diyarbakır’daki durumu değerlendirdi.

Olam, internet ve dijital platformların gelişmesiyle birlikte suç çeşitliliğinin arttığını belirterek, “Bankacılık sistemlerinin gelişmesiyle yeni suç türleri ortaya çıktı. Devlet de bu suçlarla mücadele için bilişim suçları birimlerini oluşturdu. Bu birimler TÜBİTAK, BTK ve GSM şirketleriyle koordineli çalışıyor” dedi.

Sanal dolandırıcılığın en tehlikeli yönlerinden birinin asıl faillerin çoğu zaman tespit edilememesi olduğunu vurgulayan Olam, “İki yıl içinde bine yakın dosya gördüm. Büyük çoğunluğunda asıl fail yakalanamıyor. Ancak IBAN’ını veren kişiler çok sayıda dosyada şüpheli olarak yer alıyor” diye konuştu.

ahmet-olam-jpg.webp

‘Bir IBAN, onlarca dosya demek’

Dolandırıcılık suçlarının farklı şehirlerde işlenebildiğine dikkat çeken Olam, aynı IBAN’ın birçok olayda kullanıldığını belirtti. “Bir kişi IBAN’ını verdiğinde, bu hesapla Türkiye’nin farklı şehirlerinde dolandırıcılık yapılabiliyor. Bu da aynı kişi hakkında onlarca ayrı dosya açılmasına neden oluyor” dedi.

Olam’a göre, IBAN’ını kiraya veren kişilerin büyük çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Ortalama yaşın 23-24 olduğunu belirten Olam, ekonomik sıkıntıların bu tabloyu doğrudan etkilediğini söyledi.

Yargıtay’dan dikkat çeken yaklaşım

Yargıtay’ın bazı durumlarda “dolandırıcılık kastı” bulunmayan gençler için ceza verilmemesi yönünde karar verdiğini aktaran Olam, “Öğrenci olup sadece harçlık amacıyla bu yola başvuranlar için beraat ya da cezasızlık gündeme gelebiliyor. Ancak bu her dosya için geçerli değil” dedi.

Dolandırıcılık yöntemleri çeşitleniyor

Olam, “Sanal dolandırıcılıkta en yaygın yöntemlerin başında Forex dolandırıcılığı ve yasa dışı bahis sistemleri geliyor. Sosyal medya üzerinden sahte ilanlar, VPN ve gizli IP kullanımı, açık hatlar ve sahte siteler aracılığıyla vatandaşlar tuzağa düşürülüyor. Bunun yanı sıra sahte e-ticaret siteleri, mail order yöntemleri ve kart bilgisi ele geçirme gibi farklı yöntemler de kullanılıyor” diye ifade etti.

Olam, bu suçların çoğunlukla zincirleme suç kapsamında değerlendirilmediğini belirterek, “Her mağdur için ayrı dosya açılıyor. 50 kişiyi dolandırdıysanız 50 ayrı dava ile karşılaşırsınız” dedi.

ahmet-olam-2-jpg.webp

Maliyet milyonları bulabiliyor

IBAN’ını 10 bin liraya kiralayan bir kişinin karşılaşabileceği maddi yükün milyonları bulabildiğini vurgulayan Olam, “Sadece avukatlık ücretleri bile milyonlara ulaşabiliyor. Buna bir de mağdurların zararını karşılama yükümlülüğü eklenince tablo çok ağırlaşıyor” diye konuştu.

Ceza 10 yıla kadar çıkabiliyor

Olam, Türk Ceza Kanunu’na göre basit dolandırıcılık suçlarında 1 ila 5 yıl arasında hapis cezası öngörülürken, bilişim sistemleri ve bankaların araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık suçlarında bu ceza 3 yıldan 10 yıla kadar çıkabildiğini söyledi.

‘Gençler hesaplarını kimseye vermesin’

Vatandaşlara ve özellikle gençlere uyarılarda bulunan Olam, şunları söyledi: “Ne kadar ihtiyaç olursa olsun, banka hesapları kimseye verilmemeli. Hiçbir arkadaş sizden birden fazla IBAN istemez. 10 bin lira için verilen bir hesap, bir ömre mal olabilir. Güvenilmeyen sitelerden alışveriş yapılmamalı ve şüpheli durumlarda hemen bankalar bilgilendirilmelidir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.