Lale Mansur Diyarbakır’da isyan etti
Diyarbakır’ın önemli tarihi simgelerinden biri olan Dört Ayaklı Minare, son günlerde farklı bir tartışmayla gündeme geliyor. Kenti ziyaret eden bazı turistler arasında, minarenin etrafında yedi kez dönülmesi halinde dileklerin gerçekleşeceğine yönelik bir inanışın yayıldığı öne sürülüyor.
Sinema ve dizi oyuncusu Lale Mansur, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan tarihi Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı açıklamada, son dönemde turistler arasında yaygınlaştığı belirtilen bir inanışa tepki gösterdi, belediyeye çağrıda bulundu. pic.twitter.com/phjxoIPCki
— Amida Haber (@AmidaHaber) June 10, 2026
Kenti ziyaret eden sinema ve dizi oyuncusu Lale Mansur da, Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada yaşamını yitirdiği Dört Ayaklı Minare önüne giderek söz konusu uygulamaya tepki gösterdi.

“Böyle bir hurafeyi kim çıkardı?” diye soran Mansur, şunları söyledi:
“Burada çok sevdiğimiz Tahir Elçi katledildi. Kente gelen turistler arasında yeni bir hurafe çıkarılmış. ‘Minarenin altında yedi kez dönenlerin dilekleri gerçekleşiyormuş.’ Böyle bir şeyi kim uydurdu? Bu saygısızlık nedir?”

Belediyeye çağrı
Mansur, bölgenin tarihi ve toplumsal hafızadaki önemine dikkat çekerek, yerel yönetimlere de çağrıda bulundu. Olay yerinde bilgilendirici bir levha bulunması gerektiğini belirten oyuncu, ziyaretçilerin alanın taşıdığı anlam konusunda bilinçlendirilmesini istedi.
“Belediye buraya bir levha koyamaz mı? İnsanlar burada Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiğini bilmeli. Bir anma köşesi yapılabilir, çiçek bırakılabilir” ifadelerini kullandı.

Dört Ayaklı Minare’nin tarihi
Sur ilçesinde bulunan Dört Ayaklı Minare, 1500 yılında Akkoyunlu Sultanı Kasım Bey tarafından yaptırıldı. Anadolu’daki tek dört ayaklı minare örneği olarak bilinen yapı, Şeyh Mutahhar Camii’nin yanında yer alıyor. Minarenin dört sütununun İslam’ın dört mezhebini simgelediği kabul ediliyor.

Tahir Elçi olayı
Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın açıklamasının ardından çıkan silahlı çatışma sırasında vurularak yaşamını yitirmişti. Olay, Türkiye’nin yakın dönemindeki önemli hukuk ve insan hakları gündemlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.