Mezun yığılması: Diyarbakır’dan eczacılık fakülteleri için çağrı
2026 yılı için Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde bazı bölüm ve programların kontenjanlarını azaltma kararı aldı. İlgili bakanlıkların personel ihtiyacı ve mezun-istihdam dengesi gözetilerek yapılan düzenleme kapsamında, 2026 YKS tercih döneminde lisans ve önlisans programlarında toplam 46 bin 921 kişilik kontenjan azaltımına gidildi.
Türkiye’de yükseköğretimde artan üniversite ve bölüm sayısı, her yıl daha fazla mezun verilmesine neden olurken, bu durum mezun yığılmasını da beraberinde getiriyor. 2024 faaliyet raporuna göre yükseköğretim mezunu sayısı yaklaşık 15,8 milyona ulaşırken, 2025-2026 döneminde ise ülkede yaklaşık 6,7 milyon üniversite öğrencisi bulunuyor. Resmi verilere göre aktif olarak iş arayan yaklaşık 1 milyon yükseköğretim mezunu işsiz durumda.
Kontenjanı düşürülen bölümlerden biri de eczacılık fakülteleri oldu. Türkiye genelinde 4 bin 512 olan eczacılık kontenjanı 3 bin 416’ya indirildi. Bu adımla mezun sayısının azaltılması ve sektör ihtiyacıyla dengelenmesi hedefleniyor.

‘Eczacının 1 numaralı sorunu istihdam’
Amida Haber’e konuşan Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ahmet Turgay Yaşar, kentte binin üzerinde eczacının odaya kayıtlı olduğunu belirterek, “Diyarbakır ve ilçelerinde 550 serbest eczane bulunuyor. Ayrıca 150-160 civarında ikinci eczacı ve kamuda görev yapan 130’un üzerinde meslektaşımız var. Ancak eczacının en büyük sorunu istihdamdır” dedi.
Türkiye’de eczacılık fakültesi sayısının 2001’de 8 iken bugün 62’ye çıktığını hatırlatan Yaşar, “Her yıl binlerce mezun veriliyor. Ancak mevcut sistem bu yükü kaldıramıyor. Bugün yaklaşık 55 bin eczacının dörtte birinin iş bulamadığı bir ortamdayız. Türkiye'de her yıl 2 milyon 500 bine yakın insanın üniversite sınavına girdiğini hesaplıyoruz. Kontrolsüz ve plansız bir şekilde bir alım var” diye konuştu.

Eczacılık ve akredite
Eczacılık alanında plansız büyümenin ciddi sorunlara yol açtığını belirten Yaşar, çözüm olarak fakülte sayısının kontrol altına alınmasını ve eğitim kalitesinin artıracağını belirtti. Türkiye’deki 62 eczacılık fakültesinden yalnızca 17’sinin akredite olduğuna dikkat çeken Yaşar, “Akreditasyon; eğitim kalitesi, laboratuvar altyapısı ve akademik yeterlilik açısından büyük önem taşıyor. Niteliksiz eğitim sağlık hizmetini de olumsuz etkiliyor” dedi.

Eczane açmada nüfus sınırlaması
2013 yılında getirilen düzenlemeyle eczane açmanın nüfus kriterine bağlandığını ifade eden Yaşar, “3 bin 500 kişiye bir eczane olacak şekilde planlama yapıldı. Türkiye’de kotaların yüzde 99,97’si dolmuş durumda. Yeni mezunların büyük bölümü eczane açamıyor” dedi.
Her yıl yaklaşık 4 bin 500 eczacının mezun olduğunu ancak kamuda istihdamın 500 kişiyle sınırlı kaldığını belirten Yaşar, “Geriye kalan binlerce mezun ne eczane açabiliyor ne de kamuda iş bulabiliyor” ifadelerini kullandı.

1 yıllık staj
Stajyer alımın da kısıtlı olduğunu söyleyen Yaşar, “Diyarbakır genelinde 550 tane eczanemiz olmasına rağmen sadece geçen sene 14 bu senede 29 tane yardımcı eczacı kriterlerine haiz. Bu çocukları istihdam edecek eczanelerimiz mevcuttur. Eczacı çalışma prensibini uygun görerek bunları eczanelerinde istihdam ediyorlar. Ama bir yıl sonra bunlar eczanelerden ayrılıp yerine yeni mezunlar geliyor” dedi.

Sanayide tek merkez İstanbul’da
İlaç sanayinin büyük ölçüde İstanbul’da yoğunlaştığını vurgulayan Yaşar, bu durumun eczacılar için önemli bir dezavantaj olduğunu söyledi. Yaşar, “Başlangıç maaşları 50-60 bin lira olsa da yüksek kira ve yaşam maliyetleri nedeniyle bu şehirde tutunmak zor. Sanayi bir eczacı işe aldığı zaman minimum 5-10 yıl ondan faydalanmak istiyor. Ayrıca bu durum gençler üzerinde büyük psikolojik sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu nedenle eczacılar sanayide uzun süre kalamıyor” dedi.

‘İlaç sanayisi ihtiyaca göre dağıtılmalı’
İlaç sanayinin sadece İstanbul'da değil eczacı politikası olan tüm illere dağıtılması gerektiği vurgulayan Yaşar, şunları aktardı: “Eczacıların iş bulabilme imkanının olduğunu söylüyoruz. Sanayi nitelikli eczacıları alabilmesi için eczacılık fakültesinden mezun olan nitelikli insanlara ihtiyacı var. Bu anlamda eczacılık krizdedir. Bizim tek isteğimiz kontrolsüz bir şekilde eczacılık fakültesinin açılmasını önlenmesini, akredite olmayan eczacı fakültelerinin tamamının kapatılması. Uygun nitelikte laboratuvarı olmayan üniversiteler var. Bu da sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.”
Dicle Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu için öğrencilere çağrı
‘İstihdam sağlanmalı’
Devlet üniversitelerinde kontenjanların azaltılmasına rağmen vakıf üniversitelerinde benzer bir düşüş yaşanmadığını ifade eden Yaşar, “Kontenjanlar eşit şekilde düşürülmeli. Amaç daha az sayıda, daha nitelikli eczacı yetiştirmek olmalı” diye konuştu. Yaşar, “Zor bir eğitim sürecinden geçen ve ilk 50 bine girerek bu bölümü kazanan gençlere ‘iş yok’ demek büyük haksızlık. Bu gençler büyük zorluklardan geçerek 5 yıl okuyor ve mezun oluyor. İhtiyaç kadar mezun verilmeli, ardından istihdam sağlanmalı. Yapıla kontenjan düşüklü çok iyi oldu, ancak yetersiz. Bunun sonuçlarını ancak 5 yıl sonra göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.