Protokol hayata geçiyor: Diyarbakır’da toplu taşımada yeni dönem

Protokol hayata geçiyor: Diyarbakır’da toplu taşımada yeni dönem

Kaynak:DBB BASIN

Belediye otobüsleri, özel halk otobüsleri ve dolmuşları bütüncül bir sistemde buluşturarak seyahat sürelerini kısaltmayı ve hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Dicle Üniversitesi protokolü hayata geçiriliyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Dicle Üniversitesi arasında imzalanan toplu taşıma ağı optimizasyonu protokolüne yönelik çalışmalarda sona gelindi. Geçen yıl imzalanan “Diyarbakır Kent Merkezi Toplu Taşıma Ağı Optimizasyonu” iş birliği protokolü kapsamında nihai rapor ve değerlendirmeler hazırlanıyor.

Dr. Beyhan İpekyüz, bilimsel veriler ışığında belediye otobüsleri, özel halk otobüsleri ve dolmuşları bütüncül bir sistemde buluşturarak seyahat sürelerini kısaltmayı, erişilebilirliği ve hizmet kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.

2026/06/12/ulasim.webp

Yolculuk süresi kısalacak, kapasite artacak

Üniversitede bu konuda akademik faaliyetler sürerken, toplu taşıma sistemi analiz edilerek hat ve durak optimizasyonu, yolculuk süresinin kısaltılması, taşıma kapasitesinin artırılması ve kullanıcı memnuniyeti hedefleniyor.

Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ilçeleri ile Oğlaklı yerleşkesini kapsayacak çalışma kapsamında saha çalışmaları, yolcu sayımları, seyahat süresi ölçümleri, veri analizleri ve modelleme faaliyetleri yürütülerek toplu taşıma ağının mevcut durumu bilimsel yöntemlerle değerlendiriliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda alternatif senaryolar geliştirilerek kentin ulaşım yükünü azaltacak ve toplu taşıma hizmetlerini daha kapsayıcı hâle getirecek yeni bir ağ planı hazırlanacak. Nihai raporun proje süresinin sonunda Büyükşehir Belediyesine sunulması planlanıyor.

İki kurum birlikte çözüm üretiyor

Protokolün amaç ve kapsamını değerlendiren ve aynı zamanda üniversite adına projeyi yürüten Dicle Üniversitesi Ulaşım Anabilim Dalı Başkanı Dr. Beyhan İpekyüz, belediyenin üniversiteden çözüm üretmesini istediğini hatırlatarak üniversitenin bilimsel ve aynı zamanda veri temelli bir hizmet sunacağını kaydetti. Protokolle Diyarbakır’da kent içi toplu taşımanın optimize edilmesinin amaçlandığına dikkat çeken İpekyüz, iki kurumun bu iş birliğiyle kent için çözüm aramasının projenin en önemli boyutu olduğunu vurguladı.

ulasim2.webp

Sistemdeki 3 farklı yapının entegrasyonunu amaçlanıyor

Diyarbakır genelindeki toplu taşıma yapısının belediye otobüsleri, özel halk otobüsleri ve dolmuşlardan oluştuğunu belirten İpekyüz, çalışmanın masa başında hatların düzenlenmesini amaçlayan bir proje olmadığına dikkat çekerek, “Çünkü biz burada sadece bir hat düzenlemesi yapmıyoruz. Sistemdeki üç farklı aktörün ve yapının yolculuk talebine nasıl entegre olabileceğini, bu talebi nasıl karşılayabileceğini ve vatandaşın en optimum çözümü alabileceği bir sistemi hedefliyoruz” diye konuştu.

‘Güncel revizyonlar tüm ihtiyaçları karşılamıyor’

Ulaşım ağıyla ilgili stratejik planlamaya değinen İpekyüz, 2012 yılında bir Ulaşım Master Planı hazırlandığını, söz konusu tarihten sonra 2020 yılında pandemi döneminde stratejik planlama kapsamında bir revizyon daha yapıldığını anımsattı. Ancak 2023 yılında yaşanan depremin ardından dört ana ilçe dışında Oğlaklı’da yeni bir yerleşim alanı oluştuğuna dikkat çeken İpekyüz, güncel revizyonların tüm ihtiyaçları karşılamadığını sözlerine ekledi.

‘Araç sahipliği giderek artıyor’

Temel amaçlarının sisteme bütüncül bir şekilde bakarak anlık ihtiyaçlara ve sahadan toplanan verilere uygun çözümler üretebilmek olduğunu vurgulayan İpekyüz, sözlerine şöyle devam etti: “Diyarbakır’da son yıllarda araç sahipliğinin çok arttığını belirtmek lazım. Kentte yaşayanlar da bunu bizzat gözlemliyor. TÜİK verilerine baktığımızda, 2015-2025 yılları arasında Türkiye genelinde araç sahipliğinin yüzde 68 arttığını görüyoruz. Kentin yeni imar alanlarındaki yapılaşmaları da göz önüne aldığımızda, her yeni ekleme sistemde yeni bir ihtiyaç doğuruyor.”

Söz konusu iş birliğinin trafik sorununa yüzde yüz çözüm üretmeyeceğine ancak bir rahatlama sağlayacağına dikkat çeken İpekyüz, “Belediye bize sahadaki verilerini açtığı için analizlerimizi yapabiliyoruz. Toplu taşıma hat yapısıyla ilgili fikir sahibi olabiliyoruz. Mevcut talebe göre mesafe, sefer saatleri, demografik yapı ve ulaşım ihtiyaçlarını analiz ederek çözümler üreteceğiz” dedi.

‘Sahanın röntgenini çekeceğiz’

Projeyle belediye otobüslerinin, özel halk otobüslerinin ve dolmuşların güzergâhlarını ve yolcu talebinin yoğunlaştığı noktaları tespit edeceklerini vurgulayan İpekyüz, “Sahaya adeta bir röntgen çektiğimiz için bundan sonraki aşamalarda çözüm üretmek çok daha kolay olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘Yol altyapınız uygun değilse filoyu artırmak trafiği daha da artırabilir’

Trafik yoğunluğunun yalnızca toplu taşımadan kaynaklanmadığını; özel araçlar, ağır taşıtlar, yol ağının geometrik yapısı ve yolculukların başlangıç-bitiş noktaları gibi birçok parametreye bağlı olduğunu vurgulayan İpekyüz, “Trafiği tamamen rahatlatacağız iddiasıyla ortaya çıkamayız. Ancak şunu söyleyebiliriz: Erişilebilirliği artırarak, duraklara erişimi kolaylaştırarak ve insanların ihtiyaç duyduğu saatleri doğru analiz ederek sistemi iyileştirebiliriz. Filoyu artırmak, eğer yol altyapınız uygun değilse, trafiği daha da artırabilir. Bizim hedefimiz, vatandaşın daha konforlu ve daha sık seferlerle hareket edebilmesini sağlamaktır. Trafiğin genel anlamda rahatlaması ise daha geniş kapsamlı çalışmaları gerektirir” diye konuştu.

Otobüs ve dolmuşlar sisteme entegre edilecek

Özel halk otobüsleri ile dolmuşların Diyarbakır’daki yolcu talebinin büyük bir kısmını karşıladığını belirten İpekyüz, kooperatif yapıları ile belediyenin işletim sisteminin birbiriyle tam olarak uyuşmamasının sahadaki temel sorun olduğunu aktardı. Özel halk otobüslerinin yolcu talebinin yüksek olduğu hatlarda çalıştığını, dolmuşların ise esneklikleri sayesinde ciddi bir avantaj sağladığını dile getiren İpekyüz, amaçlarının bu aktörleri sistemin dışına itmek değil, belediye otobüsleriyle entegre hâle getirerek optimum hatlarla sisteme dâhil etmek olduğunun altını çizdi.

Bunun için de eksik olan veri akışının sağlanması gerektiğini kaydeden İpekyüz, akıllı kart entegrasyonu ve GPS takibiyle vatandaşların uygulamalar üzerinden araçları takip edebilmelerini amaçladıklarını, bu yardımcı unsurları belediyenin sistemine entegre ederek hizmet kalitesini artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

‘Alternatif ekspres hatlarla sefer süreleri kısaltılacak’

Büyükşehir Belediyesinin mevcut ulaşım politikasına ve sosyal uygulamalarına da değinen Dr. İpekyüz, belediyelerin toplu taşımayı sübvanse ettiğini, işletme, bakım-onarım ve filo gibi ciddi maliyet kalemlerinin bulunduğunu ifade etti. Mevcut politikada her mahalleye hat ulaştırılmaya çalışıldığını ancak sahadaki verilere bakıldığında tüm araçların Dağkapı’dan geçmesi gibi durumların yaşandığını belirten İpekyüz, bu durumun sefer sürelerini uzattığını, projeyle alternatif ekspres hatlar önererek sefer sürelerini kısaltmayı hedeflediklerini söyledi.

‘Sosyal belediyecilik açısından önemli uygulamalar’

Belediyenin ulaşım alanında hayata geçirdiği uygulamalara da değinen İpekyüz, JINKART uygulamasının tebrik edilmesi gereken ve sosyal belediyecilik açısından çok önemli bir örnek olduğuna, uygulamanın yoksul kadınlara ulaşım imkânı sunarak onların sosyal ve ekonomik hayata katılımını, yani hareketliliğini artırdığına dikkat çekti. Öğrencilere sağlanan indirimler ve 65 yaş üstü vatandaşlara sunulan ücretsiz ulaşım haklarının da sosyal açıdan oldukça kıymetli olduğunu belirten İpekyüz, DBB’nin toplu ulaşım hizmetinin yaklaşık 4’te birini ücretsiz sunduğunu kaydetti.

Sürdürülebilir ulaşım ve mikro mobilite vurgusu

Diyarbakır’ın artan nüfusu ve araç sahipliği nedeniyle ciddi bir trafik yüküyle karşı karşıya olduğunu belirten İpekyüz, kent içi ulaşımda dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve ilçelere özel planlama modellerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Hızla göç alan ve cazibe merkezine dönüşen kentin ulaşım sorunlarına karşı çok disiplinli ve veri temelli çözümler sunulması gerektiğini vurgulayan İpekyüz, sürdürülebilir ulaşım ve mikro mobiliteye dikkat çekti. Diyarbakır’da bisiklet ve scooter kullanımının özellikle yaz aylarında arttığını ancak bisiklet yollarının kesintisiz olmadığını belirten İpekyüz, kavşaklardaki kesilmelerin trafik güvenliği açısından risk oluşturduğunu ve kent genelinde yürünebilirliği artıracak kapsamlı yayalaştırma çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

ulasim.webp

‘İlçe bazlı dinamik çözümler uygulanması gerekiyor’

Kentin her bölgesinin farklı bir dokuya sahip olduğuna işaret eden İpekyüz, Dağkapı’da turistik ve yürünebilir bir anlayışın benimsenmesi, Kayapınar’da trafik süresini azaltacak düzenlemelerin yapılması, dar sokaklara sahip Bağlar’da bölgeye özel esnek politikaların geliştirilmesi, kamu binalarının yoğun olduğu Yenişehir’de ise mesai saatlerine uygun dinamik çözümlerin uygulanması gerektiğini kaydetti.

Trafikteki mevsimsel değişime de değinen İpekyüz, okulların tatil olmasıyla yaz aylarında şehir içi trafiğin yüzde 30 azaldığını belirterek toplu taşımada yaz dönemine uygun optimizasyon yapılması ve atıl kalan araçların ihtiyaç duyulan diğer hatlara yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Acil, kısa, orta ve uzun vadeli planlama şart

Ulaşımda dijitalleşmenin ve akıllı durak sistemlerinin önemine değinen İpekyüz, engelli dostu, anlık bilgi sunan panolarla desteklenmiş ve acil, kısa, orta ve uzun vadeli bütüncül bir ulaşım planlamasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum