Depremzede eczacılar çözüm bekliyor: Muhatap yok

Depremzede eczacılar çözüm bekliyor: Muhatap yok
 Muhabir
6 Şubat depremlerinde 44 eczacı, 21 eczacılık fakültesi öğrencisi ve eczane teknisyeni yaşamını yitirirken, 1200 eczane ise enkaz altında kaldı. TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, sorunların hala çözülemediğini söyledi.

AMİDA HABER- Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hızlı bir şekilde organize olup halka kesintisiz hizmet vermeyi sürdüren eczacıların geçen üç yılın ardından unutulduğuna dikkat çekti. Saydan, "Kalıcı altyapı sorunları, ekonomik sıkıntılar ve nakil hakları gibi konular hala çözüm bekliyor. Depremde göçük altında kalarak kaybolan ve yağmalanan ilaçlardan dolayı orantısız cezalar kesiliyor ve hiçbir muhatap yetkili bulunamıyor” dedi.

1-001.jpg

'5 bin eczane etkilendi'

6 Şubat’ta meydana gelen depremde, ülke genelindeki eczanelerin yaklaşık altıda biri olan 5 bin eczanenin etkilendiğini vurgulayan Saydan, şu açıklamalarda bulundu: “Depremde eczanelerimiz yerle bir oldu ama bizler; depremin olduğu andan itibaren diğer illerdeki eczacılarımızla ve eczane teknisyeni arkadaşlarımızla, örgütlerimizle deprem bölgesine koştuk. Sahra eczaneleri kuruldu, bu eczanelerin bütün ilaç ve tıbbi malzemeleri, çocuk mamalarına, bebek bezlerine kadar eczanelerimizden gönderildi, ancak depremde mağdur olan eczanelerimiz ne yazık ki hala depremin getirdiği sorunlarla yalnız başlarına uğraşıyorlar. Deprem felaketi sonrası eczanesi yıkılan, yağmalanan veya ilaçlarıyla dolapları sağlam kalmasına rağmen ailesinden, arkadaşlarından, meslektaşlarından kayıplar yaşadığı ve bölgesinde nüfus kalmadığı için farklı bir bölgeye gitmek isteyen eczacılar, acılarını hafifleterek hayatlarına devam edebilmek, ailelerini geçindirebilmek ve depolara olan borçlarını ödeyerek çalışanlarına istihdam sağlamak, kısacası normal hayatlarına dönebilmek için çabaladılar ve hala çabalıyorlar."

2.jpg

'Orantısız cezalar kesiliyor'

Deprem Bölgesindeki birçok eczanenin hala konteynerde hizmet vermeye çalıştığını ifade eden Saydan, "İş yerleri henüz teslim edilmediğinden eczacılar konteynerde birçok sorunla uğraşmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca depremzede eczacıların hırsızlık, gasp gibi sorunlarına ek olarak bölgedeki göçmenlerin reçete bedeli ödemelerinde yaşanan 4-5 aylık gecikmeler de ciddi ekonomik problemlere yol açıyor. Depremde göçük altında kalarak kaybolan ve yağmalanan ilaçlardan dolayı orantısız cezalar kesiliyor ve hiçbir muhatap yetkili bulunamıyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olabilir ama yaşanan sorunlar maalesef geçen süre ile birlikte ortadan kalkmış değil. Yetkililerden de biz eczacıların yanında olmasını bekliyoruz. Dolayısıyla deprem bölgesindeki eczacılık hizmetinin normalleşmesi için gerekli önlemlerin hızla hayata geçmesini istiyoruz" diye konuştu.

aaai.jpeg

Diyarbakır’dan da açıklama

Diyarbakır Eczacılar Odası da yazılı açıklama yaptı. Oda Başkanı Turgay Yaşar, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, 1999 Gölcük Depremi’nden 24 yıl sonra çok daha büyük bir felaket yaşanmasının, deprem gerçeğinin yeterince dikkate alınmadığını gösterdiğini söyledi. İnsan hayatını değil rantı önceleyen yapılaşma anlayışının sürdüğünü belirten Yaşar, depreme dirençli şehirlerin ancak bilimsel, planlı ve bütüncül bir yaklaşımla mümkün olabileceğini vurguladı. Yaşar, yapıların depreme dirençli hâle gelmesi için üzerlerine düşen her görevi yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.