Felaketin 3’üncü yılı: Yargılama ve adalet talebi

Felaketin 3’üncü yılı:  Yargılama ve adalet talebi
 Muhabir
Adalet Peşinde Aileler Platformu Sözcüsü Döne Kaya, “Tek talebimiz tüm sanıkların olası kastla yargılanması” dedi.

AMİDA HABER - 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölge halkının adalet talebi karşılanmış değil. Özellikle açılan davalarda tüm sorumluların yargılanması beklenirken cezasızlık politikaları, depreminin yıkımını toplumsal alanda yeniden üretmeye devam ediyor.

deprem-haberi-3.jpg

Depremden üç ay sonra kurulan Adalet Peşinde Aileler Platformu ile birlikte yıkılan binaların altında yakınlarını kaybeden aileler, mahkeme salonlarında adalet arayışını sürdürüyor. Amida Haber’e konuşan Platform Sözcüsü Döne Kaya, sorumlu olan kamu görevlilerinin de olası kastla yargılanması gerektiğini ifade ederek “Bütün çabamız bir sonraki depremde insanların ölmemesi. Artçı depremler devam ederken göstermelik temel atma törenleri yaptılar üzerine o binaları inşa ettiler. Biz o binaların içine nasıl gireceğiz? Özkan City’nin yargılanan sanığı ‘Beni bırakın. Benim devletle TOKİ'de işlerim var, gidip işlerimi yapacağım’ dedi. Şimdi bu yaptıkları evlere biz nasıl güvenelim?” diye sordu.

deprem-haberi-2.jpg

‘Kamu görevlileri yargılansın’

Güncel ve tek taleplerinin “tüm sanıkların olası kastla yargılanması” olduğunu ifade eden Döne Kaya, “Bu, değişmez tek talebimiz ama bırakın 3 yıl boyunca olası kasla yargılanmayı, hiçbir dosyada yargılama bitmiş değil. Çoğu davalarımız yerel mahkemelerde. Bir kısmı İstinaf sürecinde Yargıtay’a da ulaşmış çok az davamız var” dedi.

Tüm sanıkların aynı dava içerisinde yargılanması gerektiğine dikkat çeken Kaya, “Ancak daha ilk yıllarda kamu görevlilerini tefrik ettiler (ayırmak). Şimdi de kamu görelilerine soruşturma izinlerinin çıkartılası için uzun süre bekletiyorlar. Kahramanmaraş'ta takip ettiğimiz davaların büyük bir kısmında kamu görevlilerinin soruşturma izninin çıkması tamamlandı ama Adıyaman’da Hatay’da hala kamu görevlilerine soruşturma izni çıkmasını bekliyoruz.”

‘99 yargılamaları yapılsaydı 6 Şubat kaybı çok olmazdı’

Müteahhit ya da yapı denetimden ziyade çürük, temeli uygun olmayan, malzemesi eksik binaların yapılmasına izin veren tüm kamu görevlilerinin yargı önüne çıkması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Çünkü biz daha fazlasının olduğunu biliyoruz ama resmi kayıtlara göre bile 53 bin insan hayatını kaybetti. Bütün çabamız bir sonraki depremde insanların tekrar ölmemesi adına. Eğer 1999 yılında bu yargılamalar yapılsaydı, biz 6 Şubat'ta bu kadar kayıp vermeyecektik” dedi. Kaya, bugüne kadar sürdükleri hukuk mücadelesinde istedikleri noktaya gelemeseler bile kazanımlar elde ettiklerini de ifade etti.

Adana'da Alpargün Apartmanı'nın yıkılmasıyla ilgili 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına çarptırılan müteahhit Hasan Alpargün'e, istinaf mahkemesinin bozma kararı sonrası yeniden yargılandığı davada aynı cezanın verilmesini hatırlatan Kaya, “Burada da İstinaf Mahkemesi direnç gösteriyor, cezayı fazla buluyor. Başsavcılık, ‘depremin 250-300 yılda bir gerçekleşen afetsel nitelikte olduğunu’ iddia etti ve indirim istedi. İstinaf da cezayı fazla bulduğundan yargılamayı kendisi görecek. Bu kadar bilim dışı bir şey olabilir mi? Uzmanlar daha deprem olmadan uyarmış bölge için kimse harekete geçmemiş. Şimdi bunun ardından İstanbul’da da bir deprem olursa biz 300 yılda bir oluyor diye affedileceğini mi anlamalıyız” diye sordu.

‘Biz nasıl güvenelim?’

İktidarın depremin yıl dönümünde yaptığı binalarla övündüğünü söyleyen Kaya şöyle konuştu: “Daha birçok eksik var üstelik yapılan binalar güvenli değil. Bir örnek vermek gerekirse Zümrüt Apartmanı davasında sanık koltuğunda oturan belediye başkan yardımcısı hala Adıyaman'da belediye başkan yardımcılığı görevine devam ediyorsa o yapılan binanın güvenliğinden ben nasıl emin olacağım? Önemli olan yapılan bina sayısı değil, o binanın dirençli olup olmaması. Artçı depremler devam ederken göstermelik temel atma törenleri yaptılar üzerine o binaları inşa ettiler. Biz o binaların içine nasıl gireceğiz? Bakın müteahhit yargılamaları devam ediyor ellerinden belgeleri alınmadığı gibi bu insanlar çalışmaya da devam ediyor. Özkan City’nin yargılanan sanığı kendisi ifade etti, ‘Beni bırakın. Benim devletle TOKİ'de işlerim var, gidip işlerimi yapacağım’ dedi. Şimdi bu yaptıkları evlere biz nasıl güvenelim? İstedikleri kadar konut sayısı versinler önemli olan bu konutların sağlam olması. Yoksa bütün bunlar bir sonraki depremde yeni ölümler demek.”

‘Kamu binalarının güvenliği hayati önemde’

Kamu binalarının da güvenliğine dikkat çeken Kaya, “Kamu binalarındaki yıkımlardan hesap verilebilirlik çok daha önemli. Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi'nde kamu görevlilerinin yargılanması gerekçesiz reddedildi ve üst mahkemeye başvuru yolları kapatıldı. Asıl bu binalar önemli çünkü bir deprem anında yıkılmayacağını düşünüp güvenle gidebileceğimiz, tedavi olabileceğimiz yerler kamunun sorumluluğunda. Bu binaların akıbetine ilişkin derhal hesap verilmesi gerekiyor.

Ayrıca depremde annesini, kardeşlerini ve dokuz aylık yeğenini depremde yitirdiğini söyleyen Kaya, “Hatay'da ailemi kaybettim. Orası kız kardeşimin görev yeriydi. Devletin atadığı ‘git burada çalış’ dediği yerde, polis olan kız kardeşimi ve asker olan eşini bile devlet kurtarmaya gelmedi” diyerek yaşadıklarına dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.