Ahmet Güneştekin’den ‘köpekli fotoğraf’ eleştirilerine yanıt
Sanatçı Ahmet Güneştekin, Amedspor Başkanı Nahit Eren ve Yönetim Kurulu Üyesi Narin Nadirova’nın ziyaretinden sonra paylaşılan fotoğraf ile ilgili açıklama yaptı. Kucağında köpekle poz verdiği için eleştirilerin hedefi olan Güneştekin, “Kucağımdaki Köpek, İçinizdeki Öfke” başlığı ile X hesabından mesaj paylaştı.

‘Kedilerim de var’
Kucağındaki köpek nedeniyle kendisine, yaşam biçimine ve inancına hakaret edildiğini ifade eden Güneştekin’in mesajı şöyle: Hayvanlar aleminde ona köpek denir. Ama evinizin eşiğinden içeri girdiği gün ona bir isim verirsiniz. O artık Modi’dir, Rodi’dir, Stella’dır, Reşo’dur. Kedilerim de var: Mem ve Zin. Her birinin ayrı huyu, ayrı sevinci, ayrı korkusu var. Gözünüzün içine bakarlar. Sesinizden ne halde olduğunuzu anlarlar.
Riyakar değiller, yalan söylemiyorlar, iftira atmıyorlar. Servetinizle, makamınızla, şöhretinizle ilgilenmiyorlar. Sizi olduğunuz gibi seviyorlar.

‘Kuran’da köpeği haram eden bir ayet yoktur’
Yirmi yılı aşkın süredir stüdyolarımın bulunduğu bölgelerde sokakta yaşayan hayvanların bakımına destek oluyorum. Barınaklara yardım ediyorum. Güneştekin Vakfı da öğrencilerin ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olduğu gibi, imkanları ölçüsünde sokakta yaşayan canlılara destek oluyor. Çünkü doğayı korumak, içindeki canlıyı da korumaktır. Hayatı sevmek, canlıyı sevmektir. Bir köpekten nefret edip insan sevgisinden söz etmek bana eksik geliyor. Hele bunu din adına yapıyorsanız, önce merhameti hatırlamak gerekir.

Kur’an’da köpeği haram ilan eden bir ayet yoktur. Kehf suresinde mağaranın girişinde insanlarla birlikte bekleyen köpekten, Maide suresinde eğitilmiş av hayvanlarından söz edilir. Yüzyıllar içinde oluşmuş farklı fıkhi yorumları Allah’ın değişmez hükmü gibi başkasının hayatına dayatmak doğru değildir.

‘Batman’dan çıktım, Boğaz’a bakan bir evde yaşıyorum’
Bir de yaşadığım evden, sahip olduğum imkanlardan hareketle bütün bunları Kürt kimliğime yakıştıramayanlar olmuş. Ben Batman’dan çıktım. Hayatım boyunca çalıştım, ürettim. Bugün Boğaz’a bakan bir evde yaşıyor, dünyanın farklı şehirlerinde çalışabiliyorsam bunu hiçbir zaman bir üstünlük olarak görmedim. Ama bunun için kimseden özür dileyecek de değilim. Bir toplum kendi içinden çıkan insanların iyi yerlere gelmesini kendisine yakıştıramıyorsa, en büyük haksızlığı kendisine yapar.
Amedspor forması Güneştekin ve Miroğlu’nu karşı karşıya getirdi
‘Köklerimi hiç unutmadım’
Köklerimi hiç unutmadım. Köklerime bağlı olmak, dallarımın dünyaya uzanmasından utanmamı gerektirmez. Yorumlara bakıyorum. Kocaman laflar… Kendi düşüncesi olmadığı belli olan, yapay zekadan ödünç alınmış cümlelerle hükümler verenler… Kullandığı kavramın anlamını bilmeden büyük sözler söyleyenler… Ben bu linçlere yabancı değilim. Ama küçük bir azınlığın öfkesini bir halka mal etmek de o halka haksızlıktır. Yıllardır gördüğüm sevgi ve saygıyı birkaç öfkeli sesin gürültüsüyle karıştırmam. Birkaç dalganın öfkesi okyanusun büyüklüğünü küçültmez. Ben Modi, Rodi, Stella, Reşo, Mem ve Zin’le yaşamaya, sokaktaki bir canlıya da gücüm yettiğince sahip çıkmaya devam edeceğim. Çünkü merhamet zayıflık değildir. İnsanlıktır. Kucağımdaki köpekten rahatsız olabilirsiniz. Ama asıl bakmanız gereken yer benim kucağım değil, içinizde büyüttüğünüz öfkedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.