Öcalan mesaj gönderdi: Çözüm entegrasyonist müzakerede
Kaynak:Haber Merkezi
Londra’da düzenlenen ‘Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’nda mesajı okunan Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı silah bırakma çağrısının yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, “TBMM temsili olan partiler ve geniş anlamda Türkiye toplumu bu çağrıyı kucaklamıştır. Şimdi vakit, açılan bu kapıdan ilerleme zamanıdır. Sizlerin bu konferansta ele aldığınız konular tam da bu eşiğin işleridir.
Uluslararası deneyimlerden ve Kürt perspektiflerinden yararlanarak siyasi bir açılımın nasıl kalıcı bir barışa dönüşeceğini tartışmanız, çağrının pratik karşılığıdır.” ifadelerini kullandı.
‘Kürtlerin ilişkisi sınır çizilerek çözülemez’
Silahların susmasının bir başlangıç olduğunu ancak barışın tek bir anlaşmayla veya tek bir yasa ile tamamlanamayacağını belirten Öcalan, “Kalıcı olan, demokratik toplumun inşasıdır. Silahlı çatışmadan sürdürülebilir barışa geçiş, daha uzun soluklu bir siyasi, hukuki, kurumsal ve toplumsal dönüşüm ister. Bu dönüşümde asıl hedef demokratik toplumu kurmaktır.” dedi.
“Kürtlerin Türklerle, Farslarla, Araplarla ve bu topraklardaki diğer halklarla ilişkisi sınır çizerek çözülemez” diyen Öcalan şunları söyledi:
“Milyonlarca Kürt, bölge devletlerinin metropollerinde yaşamaktadır. Örneğin; ‘Kürtler kuzeye, Türkler güneye’ türünden bir ayırım ne tarihî paylaşıma ne de toplumsal yakınlığa uyar.

‘Hareketimiz görevini tamamladı’
Entegrasyon asimilasyonun tersidir: asimilasyon eritir ve düşmanlığı büyütür; entegrasyon birleştirir, barışı ve kardeşliği inşa eder. Bu bütünleşme, demokratik toplumun varlığını koruyarak, kolektif haklar çerçevesinde demokratik cumhuriyete gönüllü katılmasıdır.”
“Kurucusu olduğum PKK, dönemin şartlarına bir varlık mücadelesi olarak yükselmiş; Kürt varlığını kanıtlamış ve inkâr zincirini kırmıştır” ifadelerini kullanan Öcalan, şöyle devam etti:
“2025 dünyasında Kürt halkı artık inkâr edilemez bir tarihsel olgudur. Bu nedenle hareketimizin tarihsel görevi tamamlanmıştır. Her devrimci yapı gibi, misyonunu bitirdiğinde yeni bir forma evrilmelidir. Fesih bir bitiş veya teslimiyet değil, tarihin yeni bir aşamasına geçiştir. Eski formda ısrar, başta Kürtler olmak üzere herkese kaybettirir.
Artık silah kutsanmamalı, toplum inşa edilmelidir. Ulusal kurtuluş savaşı stratejisinin yerini demokratik siyaset almıştır. Daha güçlü silahımız sözdür, hukuktur, örgütlü toplumdur.
Tam demokratik bir siyaset, silahların yalnızca sustuğu değil, şiddetin ve savaş tehdidin karşılıklı ortadan kalktığı normal bir zeminde mümkündür.
Süreçte gözler dönüşlerde: Gelecek isimler belli
‘Krizden çıkışın yolu entegrasyonist müzakere’
Kürtlerin demokrasi bilinciyle katıldığı bir Türkiye gerçek bir demokratik cumhuriyet olur. Türkiye’de ve Ortadoğu’da amaç ayrışmak değil, gerçek bir demokrasiyi birlikte inşa etmektir.
Ortadoğu’da krizden çıkış, sınırları parçalayan yeni ulus-devlet arayışlarında değil, halkların ortaklaştığı noktaları canlandırmakta; yani entegrasyonist bir müzakere ve yerel demokratik ağların inşasındadır.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.