Öcalan’ın avukatlarından ‘Ümit Özdağ’a tepki
Kaynak:Haber Merkezi
Asrın Hukuk Bürosu, Abdullah Öcalan’a yönelik söylemler ile İmralı’daki “konut” tartışmalarının Kürt meselesi ve çözüm sürecini bağlamından koparmaya hizmet ettiğini savundu. Büro, Öcalan için statü talebini yinelerken, sürecin hukuki ve demokratik zeminde ilerletilmesi çağrısı yaptı.
Süreç karşıtı açıklamaları dikkat çeken Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İmralı Cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan’a villa yapıldığını ve evlenmek istediğini iddia etti. Bu iddialara Asrın Hukuk Bürosu’ndan sert yanıt geldi.

‘Kışkırtıcı söylemler dolaşıma sokuluyor’
Asrın Hukuk Bürosu, Kürt sorununun çatışma ve şiddet yerine siyasal ve hukuki zeminde ele alınmasına yönelik çabaların sürdüğü bir dönemde, Abdullah Öcalan’a yönelik “manipülatif ve kışkırtıcı söylemlerin” dolaşıma sokulduğunu belirtti.
Açıklamada, “Kürt sorununun tarihsel ve siyasal ağırlığını örtbas etmeye, yürütülen süreci kendi ucuz magazin gündemlerine indirgeyerek esas bağlamından koparmaya çalışan bu zihniyetin ahlaki sınırlarının bulunmadığının farkındayız. Bu söylemler, toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik bir tutumun; çatışma ve şiddetin son bulmasından duyulan rahatsızlığın dışavurumudur.
‘Çatışmanın sona ermesinden rahatsızlık duyanlar..’
Çatışmanın sona ermesinden en fazla rahatsızlık duyanlar, geçmişte onun insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyenler değildir. “Sıvasız evler” üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır. Irkçılık ve nefret söylemi üreten bu çevre; Türkiye toplumunun birkaç slogan, çarpıtılmış bilgi ve provokatif söylem aracılığıyla kolaylıkla yönlendirilebileceğini varsaymaktadır. Toplumun hafızasını ve muhakeme yeteneğini küçümsemeye cüret ederek siyaset üretenlerin, bu topluma reva gördüğü budur.

Ümit Özdağ’a sert tepki
Ortadoğu gibi bir coğrafyada “Jin, Jiyan, Azadi” felsefesiyle kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün temel unsuru olarak gören ve bu doğrultuda bir mücadele ören Sayın Öcalan hakkında söz söyleyenlerin, en azından belli bir bilgi ve muhakeme düzeyine sahip olmalarını beklemek gerekir. Ancak kapı kapı dolaşıp mülteci sorgulayan, yabancı düşmanlığını körükleyen ırkçı ve kadın düşmanı bir zihniyetten bu seviyenin beklenemeyeceği de aşikardır.
Bahçeli’den Öcalan’a konut açıklaması:250 metrekare
Villa tartışmalarına yanıt
Bir diğer manipülasyon alanı ise İmralı’daki “konut” üzerinden yürütülen tartışmadır. Çatışma ve çözüm süreçlerinin doğurduğu bir ihtiyaç doğrultusunda, dünyadaki benzer örneklerin dahi gerisinde bir biçimde oluşturulan, sürecin siyasi ve hukuki çalışmalarının ilerleyebilmesi bakımından gerekliliği bulunan bu yapının, bağlamından koparılarak bir kışkırtma malzemesine dönüştürülmesi aynı yaklaşımın devamıdır.
‘Bu tür girişimleri ret ediyoruz’
Sayın Öcalan’ın geniş bir coğrafyaya dağılmış Kürt toplumu içinde, temsil gücü, güvenirliliği ve desteği en yüksek şahsiyet olduğu tarafsız herkesçe kabul edilmektedir. Bu nedenle Öcalan şahsında yürütülen olumsuz algı kampanyasının asıl hedefinin Kürt halkı olduğu açıktır.

‘Provokasyonların farkındayız’
Sayın Öcalan’ın kişilik haklarını ihlal eden, onun üzerinden Kürt halkını rencide eden, onuruna yönelen, ırkçı ve kolonyal bakışın yansıması olan bu tür girişimleri reddediyoruz. Hangi kesimden olursa olsun, faşizmin, toplum karşıtlığının ve eril cinsiyetçiliğin kirlettiği dillerin Öcalan’ı hedef seçerken peşinde oldukları provokasyonun hedeflerinin farkındayız.
‘Yargı göz ardı ediyor’
Kürtlerle ilgili ırkçı ve nefret söylemleri yargı uygulamasında nasıl çoğunlukla göz ardı edildiyse, Sayın Öcalan’a yönelik bu yönlü söylemler de bugüne kadar yargının kapsam alanı dışında tutulmuş, siyasal ve kamusal alanlarda cesaretlenmesinin önü açılmıştır. Türkiye’nin keyfi ve otoriter hukuk uygulamalarından kurtulması için öncelikle hukuki geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir.
Bir kez daha “savunulamaz” kılınmaya çalışılan Sn. Öcalan’ın hukukunu da Kürdün hukukunu da tüm ezilenlerin hukukunu da her şart altında savunacağımızın bilinmesini isteriz” denildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.