Bakırhan’dan dikkat çeken Amedspor ve Milli Takım mesajı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan İlke TV’ye katılarak gündemdeki konulara dair önemli açıklamalarda bulundu.
‘Penaltı penaltı değil’
MHK’ye yapılan operasyonu ve bazı maçlardaki hakem kararlarını değerlendiren Bakırhan, “Ne yazık ki ülkemizde futbol hiçbir zaman futbol olamadı. Türkiye’de kurumların işleyişi farklı oluyor. Eskiden futbolla çok alakalıydım. Ama bir süre sonra o istek kaçtı. Yani o geçmişte aldığım tadı alamadım. Çünkü penaltı penaltı değil, karar karar değil, ceza ceza değil.

‘Futbol Türkiye’nin kara kutularından birisidir’
Şimdi birkaç gündür Merkez Hakem Kuruluyla ilgili de çeşitli tartışmalar yürütülüyor. Bence futbol Türkiye'nin kara kutularından birisidir. Türkiye Futbol Federasyonu dahil olmak üzere kurumlar işin ehilleri tarafından yönetilmiyor. Açık söylüyorum ya siyasi nüfuzu olan kişiler oluyor yada toplumda farklı bir dil ve üslup tutturanlar oluyor. Çok ileri gitmek istemiyorum ama bu işleri yapmayacak insanların yaptığı bir meseleden bahsediyoruz. Bence temiz futbol demokrasi gelmeden, demokratikleşme olmadan çok zor. İzlediğim üç dört maçta gördüklerimi size anlatabilirim. Rakip futbolcuya dokunmamış, penaltı çalıyor. Şok oldum. Gol iptal oluyor. Basit kırmızı kartlar gösteriliyor. Dolayısıyla ciddi bir rant zemini de orada var.”

‘Milli takımın durumu içler acısı’
Türkiye Milli Takımının durumuna dair de konuşan DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan şunları söyledi, “Türkiye Milli Takımına bakıyorsun içler acısı. Yani neye göre, kime göre futbol takımları oluşuyor, onu da çok bilmiyorum. Bir başarı grafiği var mı, bir istatistik var mı? Dolayısıyla bu temiz futbol evet doğru olmalı. Çünkü en mağdurlarından birisi de bölge takımlarıdır. Birçok maçta hakemler keyfine göre kararlar veriyor. Tabii tamamını böyle değerlendirmek doğru değil. Bu konuda iyi yönetim sergileyen hakemlerimiz yok değil. Temiz futbolu biz de destekliyoruz ama gerçekten temiz olacaksa. Merkez Hakem Kurulundan başlayarak, Türkiye Futbol Federasyonundan başlayarak ırkçı olmayan, rantçı olmayan, tekçi olmayan, Türkiye'nin o renklerine ve mozaiğine saygı gösteren kişiler olmalı.”
‘Amedspor niye tehdit edilir, TFF ve MHK nerede’
Amedspor’a yönelik saldırılar hakkında da konuşan Bakırhan, “Hatay'a gidersen Arapça tezahüratla karşılaşırsın. Bölgeye gelirsen insanlar Kürtçe bir iki şey söyler. Karadeniz'e gidersen işte oradaki halkların dilinde bir iki şey söylenebilir. Yani bütün kurumlarımız aslında bu renge uygun bir yaklaşım içerisinde olmalı. Amedspor bir bölge takımı mıdır? Yoksa Türkiye ile kavga eden bir ülkenin takımı mıdır? Niye her deplasmanda yuhalanır? Niye her deplasmanda tehdit edilir, sarı poşetler gösterilir? Merkez Hakem Kurulu nerede? Türkiye Futbol Federasyonu nerede? Bundan daha büyük bir ayrımcılık, bölücülük mü var? Her deplasmanda insan kendisini biraz daha böyle itilmiş, dışlanmış, ötekileştirilmiş hissediyor. Çoluk çocuğunun geleceğinden kaygı duyuyor. Ne demek ya?” şeklinde tepki gösterdi.
‘Futbola barış gelmeden Türkiye’ye barış gelmez’
Sık sık Diyarbakır’a gittiğini dile getiren Bakırhan, “Amed’te birkaç tane maç da izledim. Misafirperverlik konusunda çok iyi bir iş yapıyorlar. Yani kim gelirse gelsin kapsayan, kapsayıcı bir yaklaşımları var. Dolayısıyla futbola barış gelmeden Türkiye'ye barış gelmez. Spora barış gelmeden Türkiye'ye barış gelmez. Siyasi iktidara ya da belirli bir ideolojiye, inanca, düşünceye yakın insanların önü açıldı, hak edenin dışında tutuldu” şeklinde konuştu.
Milli takıma ‘Kürt futbolcu’ eleştirisi
Kürt futbolcuların Milli Takıma davet edilmemesini eleştiren Bakırhan, “Avrupa'da başarısına başarı katan insanlar, sadece Kürtçe müzik dinlemiş ve yansımış basına, milli takıma alınmıyor. Alman Milli Takımında neredeyse Almanya'ya ipten alan futbolcular, Kürt kimliği olduğu için davet bile edilmiyor. Ben oynarım demesine rağmen. Bu mudur ya? Buradaki ötekileştirme işte okula yansıyor, ekonomiye yansıyor, insanlara yansıyor. Velhasılıkelam bir temiz futbol, spor, ekonomi, borsa, fon. Bir temizlik her yere şart” dedi.
‘Polisler çok zor şartlarda yaşıyorlar’
Emekli bir polisin hayatına son vermesine ilişkin de konuşan Bakırhan, “Geçmişte devrimcilerin, sosyalistlerin polise karşı bir mesafesi vardı. Biz onları insan görüyoruz. Çok zor şartlarda yaşıyorlar. Vicdanlı olmak lazım. Bana öyle bir zor görev yap desen, dünyayı da versen yapamam. Saati belli değil, güvenlik sorunu var, her an ciddi bir kaygı içerisindeler. Toplumun bakış açısı ortada. Bu devletin en önemli işini yapmış ve emekli olmuş bir polis memuru ‘geçinemiyorum’ diyor. Bu olanlar onurlu bir yaşam değil diyorsa, burada oturup biraz sorgulamak gerekmiyor mu? Polis memuru bunu yapıyorsa. Yani tırnak içerisinde ‘terör terör’ falan diyorlar da en büyük terör işte insanların yokluktan, yoksulluktan, hastalıktan trafikten yaşamını yitirmesidir.
‘Emekli ve asgari ücretliyi bakılmalı’
Türkiye işte bu fonlarla götürülen, o garanti geçiş ücreti, garanti yolcu sayısı, garantili bilmem ihalelerle, o iktidara yakın sermayeye peşkeş çekilen paralarla bence biraz emeklisine, asgari ücretlisine baksın. Bu biraz vicdan meselesidir. “
‘Sağımızda oturan bir sonraki gün solumuzda oturuyor’
Son dönemlerde bazı milletvekili ve belediye başkanlarının parti değiştirmesini eleştiren Bakırhan, “Eskiden parti değiştirmek isteyenler utanırdı. Şimdi utanma kalmadı. Mecliste sağımızda oturan bir sonraki gün solumuzda oturuyor. Böyle bir şey ilk kez görüyorum ve şaşırıyorum” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.