Süreç raporu: Kürt meselesi yok, kardeşlik var

Süreç raporu: Kürt meselesi yok, kardeşlik var
 Muhabir
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında son kez toplanan süreç komisyonunda ortak rapor oy çokluğu ile kabul edildi. Çerçeve metinde yasal düzenlemeler, demokratikleşme adımları, AİHM ve AYM kararlarına uyma çağrısı yer aldı.

AMİDA HABER- Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu 21. ve son toplantısını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 18 Şubat 2026 tarihinde yaptı. Komisyon üyesi 50 milletvekili toplantıya katılırken hazırlanan taslak rapor oylamaya sunuldu. Raporun tamamının komisyonda okunmasının ardından yapılan oylamada, ortak rapor 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser oyla kabul edildi. Ardından nihai rapor kamuoyuna takdim edildi.

1.jpg

‘Yol haritası çizildi’

Raporun kabul edilmesiyle komisyon çalışmaları bitti ancak süreçte yeni bir aşamaya geçildi. 5 Ağustos 2025’te başlayan ve yaklaşık 6,5 ay süren çalışma sonrasında tamamlanan raporda her partinin talepleri tam olarak karşılanmasa da çoğunluk rapor üzerinde uzlaşmış oldu. İtirazlara rağmen evet oyu kullanan partiler de “en azından bundan sonraki adımlarda yol haritası çizilmiş oldu” yorumunu yaptı.

Rapor 60 sayfa ve 7 bölümden oluşuyor

Kamuoyuyla paylaşılan ortak raporda; "umut hakkı" ifadesi doğrudan yer almazken dolaylı bir tarifle anlatılıyor. 60 sayfa ve 7 bölümden oluşan nihai raporda demokratikleşme önerileri yer alıyor. 7 bölümü oluşturan başlıklar ise şöyle:

“Komisyon Çalışmaları, Komisyonun Temel Hedefleri, Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku, Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları, PKK’nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması, Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri, Demokratikleşme ile İlgili Öneriler.” Sonunda ise Sonuç ve Değerlendirme ile Ekler bölümleri yer alıyor. Ekler kısmı komisyon üyeleri olan milletvekillerinin isimlerinden oluşuyor.

2025/08/06/meclis-komisyonii.jpg

Kürt meselesine ‘kardeşlik hukuku’ tanımı

Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

“Üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçe'nin resmi dil statüsü ve laik Cumhuriyet ilkesinin korunması. Komşu ülke sahalarında da olsa Türkiye'ye tehdit oluşturan yapıların varlığına müsaade edilmemesi talep edilirken sadece güvenlik değil, kamu düzeni, özgürlük ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması vurgulandı. Konu dönemsel bir siyasi hamle değil sürekliliği olan bir devlet politikası olarak tanımlandı. Yeni bir anayasa, TBMM iç tüzüğü, siyasi partiler kanunu ve seçim kanunlarında değişiklik önerisinde bulunuldu. Türkiye'ye yıllık 100 ila 340 milyar dolarlık kaybının ve bölgesel kalkınma farklarının ortadan kaldırılması talep edildi.

Türk-Kürt kardeşliği tarihsel bir kader birliği olarak ve çözüm ‘kardeşlik hukuku’ olarak tanımlandı. PKK'nın kendini feshettiğini ve silah bıraktığını devletin tespiti ardından örgüt mensupları için yasa önerisinde bulunuldu.”

Hukuki düzenlemeler

5. bölümde örgütün feshi ve silah bırakma sürecine yer verildi ve bir teyit mekanizması içinde olması gerektiğine vurgusu yer aldı. Ayrıca buna ilişkin yasal düzenlemelerin zamana yayılarak ilerletilebileceği ifade edildi. “Tespit sonrası döneme ilişkin idari ve hukuki düzenlemeler, düzenlemelerin doğurabileceği boşlukları kapatacak bir çerçeveye ihtiyaç duymaktadır. Fesih ve silah bırakma yönünde atılan adımların sürat kazanması, hukuki düzenlemelerin de benzer süratle açıklık ve öngörülebilirlikle gerçekleştirilmesini gerektirmektedir” notu düşüldü.

Yasal düzenleme önerileri

6. bölüm yasal düzenleme önerilerinden oluşurken örgütün silah bırakma ve sonraki hukuki durumda “Toplumsal Bütünleşme” kavramı kullanıldı. “Amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır” ifadeleri yer aldı. Süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması da öneriler arasında yerini aldı. Düzenlemeler, duruma özel ve geçici olarak belirtilirken toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamasına da vurgu yapıldı.

2025/03/27/aihm.jpg

AİHM ve AYM kararlarına uyma çağrısı

7. bölümü ise demokratikleşme standartlarının yükseltilmesi ve bu konuda adımlarının atılması ile ilgili öneriler oluşturuyor. AİHM ve AYM kararlarına uyulma çağrısı yer alırken, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılmasına da atıf yapılıyor. Şiddet içermeyen eylemlerin de terör dışına çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Terörle Mücadele Kanunu'nun belirleyici tanım üzerinden yeniden belirlenmesi ifade ediliyor.

Kayyım uygulaması önerileri

Yine 7. bölümde “Yerel Yönetimler” başlığında ise kayyım uygulamasına ilişkin öneriler şu şekilde yer aldı: "Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin ‘daha demokratik ve hukuki standardı daha yüksek’ bir şekilde organize edilmesi mümkündür. Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması; başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.