Pınar’ın ailesinin adalet çığlığı: İntihar değil, cinayet!
AMİDA HABER - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, 22 Şubat 2024’te evli olduğu Rıdvan Bulunmaz tarafından araç içerisinde silahla vurularak ağır yaralanan sağlık çalışanı Pınar Bulunmaz, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

3 ay tutuklu kaldı
Olayın ardından Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “eşi kasten öldürmek” suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında Rıdvan Bulunmaz tutuklandı, ancak dosyaya sonradan eklenen iki tanık ifadesi gerekçe gösterilerek yaklaşık üç ay sonra serbest bırakıldı. Pınar Bulunmaz’ın intihar ettiği öne sürüldü.

Üniversite raporu cinayet dedi
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan mütalaa raporunda Pınar Bulunmaz’ın ölümünün intihar ile açıklanamayacağı vurgulandı. Raporda, “Olayın seyri, mağdurun ruhsal durumu ve davranış örüntüsü değerlendirildiğinde gerek klasik anlamda gerekse psikolojik etkiyle yönlendirilmiş intihar senaryolarının bu vakada geçerli olmadığı, ölümün intihar ile açıklanamaz nitelikte olduğu” ifadelerine yer verildi.

Karar duruşması 6 Mart’ta
Raporun ardından, yaklaşık 16 ay serbest kalan Rıdvan Bulunmaz 4’üncü duruşmada yeniden tutuklandı. Siverek 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Ocak’ta görülen duruşmada sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi. Davanın 6 Mart’ta görülecek 6’ncı duruşmasında karar çıkması bekleniyor.
Son duruşmada sanık Rıdvan Bulunmaz’ın, Pınar’ın yüzündeki darp izlerini “sivilce izi” olarak nitelendirmesi aile ve avukatlar tarafından tepkiyle karşılandı.
Pınar, Siverek Devlet hastanesinde ebeydi
Amida Haber’e konuşan Pınar’ın ağabeyi Erdal Sevim, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, kardeşinin son dönem fotoğraflarını mahkeme heyetine sunduklarını söyledi. Sevim, “Pınar 13 aylık evliydi ve Siverek’te sağlık çalışanıydı. Bildiğimiz kadarıyla evliliğinde ciddi bir sorun yoktu. Telefon üzerinden yaşanan bir tartışmanın ardından kardeşim korkarak evden çıkıyor. Yolda eşiyle karşılaşıyor ve olay ne oluyorsa araç içerisinde yaşanıyor” dedi.
Tanıkların ifadesi ile serbest bırakıldı
Sanığın, tek kurşunla ikisinin de yaralandığını iddia ettiğini hatırlatan Sevim, yapılan incelemelerin bu beyanı doğrulamadığını söyledi. Olay gecesi 7 kişinin gözaltına alındığını, 6’sının serbest bırakıldığını ve yalnızca sanığın tutuklandığını aktaran Sevim, “Üç ay sonra ortaya çıkan iki tanık, Pınar’ın silahı kendisine doğrulttuğunu iddia etti. Ancak bu tanıklardan birinin sanığın abisiyle 12 telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Bu tanıklar üç ay boyunca neredeydi?” diye sordu.
Hacettepe raporu, iddiaları çürüttü
Hacettepe raporunda Pınar’ın darp edildiğini ve ölümünün intihar ile açıklanamayacağı dair bulgular bulunduğunu vurgulayan Sevim, “Kardeşimin zorla araca bindirildiğini düşünüyoruz. Sağ göğsünün üst kısmından yaralanıyor. Sanık, onu doğrudan hastaneye götürmek yerine araçta bırakıp abisinin evine gidiyor, kıyafet değiştiriyor. Kardeşimi hastaneye sanığın abisi götürüyor, sanık ise başka bir araçla sonradan geliyor. Bize haber verildiğinde hastaneye gittiğimizde Pınar yaşamını yitirmişti ve ortada kimse yoktu” ifadelerini kullandı.
‘Darp izlerine ‘sivilce’ denildi’
Karşı tarafın savunmalarının gerçeği çarpıttığını ifade eden Sevim, “Karşı tarafın savunmaları tamamen etik dışı olunca önce Pınar’ın psikolojisinin bozuk olduğu iddia edildi. Saçlarını kestirdiği ve tarot falından çıkanları not ettiği için psikolojisinin normal olmadığı söylendi. Bunlar çürütülünce bu kez yüzündeki darp izlerine ‘sivilce’ denildi. Mahkemeye sunulan reçete 2019 yılına ait, yani olaydan 5 yıl öncesine. Akne kremi reçetesi. Pınar’ın kişisel eşyaları teslim edilirken tableti bizlere verilmedi. Muhtemelen eski fotoğraflar üzerinden bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Oysa biz Pınar’ın evliliği dönemine ait ve son dönem fotoğraflarını mahkemeye sunduk. Son duruşmada Pınar’ın mesai arkadaşlarının da dinlendi. Tanıklar Pınar’ın yüzünün bakımlı ve pürüzsüz olduğunu, sivilce ya da akne bulunmadığını net şekilde ifade ettiler” dedi.
Destek çağrısı!
Aile olarak beklentilerinin adaletin sağlanması olduğunu vurgulayan Sevim, “6 Mart’ta sanığın ‘eşe karşı kasten öldürme’ suçundan yargılanmasını ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını istiyoruz. Ne yazık ki bu süreçte Diyarbakır Kadın Hakları Komisyonundan, kadın platformlarından destek alamadık. Bu nedenle 6 Mart’taki duruşmada kamuoyunun ve kadın örgütlerinin bizi yalnız bırakmamasını istiyoruz. Kadın cinayetlerinin durdurulması için bu dosyada adalet sağlanmalı” çağrısında bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.