Ağrı’da hastalar da hekimler 21. yüzyılda çaresiz
Ağrı-Kars-Ardahan- Iğdır Tabip Odası Genel Sekreteri ve Ağrı Aile Hekimliği Derneği Başkanı Mehmet Samaklı, Ağrı merkez ve ilçelerinde yaşanan sağlık sorunlarına dikkat çekti. Amida Haber’e konuşan Samaklı, kanser vakalarının en çok görüldüğü ağrıda yeterli uzman doktor olmasının yanı sıra var olanların da taleplerinin yerine getirilmediğine değindi. Samaklı, “Hastanenin alt tarafı sürekli su topluyor, çürük ve rutubetten inilmiyor. 10 yıl önce yapılan bir bina şu an çökmek üzere. Doğubeyazıt’ta 3 katlı bir ASM var ama asansörü çalışmıyor. 5 yıldır bu sorunu gündem ediyoruz ama çözülmüyor” diyerek yetkili kurumlardan da randevu alamadıklarını ifade etti.

‘Hastanede onkoloji doktoru yok’
Ağrı’da hem hastanelerin fiziki koşullarının yetersiz olduğundan hem de uzman doktor sıkıntısı yaşadığından bahseden Samaklı, “Hekimlerin ise bu duruma ses çıkarmaması bekleniyor. Ağrı merkezde bir Eğitim Araştırma Hastanesi var ama örnek verecek olursak bir kartal var; gagası yok, kanadı yok şimdi böyle olunca da uçamaz. Üçüncü basamak bir hastane yapılıyor ama onkoloji doktoru yok ya da geliyor durmuyor ya da teknik eksikliklerden bazı tedaviler yapılamıyor. Bunun sonucunda da birçok hasta Erzurum’a sevk ediliyor. Sırf bu yüzde geçmiş yıllarda Erzurum yolunda vefat eden hastalar bile var. Burada en çok görülen kanser de mide kanseri ve yemek borusu kanseri. Bunların erken tespit edilmesi için endoskopi yapılması gerekir ancak Ağrı genelinde ne endoskopi yapacak doktor ne de yapılacak malzeme var. Merkezde çok sınırlı yapılıyor. Ben burada evde hastalara ölüm muayenesine gidiyorum. 50-60 yaşında insanlar mide kanserinden dolayı vefat ediyor. Halbuki erken evre tanısı konsa ömrü uzayacak” diye konuştu.
‘Kendi çocuğuma bile randevu bulamıyorum’
Ağrı’da hekim sayısının az olmasının yanında iş yükünün de çok fazla olduğunu dile getiren Samaklı, doktorların Ağrı’yı tercih etmemesinin nedenlerini şöyle açıkladı: “Burada sosyal hayatta da eksiklikler var. Mesela Doğubayazıt’ta çocuğunu götüreceği park yok. Kaliteli eğitim veren bir okul yok. Şehir Hastaneleri’ne verilen ek ödeme fazla iken burada küçük hastanelerdeki ek ödemeler yeterli bulunmuyor. Sağlık anlamında ise ben kendi çocuğumu bile hastaneye götüremiyorum çünkü doktor arkadaşlar çok yoğun anca ricayla bakabiliyorlar. Bizim hekim bir arkadaşımızın eşi yetersiz koşullardan Doğubeyazıt’ta doğum yapamadı. Karda kışta Ağrı’ya sevk etmek durumunda kaldı. Böyle olunca da doktorlar kalmıyor.”
‘Taşeronla MR ve tomografi’
Ağrı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yaşanan en önemli problemlerden birinin de MR, tomografi görüntülemelerinin hizmet alımı ile yaptırılması olduğunu söyleyen Samaklı, “Burada radyoloji doktorunun sayısı az olduğu için MR, tomografi görüntülemeleri taşeron gibi uzaktan anlaşılan şirketin raporlamalarıyla yapılıyor. Hastane içerisindeki bir radyoloji uzmanı bu filmleri göremiyor. Bu defa da yanlış ya da eksik tanı oluyor. Mesela hastada tümör var ama raporda ‘tümör yok’ deniyor. Erzurum’a giden bir hastada buna benzer bir tanı atlama vakası ortaya çıktı. Zaten Ağrı’da kanser oranı yüksek bir de bu dış alımla hatalı sonuçlar elde ediliyor ve erken tanı konulamıyor” diye konuştu.
‘Köylere gidecek araç için 2 yıl uğraştık’
Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) ise yaşananların daha trajik olduğunu ifade eden Samaklı, “En basitinden köylere ölüm muayenesine gideceğimiz zaman araç temin edilmiyordu. Köyden insanlar araçlarıyla gelip doktoru alıyordu. Uzun uğraşlar sonucunda araç ve şoför getirttik. Onun dışında birçok ASM depreme dayanıklı değil. Ağrı merkezde olduğu yerde çökme riski olan bir ASM’yi 2 yıl uğraştıktan sonra muhtarların çabasıyla taşıyabildik. Bizim buradaki en büyük sıkıntılımız yetersiz kadro ve artan iş yükü. Hastalara vakit ayıramıyor, hekimlik yapamıyoruz” dedi.
‘Hastalar 25 gün boyunca randevu bulamayacak’
ASM’lerde günde 70 muayene yapıyorlarsa bunların 15’inin başka bölüme randevu istemek için geldiğini belirten Samaklı, “Mesela Doğubeyazıt’ta ben bugün baktım sadece 3 branşa randevu var. Dahiliyeye, çocuğa, kulak burun boğaza, göze, cildiyeye hiç bulunamıyor. Şimdi 15 gün boyunca randevu yok üstüne bayram tatili de eklenecek ve 25 gün boyunca hastalar hastaneye gidemeyecek. Hastalar ise bu durumda olmayan randevuyu bizden almamızı istiyorlar, olmayan randevuyu biz nasıl ortaya çıkaracağız? Sağlık Bakanlığı randevu taleplerini yüzde 60 azalttığını duyurdu ancak bunu randevu talebi açmayarak azalttı. Randevu krizi hala duruyor” diye konuştu.
‘Doğubeyazıt’a kadın doğum hastanesi yapılmalı’
Doğum oranının en yüksek ilçe olduğu Doğubeyazıt’ta öncelikle kadın doğum hastanesinin olması gerektiğine vurgu yapan Samaklı, “45 kilometre olan Iğdır’da ya da 100 kilometre olan Ağrı’da kadınlar doğum yapıyor. Hastanenin alt tarafı ise sürekli su toplayan bir yer. Orası çürük ve rutubetten inilmiyor. 10 yıl önce yapılan bir bina şu an çökmek üzere. Öte yandan mesela şu anda 3 tane kadın doğum uzmanı var iki tanesi çalışabiliyor üçüncü icapçı. Çünkü üçüncü doktora verilebilecek bir oda yok. Oda sayısı yetersiz ve üçüncü, dördüncü ultrason cihazı yok. Maddi durumu olmayan riskli gebeler ve çocuğu hastalanan aileler randevu bulamıyor” diye belirtti.
‘3 katlı ASM’nin asansörü 5 yıldır çalışmıyor’
ASM’lerin tamiratlarının da zamanında yapılmadığına dikkat çeken Samaklı, “Doğubeyazıt’ta 3 katlı bir ASM var ama asansörü çalışmıyor. 5 yıldır bu sorunu gündem ediyoruz ama çözülmüyor. Ağrı genelinde de ASM’lerin tamiratlarında sorun yaşıyoruz. ‘6 ay sonra yazın’ diyorlar yazıyoruz. Bir 6 ay daha geçiyor. Eldiven, pamuk, iğne, barkot yazıcısını da getirmiyorlar. 1 yıldır İl Sağlık Müdürlüğü bunları temin etmiyor. Aile Hekimleri olarak biz temin ediyoruz. ASM’lerin kira bedelleri iki katına çıkarıldı. Evlilikle ilgili tahlil yaptırdığımız zaman Ağrı’da bunun labaratuvarı yok, Erzurum’a gidiyor. Bu labaratuvar malzeme temin edilemediğinden 2 sene önce kapatıldı. Tüm bu sorunlarla ilgili randevu istememize rağmen Valilik, İl Sağlık Müdürlüğü, Kaymakamlık randevu vermiyor. Hastaların ve hekimlerin haklarını savunduğumuz için yüzümüze ‘anarşist’ deniliyor ancak halk sağlığını savunmaya devam edeceğiz.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.