Bakırhan Diyarbakır’dan miting tarihlerini açıkladı

Bakırhan Diyarbakır’dan miting tarihlerini açıkladı
 Muhabir
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve demokratik toplum süreci kapsamında 27 Haziran’da Van ve Mersin’de, 28 Haziran’da ise Diyarbakır ve İstanbul’da mitingler düzenleyeceklerini açıkladı.

Diyarbakır’daki Sümerpark Yerleşkesi’nde düzenlenen basın açıklamasına DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, DEM Parti Diyarbakır il yöneticileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

adsiz-tasarim-4.jpg

4 ilde özgürlük mitingi yapılacak

Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 27 Haziran’da Van ve Mersin’de, 28 Haziran’da ise Diyarbakır ve İstanbul’da mitingler düzenleneceğini belirterek, “Sayın Öcalan'ın yirmi yedi Şubat'ta yapmış olduğu barış ve demokratik toplum süreci hem Orta Doğu'daki krizden çıkışın hem dünyadaki süren çatışma ve krizlerden çıkışın çok iyi bir yanıtını oluşturuyor. Evet Orta Doğu'daki gelişmeler bizim güvenliğimizi etkiliyorsa Orta Doğu'daki gelişmelerin gelişmelerin ülkemize sıçramasını istemiyorsak ki istemiyoruz kendi barışımızı birlikte demokratik bir zeminde sağlamamız gerekiyor. Dolayısıyla çağrı tarihi önemdedir. Çağrı çok kıymetlidir. Türkiye'nin hem demokratik sorunlarını çözmesi için bir fırsattır. Hem de 100 yıllık Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi için açılmış aralanmış çok önemli bir eşiktir. Şimdi bu kadar önemli bir çare karşısında yirmi aydır bir türlü bir yol, yöntem bulup bir adım atamadık. Tek taraflı atılan adımlar var. Ama bu konuda hem meclis hazırlamış olduğu rapora uygun henüz bir adım atmış değil. Hem de bu süreç başlarken birkaç ay içerisinde bu yapılan açıklamadan sonra tartışmayacağımız, çözmeyeceğimiz hiçbir meselemiz kalmayacak diyen iktidar yirmi aydır bekliyor. Kimi bekliyor? Neyi bekliyor? Sorusunun yanıtını emin olun” dedi.

adsiz-tasarim-3.jpg

“Bu mitingler sadece özgürlük için değil, barış ve demokrasi içindir”

Konuşmasının devamında bugüne kadar yürüttükleri çalışmalara değinen Bakırhan, “Türkiye ve Kürt kentlerinin dört bir yanından seçilmiş arkadaşlarımızla birlikte buradayız. Evlatlarını yitiren barış anneleriyle birlikte buradayız. Bu savaş ve çatışmadan dolayı işini kaybeden KHK'li arkadaşlarla, yoldaşlarla bir aradayız. Geleceğimiz dediğimiz gençlerle birlikte bir aradayız. Bugüne kadar iki bin beş yüz tane toplantı yaptık. İşte samimiyet budur. Karşılıksız bir şey beklemeden topluma gidip ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğimiz barışın ne kadar kıymetli ve önemli olduğunu anlatmak büyük samimiyettir. O samimiyeti biz çoktan gösterdik. Şimdi samimi olması gerekenlere de bir an önce artık kalıcı adımların atılması gerektiği çağrısını buradan yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

adsiz-tasarim-1.jpg

Bakırhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Değerli arkadaşlar biz sadece Sayın Öcalan'ın fiziği özgürlüğünü istemiyoruz. Onunla birlikte bu ülkenin barışla, demokrasiyle buluşmasını istiyoruz. Onunla birlikte toplumda adalet olsun istiyoruz. Onunla birlikte ekokırımın durmasını istiyoruz. Onunla birlikte Türkiye'de yaşayan bütün halkların ve inançların özgürce, eşitçe kardeşçe bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesin eşit yurttaş olmasını istiyoruz. Dolayısıyla önümüzde yirmi yedi Haziran ve yirmi sekiz Haziran'da yapacağımız bu mitingler sadece Sayın Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için değil, onunla birlikte demokrasi için, onurlu bir barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir.

27 Haziran'da Van'da ve Mersin'de kadınları, gençleri, Arapları, Alevileri, o bölgede yaşayan bütün halkları ve inançları miting alanına davet ediyoruz. Sayın Öcalan üzerine düşeni yaptı. Sayın Öcalan'ın partisi üzerine düşeni yaptı. Şimdi biz de halklar, inançlar, kadınlar ve gençler olarak o miting alanlarında on binlerle, yüz binlerle bir araya gelerek bu barış sürecini ne kadar istediğimizi ve bu barış sürecine ne kadar inandığımızı haykırmaya çalışacağız.

Yine 28 Haziran'da Diyarbakır ve İstanbul'da aynı zamanda demokratik toplum ve özgürlük mitingleri yapacağız. Bütün kardeşlerimi, yoldaşlarımı, bütün çalışma arkadaşlarımı o mitinglerin on binlerle, yüz binlerle geçmesi için çalışma alanlarına davet ediyorum. İstanbul'da bir buçuk milyonla Nevroz'u kutlayan o görkemli, onurlu halklarımızı, emekçileri 28 Haziran'da yapılacak mitinge davet ediyorum.

Barış izleyerek yenmez. Barış sadece Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrıyla sonucuna ulaşmaz. Bizim de katkı ve destek sunmamız gerekiyor. Katkı ve destek sunacağımıza inanıyorum. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki bu topraklarda çatışmanın, şiddetin, can ve mal kaybının ne olduğunu biz çok iyi biliyoruz, bunları yaşadık. Biz çok iyi biliyoruz ki barışın kaybedeni yoktur.

Bugüne kadar sizlere soruyorum. Barışını yapmış, toplumsal barışını sağlamış, huzurlu ve mutlu olmayan tek bir ülke gösterebilir misiniz? Kolombiya’da yüz binlerce insan yaşamını yitirdi. Ama Kolombiya kendi barışını sağladı. İnat demedi. Teyit demedi. Önce sen, önce ben demedi. Samimi bir şekilde iki taraf masaya oturdu. Ölümleri durdurdu. On binlerin can kaybını durdurdu. O savaşa, çatışmaya giden milyarlarca dolarını durdurdu.

İngiltere’den daha mı akıllıyız? Dünyayı masada yöneten bir ülke kendi içerisindeki çatışmalı süreci masayla, diyalogla, müzakereyle çözdü. Kendi sorununu çözmeyenler Orta Doğu’daki ülkelerdir. Otoriter rejimlerdir. Demokrasiyi benimsemeyen rejimlerdir. Dolayısıyla bizler barışın kazandırdığına olan inançla, samimiyetle birlikte bu sürece yaklaşmalıyız.

Bu sürecin barışla sonuçlanacağına inanan bir arkadaşınız ve yoldaşınızım. Daha demokratik bir basınç oluşturmamız lazım. Daha güçlü bir şekilde barış taleplerimizi ve diğer taleplerimizi meydanlarda bir araya gelerek güçlü bir sesle dillendirmemiz gerektiğini düşünüyorum ve bütün emek vermiş, bedel ödemiş, bugüne kadar bu işin derdini, belasını çekmiş gençlerimizi, kadınlarımızı, halkları ve inançları o barış meydanına, o barış taleplerinin haykırılacağı meydana davet ediyorum.

Mitinglerimizin barışa, demokrasiye, onurlu bir yaşama, eşit yurttaşlığa, demokratik bir cumhuriyete vesile olması dileklerimle tekrar sizleri, bizi ekranları başında izleyen ve dinleyen halklarımıza selam, saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz kazanacağız. Barış kazanacak. Onurlu ve eşit bir yaşamı birlikte mücadelemizle kuracağımıza olan inancımı yeniliyor, buradan Sayın Öcalan'a ve cezaevindeki bütün yoldaşlarımıza da selam, saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.