Binada gürültüye 13 bin TL ceza: Hapis de gelebilir

Binada gürültüye 13 bin TL ceza: Hapis de gelebilir
 Muhabir
Gürültü cezaları ile ilgili yapılan güncelleme ile binada gürültü yapan komşuya şikayet durumunda 13 bin TL para cezası kesilebilecek. Bazı durumlarda hapis cezası da gündeme gelebilir.

AMİDA HABER - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında gürültüye ilişkin idari para cezaları, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncelleniyor. Bu yıl için belirlenen cezalara göre binada aşırı gürültü yapan kişilere 13 bin 847 TL, araç kaynaklı gürültüye 41 bin 820 TL, işyeri ve atölye gürültüsüne 139 bin 746 TL, fabrika veya şantiye kaynaklı gürültüye ise 419 bin 509 TL idari para cezası uygulanacak.

saglik-16.jpg

Gürültü genellikle idari para cezası ile sonuçlanırken, başkalarının sağlığını bozacak seviyede ve bilinçli şekilde yapılması halinde 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Israrlı şekilde rahatsız etme durumunda ise 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası söz konusu olabiliyor. Cezalar, şikâyet veya denetim sonucu belediye, zabıta ya da çevre denetim ekipleri tarafından kesiliyor.

Komşular birbirini rahatsız etmekten kaçınmalı

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Cihat Gökçe, komşuluk hukukunun birden fazla yasa tarafından düzenlendiğini belirterek, herkesin mülkiyet hakkını kullanırken komşularını olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınmakla yükümlü olduğunu söyledi.

saglik-12.jpg

Gökçe, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesine göre kat maliklerinin bağımsız bölümlerini ve ortak alanları kullanırken doğruluk ve dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, aynı yasanın 19. maddesinin ise diğer kat maliklerin haklarının ihlal edilmemesini öngördüğünü hatırlattı. Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesinin de ''Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür'' ibaresinin yer aldığını belirtti.

saglik-15.jpg

Gürültü suç sayılabilir

Türk Ceza Kanunu’nda gürültüyle ilgili cezai düzenlemelerin bulunduğunu belirten Gökçe, TCK’nin 183. maddesine göre başkalarının sağlığını bozacak düzeyde gürültü yapılmasının suç olduğunu ve hapis ya da adli para cezası uygulanabileceğini söyledi. Gürültü dışında kasıtlı ve sürekli rahatsız etme durumlarında ise TCK’nin 123. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçunun gündeme gelebileceği mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verileceğini ifade etti.

Delil önemli

Bu tür durumlarda şikâyet sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi için ses veya video kaydı, fotoğraf, apartman yönetimi ya da güvenlik tarafından tutulan tutanaklar ve tanık beyanlarının delil olarak önem taşıdığını belirten Gökçe, mağdur komşuların dava açabileceğini söyledi.

Tazminat talebi de mümkün

Türk Borçlar Kanunu’na göre hukuka aykırı fiille zarar veren kişinin zararı gidermekle yükümlü olduğunu hatırlatan Gökçe, komşular manevi tazminat ödemesini yetkili Asliye hukuk mahkemesinde dava açmak suretiyle talep etme hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Kabahatler Kanunu da devrede

Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesine göre başkalarının huzurunu bozacak şekilde gürültü yapan kişilere idari para cezası uygulanabildiğini belirten Gökçe, komşuluk hukukunun temel amacının huzurlu yaşam ortamını korumak olduğunu söyledi.

Komşuluk hukuku birçok yasanın birçok hükmü gereğince açıklandığını söyleyen Gökçe, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Sınırları çizilmiş ve ihlaller halinde izlenecek hukuki yollar bu yasalarda açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda görüleceği üzere komşuluk kavramı hukukumuzda birçok kanunda yer alan önemli bir kavramdır. Başta Medeni Kanunumuz ardından Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu ve neticelere bakımından Türk Borçlar Kanunu gibi kanunlarımızda yer alan ilgili maddelerin temel amacı sağlıklı komşuluk bağları kurulmasını sağlamak ve oluşan uyuşmazlıklarda ihlallerin son bulması ve ihlallerin ortaya çıkardığı zararları gidermektir. Yine anılan yasalarımızın anılan maddeleri yerel örf ve adetlere göre de önemli olan komşuluk kavramı ile benzerlik göstermektedir. Kat malikleri hem kendi mülklerini hem de ortak alanları kullanırken diğer kat maliklerinin, kiracıların ve her türlü hak sahiplerinin haklarına yasalar çizgisinde saygı göstermeli ve huzurlu bir yaşam ortamının korunmasına özen göstermelidirler. Söz konusu özen yükümlülüğünün ihlali halinde hukuki, idari ve cezai yönden birçok yasal müeyyidenin gündeme gelmesi söz konusu olabilmektedir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.