Diyarbakır Barosu’ndan Siverek ve Maraş açıklaması

Diyarbakır Barosu’ndan Siverek ve Maraş açıklaması
 Muhabir
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına ilişkin açıklama yaparak çocukların güvenliğinin sağlanamadığına dikkat çekti.

AMİDA HABER- Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarını hedef alan silahlı saldırıların ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan olayların çocukların temel haklarının korunmasında ciddi zafiyetleri ortaya koyduğu belirtilerek, sorunun münferit değil yapısal olduğuna işaret edildi.

690x390cc-mrkz-15-04-2026-meres-saldiri-002.jpg

Çocukların güvenliği vurgulandı

Merkez tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarını hedef alan silahlı saldırılar, çocukların en temel haklarının korunmasına ilişkin ciddi zafiyetleri bir kez daha ortaya koymuştur. Çocukların güvenli ortamlarda eğitim alma hakkının ve yaşam hakkının korunamadığı bu tür vahim olaylar, yalnızca münferit vakalar olarak değil, çocuk koruma ve eğitim sistemine ilişkin yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan saldırılarda yaralanan çocuklara ve öğretmenlere acil şifalar diliyor, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.”

Erken müdahale eksikliği

Açıklamada, risk işaretlerinin zamanında değerlendirilemediğine dikkat çekilerek şu değerlendirmeler paylaşıldı:

“Her şeyden önce açıkça ifade edilmelidir ki; çocuklar eğitim hakkını güvenli bir ortamda kullanamamaktadır. Eğitim alanları, çocukların fiziksel ve psikolojik olarak en güvende olması gereken yerler iken, bugün yaşam hakkının dahi yeterince korunamadığı alanlara dönüşme riski taşımaktadır. Çocukların okula giderken can güvenliği endişesi taşıması kabul edilebilir bir durum değildir. Saldırıyı gerçekleştiren bir çocuğun daha önce sosyal medya üzerinden bu eyleme dair açık söylemlerde bulunduğu bilinmesine rağmen gerekli önleyici tedbirlerin alınmamış olması, erken müdahale mekanizmalarının yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Bu durum, risk işaretlerinin zamanında tespit edilip değerlendirilmediğini ve ilgili kurumlar arasında etkin bir koordinasyonun sağlanamadığını göstermektedir.”

Çözüm önerileri sıralandı

Merkez, yalnızca cezai yaptırımların artırılmasının yeterli olmayacağını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

“Bu tür trajik olayların ardından yalnızca cezaların artırılmasına yönelik tartışmaların gündeme gelmesi ise sorunun özünü tespit etmekten uzak bir yaklaşımdır. Zira eylem sonrasında kendi yaşamına son veren bireyi, cezai yaptırımların ağırlığıyla caydırmak mümkün değildir. Dolayısıyla çözüm, yalnızca cezalandırmaya dayalı değil; önleyici, koruyucu ve onarıcı bir yaklaşımda aranmalıdır. Bu kapsamda; Saldırının gerçekleştirilmesine neden olan sosyal, psikolojik ve çevresel nedenlerin bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi, akran zorbalığıyla etkin mücadele edilmesi ve okullarda güvenli sosyal ortamların oluşturulması, risk altındaki çocukların erken aşamada belirlenmesine yönelik erken risk tespiti ve izleme sistemlerinin kurulması, elde edilen veriler doğrultusunda çocuklara yönelik psikososyal destek ve rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun sağlanarak önleyici müdahale kapasitesinin artırılması hususları acil bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak; çocukların güvenli ortamlarda eğitim alabilmesi, şiddetten korunması ve sağlıklı bireyler olarak toplum içerisinde yer alması için gerekli tüm hukuki ve yapısal adımların atılması çağrısında bulunuyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.