Diyarbakır Barosu’ndan TBMM’ye ‘entegrasyon’ çağrısı
AMİDA HABER- Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Av. Şilan Çelik Şimşek tarafından okunan açıklamada, Türkiye’de uzun yıllardır devam eden çatışmalı sürecin başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler alanında ağır ihlallere yol açtığı belirtildi. Özellikle 2013–2015 yılları arasındaki çözüm sürecinin sona ermesinin ardından güvenlik eksenli politikaların şiddet sarmalını derinleştirdiği hatırlatılan açıklamada, gelinen aşamada kalıcı barış için silahlı çatışmanın sona erdirilmesini hukuki güvenceye bağlayan, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu özel bir entegrasyon yasasının çıkarılması gerektiği kaydedildi.

TBMM komisyonuna rapor sunuldu
Açıklamada, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çeşitli kesimlerle görüşmeler yürüttüğü hatırlatılarak, Komisyona sunulmak üzere kapsamlı bir hukuki değerlendirme hazırlandığı belirtildi. Raporda, entegrasyon sürecinin uluslararası örneklerde olduğu gibi silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon aşamalarını içeren bütüncül bir model çerçevesinde ele alınması gerektiği ifade edildi. Sürecin keyfiliğe yol açmayacak açık ve net tanımlarla düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.
MHP'den 'Umut Hakkı' çıkışı: Müebbet alanlar için kapılar kapalı
Af değil, barış sürecine özgü hukuk talebi
Baro, entegrasyon sürecinde silah bırakan örgüt üyeleri arasında hiyerarşik ya da suç isnadına dayalı ayrım yapılmaması gerektiğini savundu. Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereği tüm bireylerin kanun önünde eşit muamele görmesi gerektiği belirtilirken, kolektif çatışma süreçlerinin bireysel cezalandırma yaklaşımıyla çözülemeyeceği ifade edildi. Hazırlanacak düzenlemenin bir genel ya da özel af niteliği taşımaması, barış sürecine özgü istisnai bir hukuk rejimi olarak kurgulanması gerektiği ifade edildi.

TMK kaldırılsın
Açıklamada, 1991 yılında yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) olağanüstü güvenlik koşulları esas alınarak hazırlandığı, çatışmanın sona erdiği bir dönemde hukuki meşruiyet zeminini büyük ölçüde yitireceği savunuldu. Bu nedenle TMK’nın yürürlükten kaldırılması ve entegrasyon sürecini güvence altına alacak özel bir kanunun çıkarılması çağrısı yapıldı. Ayrıca demokratik katılımın önündeki engellerin kaldırılması, kadınlar ve gençlere yönelik özel mekanizmaların oluşturulması, hakikat komisyonları kurulması ve uluslararası insan hakları standartlarına uyumun sağlanması gerektiği belirtildi.
Diyarbakır Barosu açıklamasında, Türkiye’nin tarihi bir eşikte bulunduğunu belirterek, kapsayıcı, şeffaf ve insan haklarına dayalı bir entegrasyon sürecinin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.