Diyarbakır’dan tarihi yasaya tam destek

Diyarbakır’dan tarihi yasaya tam destek
Çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve silahlı dönemin sona ermesini amaçlayan 12 maddelik çerçeve yasa teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Diyarbakır’ın siyaset, iş dünyası ve akademi çevrelerinden teklife tam destek mesajları verildi.

Çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. 12 maddeden oluşan tarihi teklife 360 milletvekili imza atarken, teklifin 11 Ağustos tarihine kadar yasalaştırılması hedefleniyor.

‘Tarihi bir süreç yaşıyoruz’

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Türkiye’nin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, ilk kez 100 yıllık bir sorunun çözümü için güçlü bir siyasi irade ortaya konulduğunu söyledi.

Ensarioğlu, “İlk defa Türkiye, 100 yıllık bir sorunu, 41 yıldır şiddet üreten, 70 bin insanımızın canına mal olan, büyük acıların yaşanmasına neden olan ve ekonomik olarak Türkiye’ye 2 trilyon doların üzerinde maliyet oluşturan bir süreci çözme iradesi ortaya koyuyor” dedi.

‘Süreci diyalogla bitiriyoruz’

Meselenin yalnızca terör ve şiddet başlığıyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Ensarioğlu, “Süreci siyaseten bitiriyoruz, diyalogla bitiriyoruz, kavgasız bitiriyoruz. Türkiye, her türlü endişeden uzak bir şekilde bu sorunu özgüvenle çözebilecek iradeye sahiptir” diye konuştu.

Ensarioğlu, bunun yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını belirterek, “Bu, bin yıllık kardeşlikten bahsettiğimiz çok daha büyük bir meseledir” ifadelerini kullandı.

2026/06/06/galip-ensarioglu2.webp

“Şiddetin fayda getirmediği görüldü”

41 yıllık süreçte şiddetin sorunu çözmediğinin görüldüğünü söyleyen Ensarioğlu, “Çatışmaların kimseye fayda sağlamadığını hep beraber yaşadık. Büyük acıları toplumun her kesimi yaşadı. Ancak bugün bütün tarafların artık şiddetin fayda getirmeyeceğine inandığı bir noktadayız. Bu, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun geleceği açısından çok önemli bir adımdır” dedi.

‘Yasaya ihanet yasası demek akılla bağdaşmaz’

Teklifin Meclis’e sunulduğunu ve Meclis kapanmadan yasalaşmasını beklediklerini belirten Ensarioğlu, yasaya yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

Ensarioğlu, “Bu yasayı ihanet yasası olarak tanımlayanlar oldu. Meclis’in yüzde 95’inin destek verdiği bir yasaya ihanet yasası demek akılla bağdaşmaz. Eğer Meclis’in yüzde 95’i ihanet içindeyse zaten bu ülke batmış demektir. Böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

Bu konunun siyaset üstü değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ensarioğlu, “Bu mesele ülkemizin ve insanımızın geleceğini, önümüzdeki bin yılı inşa edecek bir meseledir. Buradan siyasi hesap yapmak, kim kazandı, kim kaybetti anlayışıyla yaklaşmak doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Coşkun: Şiddetin siyaset üzerindeki etkisini ortadan kaldırdı

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, çerçeve yasa teklifinin, silahın ve şiddetin siyaset üzerindeki etkisini ortadan kaldırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi.

Coşkun, “Şiddetin ortadan kaldırılması, silahın gölgesinin siyasetin üzerinden çekilmesi hem Kürt meselesi açısından hem de genel olarak Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından son derece hayırlı bir gelişmedir. Bu nedenle yasayı öncelikle bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor” dedi.

Sürecin başlangıcından itibaren temel hedefin Kürt meselesinin tamamen çözülmesi değil, PKK’nin silahsızlandırılması olduğunu belirten Coşkun, “PKK silahsızlandırıldıktan sonra Kürt meselesine ilişkin taleplerin siyaset sahasında konuşulması, siyasi aktörler tarafından dile getirilmesi öngörülen bir süreç söz konusu. Şu anda bu sürecin en önemli adımı atılmış durumda” ifadelerini kullandı.

vahap-coskun.webp

“Yasa ile süreç hukuki zemine kavuştu”

Teklifin sürece hukuki bir altyapı kazandırdığını belirten Coşkun, “Böylece silahsızlanmaya yönelik olarak uzun süredir devam eden tartışmaların önemli bir kısmı geride kaldı. Bir yasa çıkacak mı, Meclis bunu kabul edecek mi, süreç nasıl ilerleyecek gibi temel sorular artık farklı bir aşamaya geçmiş durumda” dedi.

‘Uzlaşı sonucu metin oluştu’

Teklifin önemli bir uzlaşmanın sonucu olduğunu ifade eden Coşkun, “Bu metin hem devlet ile PKK arasındaki sürecin hem de parlamentodaki partilerin büyük bölümünün uzlaşmasının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Meclis’teki altı parti grubunun imzası ve 360’tan fazla milletvekilinin desteği önemli bir uzlaşmayı gösteriyor” diye konuştu.

‘Daha kapsamlı düzenlemeler yapılabilir’

Teklifin daha kapsamlı olabileceğini düşündüğünü belirten Coşkun, bazı kişilerin düzenleme dışında bırakılmasının ilerleyen dönemde yeniden ele alınabileceğini söyledi.

Coşkun, “Başından itibaren bu sürecin bir bütün olarak ele alınması ve kimsenin dışarıda bırakılmaması gerektiğini ifade ettim. Ancak taraflar böyle bir ilk adım üzerinde uzlaşmışsa, mevcut mekanizma da işletilebilir” dedi.

Teklifte bazı suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturması bulunanlar ile bazı ağır suç kapsamındaki kişilerin düzenleme dışında tutulduğunu belirten Coşkun, ilerleyen dönemlerde farklı yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceğini ifade etti.

“Muhtemelen önümüzdeki dönemde hem Abdullah Öcalan’a hem de örgütün yönetici kadrosuna ilişkin yeni düzenlemeler tartışılabilir. Bu düzenlemeler yeni yasalarla veya mevcut mevzuatta yapılacak değişikliklerle gerçekleştirilebilir” diye konuştu.

2026/07/13/selahattin-demirtas.webp

‘Demirtaş dosyası düzenlemeden etkilenebilir’

Coşkun, Selahattin Demirtaş’ın durumunun ise düzenlemeyle doğrudan bağlantılı olmadığını belirterek, hukuki sürecin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Demirtaş dosyasının bu düzenlemeyle doğrudan bir ilgisi yok. Demirtaş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak düzenleme yürürlüğe girerse, kapsam dışında bırakılan kişiler arasında sayılmadığı için kendisine ilişkin bazı hukuki sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

Coşkun, sürecin bundan sonraki aşamasında yeni düzenlemelerin ve demokratikleşme adımlarının gündeme gelebileceğini belirterek, “Bu, bir başlangıç niteliğinde değerlendirilmeli. Silahın devreden çıkmasıyla birlikte siyasal alanın güçlenmesi ve sorunların demokratik zeminlerde konuşulması sürecin temel hedeflerinden biri olmalıdır” dedi.

Kaya: Çatışmalı süreci bitiren önemli bir hukuki çerçeve

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise, 12 maddelik çerçeve yasa teklifinin, uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreci sona erdirmeye yönelik önemli bir hukuki metin olduğunu söyledi.

Kaya, “50 yıllık çatışmalı süreci bitiren, güvenlik çerçevesi olan hukuki bir metin doğrusu önemli. Sonuçta bu, Kürt sorununun çözümü değil; ancak Kürt sorununun çatışmalı boyutunu sonlandıran ortak bir metindir” dedi.

‘Yeni bir çalışma sürecinin başlangıcı’

Yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan 12 maddelik teklifin detaylı ve kapsamlı bir hazırlık sürecinin ürünü olduğunu belirten Kaya, “12 maddeden oluşuyor ancak özellikle Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulacak kurulun yapısına baktığımızda, Meclis’in onaylamasıyla birlikte yeni bir çalışma sürecinin de başlayacağını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

mehmet-kaya.webp

‘Kapsam dışında kalan konular yeniden değerlendirilmeli’

Mevcut düzenlemede ileride sorun oluşturabilecek bazı noktalar bulunduğunu ifade eden Kaya, özellikle kapsam dışında bırakılan gruplara dikkat çekti.

Kaya, “En önemli konulardan biri, lider kadro olarak ifade edilen ancak daha çok aldıkları cezalar üzerinden tanımlanan bazı kişilerin kapsam dışında bırakılmasıdır. Eğer amaç şiddetin tamamen sona ermesi ve örgütün kendini feshetmesi ise, süreç ilerledikçe bunlarla ilgili de yeni değerlendirmeler yapılması gerekiyor” dedi.

‘Risk oluşturabilir’

Kapsam dışında bırakılan kişilerin sürecin dışında tutulmasının yeni riskler oluşturabileceğini savunan Kaya, “Bu kişileri farklı merkezlerde bırakmak, sürecin dışında tutmak ileride provokasyonlara açık bir alan oluşturabilir. Bu nedenle yol haritasına göre yeni düzenlemelerin yapılması gerekebilir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulacak kurulun önemli bir görev üstleneceğini belirten Kaya, kurulda Milli Savunma Bakanlığı, MİT, MGK ve ilgili bakanlıkların yer almasının sürecin izlenmesi ve yeni adımların atılması açısından önemli olduğunu söyledi.

“Siyasi haklar ve toplumsal uyum konusu ele alınmalı”

Kaya, düzenlemede yer alan erteleme ve siyasi yasak konularının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bu insanların gelip topluma nasıl adapte olacağı, siyasi alanda nasıl yer alacağı konusu önemlidir. Siyasete katılım alanlarını kapatırsanız, insanların toplumsal yaşama uyum sağlaması konusunda sorunlar ortaya çıkabilir” dedi.

‘Yasa geçerse 5 bin kişi dönecek’

Sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Bahsettiğimiz rakamlar 5 binin üzerinde insanın dönüşünü ifade ediyor. Bu insanların geldikten sonra ne yapacağı, nasıl istihdam edileceği, topluma nasıl kazandırılacağı konusunda da eş zamanlı çalışmalar yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bölgenin ekonomik sorunlarına dikkat çeken Kaya, “Burası işsizliğin en yüksek olduğu bölgelerden biri. Yeni gelecek insanların büyük bölümü de yine bu bölgede yaşayacak. Bu nedenle istihdam ve ekonomik uyum konusunda kapsamlı adımlar atılmalı” dedi.

“Güven artırıcı adımlar sürecin kalıcılığı için önemli”

Kaya, silahların susmasının önemli bir aşama olduğunu ancak bunun kalıcı hale gelmesi için güven artırıcı adımların da atılması gerektiğini söyledi.

“Evet, önemli olan güvenlik sürecinin tamamlanması, şiddetin sona erdirilmesi ve silahsızlanma sürecidir. Ancak bunun yanında toplumsal ve siyasal alanlarda da yeni adımların atılması gerekiyor” diye konuştu.

‘İnsanlar keyfi olarak dağa çıkmadı’

Kürt meselesinin yalnızca silahlı boyutuyla ele alınamayacağını belirten Kaya, “Bu insanlar bir sabah keyfi olarak dağa çıkmadılar. Şiddet yöntemi kabul edilebilir değildir ancak bu sorunun ortaya çıkmasına neden olan tarihsel süreç de göz ardı edilmemelidir” ifadelerini kullandı.

Kaya, güven artırıcı adımların önemine değinerek, “Kayyum uygulamaları, yargı süreçleri ve sosyal-ekonomik alanlardaki düzenlemeler de bu sürecin tamamlayıcı unsurlarıdır. Toplumun hem doğusunun hem batısının bu sürecin kalıcı bir çözüme gittiğine inanması gerekiyor” dedi.

Bedirhanoğlu: Diyarbakır açısından tarihi bir gün

Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, çerçeve yasa teklifinin sunulmasını Diyarbakır açısından önemli ve tarihi bir adım olarak değerlendirdi.

Diyarbakır’ın Ağustos sıcağında içleri ferahlatan bir gün yaşandığını belirten Bedirhanoğlu, sürecin başından itibaren silahlı şiddetin devreden çıkmasının bölge açısından önemine dikkat çekti.

Bedirhanoğlu, “Hepimizin sosyal hayatını, toplumsal hayatını, siyasal hayatını ve ekonomik hayatını cendereye alan, gündelik yaşamımızda dahi bizi önemli ölçüde sıkıntıya sokan bu silahın ve şiddetin bitiyor olması gerçekten önemli ve kıymetlidir” diye konuştu.

sahismail-bedirhanoglu.webp

‘Demokratik siyaset daha fazla güçlenecek’

Bedirhanoğlu, yeni dönemde demokratik siyasetin daha fazla güçleneceğini belirterek, “Ülkemizin demokratik mücadelesinde, demokratik standartların yükseltilmesinde bu tür çalışmaların devam etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Bölge yatırım ve sermaye akışına hazırlanıyor”

İş dünyası olarak sürece ilk günden itibaren destek verdiklerini belirten Bedirhanoğlu, çatışmasız ortamın bölgenin ekonomik geleceği açısından önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi.

Bedirhanoğlu, “Bu sürecin hem ticari hayatın gelişmesine hem de bölgenin kalkınmasına, dışarıdan sermaye ve yatırım almasına önemli katkı sağlayacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde bölge açısından güzel günlerin habercisi olacağını düşünüyoruz” dedi.

Uzun yıllar boyunca Diyarbakır’ın dışarıdan yatırım alamadığını ifade eden Bedirhanoğlu, “Çatışmanın ve şiddetin olduğu, bunun yeniden ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu yerde yatırımın gelmemesi hayatın doğal sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeni dönem demokratik siyaset dönemi olacak”

Silah ve şiddet döneminin kapanmasıyla yeni bir toplumsal sürecin başlayacağını belirten Bedirhanoğlu, “Yeni bir dönem başlıyor. Bu da demokratik siyaset döneminin başlayacağı yeni bir toplumsal süreci ifade ediyor” dedi.

Sürece ilişkin beklenti ve eksikliklerin önümüzdeki dönemde tartışılmasının doğal olduğunu ifade eden Bedirhanoğlu, önemli olanın geniş bir mutabakatla hareket edilmesi olduğunu söyledi.

Bedirhanoğlu, teklif kapsamında bazı düzenlemelere de değinerek, denetimli süreçlerin işletileceğini belirtti. Örgüt yöneticilerinin ise mevcut metin kapsamında farklı değerlendirildiğini ifade ederek, ilerleyen dönemlerde yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.

“Bu ilk ve son metin değil, ilk ve son yasal süreç de değil. Önümüzdeki dönemlerde herkesin bu süreci sahiplenmesi ve sağlıklı şekilde yönetmesiyle demokratik adımların da atılacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Ebedinoğlu: Huzur ortamıyla bölgenin önü açılacak

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, bölgede uzun yıllardır devam eden çatışmalı sürecin sona ermesine yönelik adımların toplumda büyük bir umut oluşturduğunu söyledi.

Yaklaşık 50 yıldır bölgede yaşanan çatışmalı sürecin hem bölge insanını hem de Türkiye genelini etkilediğini belirten Ebedinoğlu, “Kürt sorununun geldiği nokta gerçekten hem bölgemizde yaşayan insanların hem de Türkiye genelinde herkesin büyük bir umutla beklediği bir süreç haline geldi” dedi.

Huzurun, birlikteliğin ve kardeşliğin güçlenmesi için siyasi partilerin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade eden Ebedinoğlu, “Yıllardır bütün siyasi partilerimizin tek vücut olması, herkesin elini değil gövdesini taşın altına koyması gerektiğini ifade ettik. Gelinen noktada siyasi partilerin büyük bölümünün desteği, sürece ilişkin kararlı tutum ve kamuoyundan gelen destekle Meclis’e böyle bir yasanın gelmesi hepimizi umutlandırdı” diye konuştu.

alican-ebedinoglu.webp

‘Bölge ekonomik olarak yeniden hareketlenecek’

Yasal düzenlemelerle birlikte Türkiye’nin ve özellikle bölgenin önünün açılacağını belirten Ebedinoğlu, ekonomik gelişmeler açısından da yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

Ebedinoğlu, “Bölgeler arasındaki ekonomik dengesizliklerin ve makasın açılmasının temel nedenlerinden biri de yıllardır yaşanan olaylardır. Kardeşliğin pekişmesi ve bu yasal düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte bölgede büyük bir hareketlilik yaşanacağına inanıyorum” dedi.

Huzur ve güven ortamı oluşmadan ekonomik kalkınmanın mümkün olmadığını vurgulayan Ebedinoğlu, geçmişte birçok teşvik paketi açıklanmasına rağmen istenilen sonuçların alınamadığını ifade etti.

“Birçok hükümet bölgenin ekonomik kalkınması için teşvik paketleri açıkladı. Ancak huzur ve güven olmadığı yerde sanayi gelişmedi, ekonomik canlanma sağlanmadı, istihdam oluşmadı. Yıllardır gençlerimiz batı illerinde ve Avrupa’da iş aramak zorunda kaldı” dedi.

Ebedinoğlu, yeni süreçle birlikte göç hareketinin tersine dönebileceğini belirterek, “İnanıyorum ki bu süreçle birlikte bölgemiz yeniden yatırım alan, istihdam oluşturan bir merkez haline gelebilir” ifadelerini kullandı.

‘Sadece 12 maddelik yasa yeterli değil’

12 maddelik düzenlemenin önemli bir adım olduğunu ancak bunun devamında yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirten Ebedinoğlu, ekonomik ve sosyal boyutların da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Ebedinoğlu, “Sadece Meclis’ten çıkacak 12 maddelik yasal düzenleme yeterli değil. Bunun siyasal ve ekonomik boyutlarının da ele alınması gerekiyor. Bölgenin kalkınması için altyapının güçlendirilmesi, girişimcilerin ve yatırımcıların bölgeye rahat şekilde gelmesinin önünün açılması gerekiyor” dedi.

Sürecin ekonomik, sosyal ve siyasal tüm boyutlarıyla ele alındığını belirten Ebedinoğlu, “Dağdan gelen insanların ve diğer kesimlerin topluma entegre olması zaman alacaktır. Bunun için gerekli yasal düzenlemelerin ve istihdam çalışmalarının yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ebedinoğlu, sürecin siyasi bir beklenti olmadan, toplumsal barış ve kardeşlik temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Barış ve kardeşlik sağlanacaksa her alanda, her şekilde sağlanması gerekiyor. Bunun yalnızca yasalarla değil, kalıcı düzenlemelerle desteklenmesi önemlidir” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.