Diyarbakır depreme hazır değil: O binalarda risk yüzde 70
AMİDA HABER- Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depreminin üzerinden 3 yıl geçti. 11 ili etkileyen felakette yaklaşık 55 bin kişi hayatını kaybetti, yüzbinlerce kişi yaralandı. 412 kişinin hayatını kaybettiği, 6 bine yakın ağır hasarlı binanın yıkıldığı Diyarbakır’da, deprem sonrası tedbirler merak konusu oldu. Amida Haber’e konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Mahsum Korkmaz, kentin halen yüksek risk altında olduğunu söyledi.

‘Diyarbakır’ın yüzde 70’inde risk var’
Korkmaz, deprem sonrası yalnızca ağır hasarlı binaların yıkıldığını hatırlatarak, “Depremden sonra Diyarbakır’ın bir risk haritası hala oluşturulmadı. Sadece ağır hasarlı diye tabir edilen binalar yıkıldı. Ancak depremden etkilenmeyip yapısal sorunları olan, ömrünü tamamlamış bina sayısı bunun 4-5 katı, hatta 10 katı kadar olabilir. Halen Diyarbakır’da yapısal çürüklük bulunan, mühendislik hizmeti almamış, iskan ruhsatı olmayan çok sayıda bina var. Özellikle 2000 yılı öncesi yapılan yapıların büyük bölümü riskli. Diyarbakır’da bina stokunun yüzde 60-70’inin durumu iyi değil” diye konuştu.

‘Yerinde dönüşüm kampanyası yetersiz kaldı’
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başlattığı yerinde dönüşüm kampanyasına da değinen Korkmaz, kampanyanın etkisiz kaldığını belirterek, “Yerinde dönüşüm için 1-1,5 milyon TL’lik destek sağlandı ancak bu kampanya çok kısa sürdü ve yeterince duyurulmadı. Bu nedenle faydalanan kişi sayısı çok az oldu. Kampanyanın süresiz hale getirilmesini talep ediyoruz” dedi.

‘Batı’ya var, Diyarbakır’a yok’
Batı illeri ile Diyarbakır arasında ciddi bir fark olduğuna dikkat çeken Korkmaz, “İstanbul, Ankara ve İzmir’de çürük binalar için hem bakanlık hem belediyeler ciddi destek sağlıyor. Ancak Diyarbakır ve bölgemiz için böyle bir uygulama yok. Bakanlığın bu bölgeye yönelik somut bir girişimi olmadı. Diyarbakır birinci derece deprem bölgesi. Fay hatlarının aktif geçtiği bir şehir. Kentte on binlerce bina risk altında. İlgili kurumların acilen oturup kapsamlı bir risk haritası çıkarması gerekiyor. Ev fiyatları çok yüksek. Kimse kendi imkânıyla sıfırdan ev yapamaz. Devlet sosyal devlet anlayışıyla yeni konutlar üretmeli, fon sağlamalı. İnsanlar evlerinin çürük olduğunu bile bile oturmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Depremin 3’üncü yılı: Diyarbakır’da TOKİ binası oturulamaz hale geldi
‘Zemin tek başına belirleyici değil’
Zeminle ilgili yanlış algılara da değinen Korkmaz, “Zemin tek başına binanın yıkılmasına sebep olmaz. Bina doğru yapılmışsa zeminin etkisi sınırlıdır. Asıl mesele mühendislik hizmetidir. Vatandaşlarımız binalarının sağlamlığını yetkili kurumlara kontrol ettirmeli. Ağır hasarlı olmayan ama kötü durumda olan çok sayıda bina var. Devletin bu konuda acilen alternatif üretmesi gerekiyor” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.