Diyarbakır’da 2012 kararı 2026’da icra krizine dönüştü

Diyarbakır’da 2012 kararı 2026’da icra krizine dönüştü

Kaynak:Haber Merkezi

Diyarbakır’da 1993 Lice olaylarına ilişkin tazminat süreci 33 yıl sonra icra tartışmasına dönüştü. Bekiroğlu ailesi, “zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması” talebiyle dava açtı.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993’te yaşanan ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, ev ve iş yerlerinin zarar gördüğü olaylara ilişkin tazminat süreci, yıllar sonra yeni bir hukuki tartışmaya konu oldu.

Olayların ardından mağdurlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvururken, Türkiye’de de 5233 sayılı “Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” kapsamında zarar tespiti süreçleri işletildi. Başvurular kapsamında bazı mağdurlara maddi tazminatlar ödenirken, manevi tazminat talepleri ise mevzuat gereği reddedildi.

Aile kabul etmedi

Şeh Ömer Bekiroğlu’nun ailesi adına yürütülen süreçte, Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu 2008 yılında yaptığı değerlendirmede yaklaşık 26 bin TL tutarında maddi tazminat ödenmesine karar verdi. Ailenin manevi tazminat talebi ise kabul edilmedi.

Komisyon kararına itiraz eden aile, Diyarbakır İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, 20 Aralık 2012 tarihli kararında 5233 sayılı yasanın yalnızca maddi zararların karşılanmasını düzenlediğini belirterek manevi tazminat talebinin reddine hükmetti.

lice-1.webp

14 yıl sonra icra takibi başlatıldı

Mahkeme kararının üzerinden 14 yıl geçmesinin ardından Diyarbakır Valiliği’nin, karar doğrultusunda oluşan yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin tahsili için 2026 yılında icra takibi başlattığı öğrenildi. İcra ödeme emrinin Bekiroğlu ailesine 20 Mayıs 2026’da tebliğ edildiği bildirildi.

İlamlı icra dosyasında aileden toplam 38 bin 919 TL talep edildiği, bu tutarın ana para, faiz, vekalet ücreti ve çeşitli masraflardan oluştuğu belirtildi.

Aileden zamanaşımı itirazı

Bekiroğlu ailesi ise söz konusu icra işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Aile, ilamlı icra takiplerinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkeme kararının 2012’de kesinleştiğini ve bu sürenin 2022 yılında sona erdiğini belirterek 2026’da başlatılan takibin geçersiz olduğunu ileri sürdü. Aile, “zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması” talebiyle dava açtı.

Yenigün Gazetesi’nin haberine göre, sürece ilişkin yargılamanın devam ettiği bildirildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.