Diyarbakır’da Almanya hayali söndü: Talep yüzde 70 düştü

Diyarbakır’da Almanya hayali söndü: Talep yüzde 70 düştü
 Muhabir
Diyarbakır’da bir dönem Almanya’ya gitme hayalinin ilk adımı olan Almanca kurslarında büyük düşüş yaşandı. Son iki yılda kurslara talep yüzde 70 azalma görüldü.

Ekonomik sorunlar, siyasi ve sosyal nedenler ile gelecek kaygısı, geçmişten bu yana Avrupa ülkelerine yönelik göçün temel nedenleri arasında yer alıyor. Almanya ise Türkiye’den ve özellikle bölgeden göç etmek isteyenlerin en çok tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. Ancak son yıllarda göç süreçlerinin zorlaşması, vize ve belge denetimlerinin artırılması, ekonomik koşullar ve internet üzerinden verilen eğitimler Diyarbakır’daki Almanca kurslarına olan talebi önemli ölçüde düşürdü.

Gitmek için önce dil şartı

Göç, yalnızca insanların yaşadıkları ülkeden ayrılmasıyla başlayan bir süreç değil. Avrupa’ya yerleşmek isteyen birçok kişi, göç etmeden önce dil öğrenmeye başlıyor. Özellikle Almanya’ya gitmek isteyenler için Almanca, eğitim, aile birleşimi ve çalışma süreçlerinin önemli koşullarından biri olarak öne çıkıyor.

diyarbakirda-almanya-hayali-sondu4.webp

Talepler yüzde 70 azaldı

Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır’da da geçmiş yıllarda Almanca kurslarına yönelik olan yoğun talepte son iki yılda ciddi bir düşüş yaşandı. Yabancı Diller Kursu sahibi ve Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı Öğr. Gör. Resul Geyik, son yıllarda Almanca kurslarına yönelik talebin yaklaşık yüzde 70 azaldığını söyledi.

‘7-8 yıl önce haftada 4-5 sınıf açıyorduk’

Amida Haber’e konuşan Yabancı Diller Kursu sahibi ve Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı Öğr. Gör. Resul Geyik, Almancanın uzun yıllardır Türkiye ve Diyarbakır’da popüler dillerden biri olduğunu belirtti.
Almanya’nın Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Geyik, ülkenin uzun yıllardır göç alan ülkelerin başında geldiğini söyledi. Geyik, geçmiş yıllardaki talebe ilişkin, “Diyarbakır’da 8-9 yıl önce hafta içinde 4 ya da 5 sınıf açardık. Fakat şimdi 1 ya da 2 sınıfa düştü. Bu, kurumların sayısı ve niteliğinin azalmasından kaynaklı olduğu söyleniyor ama öyle değil. Daha çok insanların talebiyle ilgili bir durum” dedi.

‘QR kod gibi doğrulama yöntemleri eklendi’

Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin göç süreçlerinde son yıllarda daha sıkı denetim uygulamaya başladığını söyleyen Geyik, özellikle dil belgeleri ve sınav sonuçlarının daha ayrıntılı incelendiğini belirtti.

Geyik, “Aile birleşimi olabilir, eğitim olabilir ya da iş için olabilir. Bu tip durumlarda sınavlara ve Almanca belgelerine bakıyorlar. Türkiye’de ve Ortadoğu’da sahte belgelerle ilgili sorunlar yaşandı. Bu nedenle son iki yıldır belgelere QR kod gibi doğrulama yöntemleri eklendi. Bunun yanında kişinin gerçekten belge üzerinde belirtilen seviyede Almanca bilip bilmediğine de bakılıyor” diye konuştu.

‘Talep yüzde 200 seviyesindeydi’

Almanca kurslarına yönelik talebin göç hareketleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Geyik, özellikle Suriye savaşı ve bölgedeki gelişmelerin ardından Avrupa’ya yönelik göç isteğinin arttığını söyledi.

Geyik, “Ekonomik kaygılar, yaşam standartlarını artırma isteği, güvenlik ve belirsizlik gibi birçok faktör göçe neden oluyor. Göç sadece gittikten sonra başlayan bir şey değil. Gitmeden önce başlıyor. Bu süreçte kişinin dil öğrenmesi gerekiyor. 7-8 yıl önce Almanca kurslarına yönelik talep çok yüksekti. O dönem talep yüzde 200 seviyesindeydi diyebilirim. Almanca hocası bulamıyorduk. Herkes ders veriyordu. Ancak bu tamamen değişti.” ifadelerini kullandı.

diyarbakirda-almanya-hayali-sondu2.webp

Kimler büyük talep gösteriyordu?

Geçmiş yıllarda Almanya’ya gitmek isteyen sağlık çalışanlarının Almanca kurslarına yoğun ilgi gösterdiğini belirten Geyik, doktor, diş hekimi ve diğer sağlık çalışanlarının önemli bir bölümünün bu süreçten geçtiğini söyledi.

Geyik, “7-8 yıl önce neredeyse sağlıkçıların hepsi başvuruyordu. Gitmeyen bile vardı” diye konuştu.
Bir dönem sanayi çalışanları, kuaförler ve farklı esnaf gruplarının da Almanca öğrenmeye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Geyik, ancak son iki yılda bu gruplardan gelen talebin de ciddi biçimde azaldığını ifade etti.

Dolandırıcılık iddiaları da göç hayalini etkiledi

Göç sürecinde yaşanan dolandırıcılık vakalarının da insanların Avrupa’ya gitme konusunda daha temkinli davranmasına neden olduğunu belirten Geyik, özellikle iş vaadiyle para talep eden kişi ve kurumlara dikkat çekti.

Geyik, “Bir dönem ‘berberlik belgesini getir, seni işçi olarak göndereceğiz’ denilerek kişi başı 5 bin, 10 bin euro gibi paralar alındı. İnsanlar dolandırıldı. Diyarbakır’da bunu yapan birkaç kurum vardı. İnternette Avrupa ülkelerinde para karşılığında vatandaşlık veya çalışma imkanı sunduğunu iddia eden ilanlarla da karşılaşıyoruz. Asgari ücretle çalışan biri ya borç alıyor, ya kredi çekiyor, ya altın borçlanıyor ya da evini satıyor. 20 bin euro verip gidiyor, gittikten sonra dolandırılıyor veya yeniden para talep ediliyor” ifadelerini kullandı.

diyarbakirda-almanya-hayali-sondu5.webp

Almanca kurslarına talep yüzde 70 azaldı

Göç süreçlerinin zorlaşmasıyla birlikte Almanca öğrenmeye yönelik talebin de düştüğünü belirten Geyik, kurslarda yaklaşık yüzde 70 oranında azalma yaşandığını söyledi.

Geyik, “Bir yandan insanların umudu köreldi, bir yandan da özellikle gençler için Avrupa hâlâ bir umut. Orayı bir ışık olarak görüyorlar. Ancak son iki yılda kurslara talep yüzde 70’lere kadar düştü” dedi.

‘Online eğitim ve yapay zeka da kursları etkiliyor’

Almanca kurslarına yönelik talebin azalmasında yalnızca göç süreçlerinin zorlaşmasının etkili olmadığını belirten Geyik, teknolojik gelişmelerin de önemli bir faktör olduğunu söyledi.

Özellikle gençlerin YouTube, online eğitim platformları ve yapay zeka araçlarını kullanarak dil öğrenmeye çalıştığını belirten Geyik, “Kiminle karşılaşırsam ‘online çalışıyorum’, ‘YouTube’dan çalışıyorum’, ‘Ucuz siteler var’ diyor. Bu nedenle kurslara ve hocalara olan talep daha az oluyor” diye konuştu.

Pandemi sonrasında online eğitimin önemli ölçüde yaygınlaştığını belirten Geyik, kendilerinin de online eğitim verdiklerini ve yabancı öğretmenlerle bu sistemi sürdürdüklerini söyledi.

Geyik, önümüzdeki dönemde yapay zekanın hem yüz yüze hem de online dil eğitimini etkileyeceğini savunarak, “Şu anda yeni bir güç var. Yapay zeka ile insanlar çalışıyor. Telefon elinde, yapay zeka aboneliği var; sorular soruyor, yapay zeka ile konuşuyor. Bu hem yüz yüze hem de online derslere olan talebi düşürecektir” dedi.

‘Ekonomik kriz, dil öğrenme ihtiyacını değiştirdi’

Ekonomik koşulların insanların yabancı dil öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini belirten Geyik, geçmişte hobi veya sosyalleşme amacıyla kurslara gidenlerin artık daha çok zorunluluk nedeniyle dil öğrendiğini söyledi.

Geyik, “Bir şey ihtiyaç olarak görülürse insanlar gidip eğitim alıyor. İhtiyaç değilse ekonomik sebeplerden dolayı kimse gidip ‘hobi olarak dil öğreneyim’ demiyor. Eskiden kursa sosyalleşmek için gidenler vardı. ‘Tatilde kullanırım’ diye öğrenenler vardı. Ekonomik zorluklar her şeyi değiştiriyor” ifadelerini kullandı.
Yabancı dil sınavlarına hazırlananların da çoğunlukla akademik nedenlerle dil öğrendiğini belirten Geyik, “İnsanlar çalışmak zorunda. Hobi değil. Onlar için bir zorunluluk olarak gelişiyor” dedi.

Almanca başta olmak üzere yabancı dil öğrenmenin kişiden kişiye değiştiğini belirten Geyik, sürecin sabır ve istikrar gerektirdiğini söyledi.

diyarbakirda-almanya-hayali-sondu3.webp

Geyik, “Her dilin kendine göre zorluğu var. Dil süreci sabır gerektiren bir şey. Kişiye göre süre değişebilir. Ama mutlaka dil öğrenme konusunda ısrarcı olmak lazım. Israr edilmezse dil öğrenmede başarısız olunur. Akıllı telefonlar, yapay zeka ve online sözlüklerle işimiz kolaylaştı. Ama hiçbir şey insanın dili bilip kullanması kadar zevk vermiyor. Dil bilmek özgüvenimizi de etkileyen bir şey” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.