Diyarbakır’da kadına şiddet raporu: Yüzde 86’sı evden

Diyarbakır’da kadına şiddet raporu: Yüzde 86’sı evden
 Muhabir
Diyarbakır’da 2025 yılına ait kadına yönelik şiddet raporu açıklandı. Rapora göre, 258 kadının 207'si ev içi şiddete, 15'i boşandığı erkek tarafından uygulanan şiddete maruz kaldı.

AMİDA HABER - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı, 2025 yılı Kadına Yönelik Şiddet Raporu'nu Ali Emiri Konferans Salonu'nda açıkladı. Raporda, 2025'te şiddete uğrayarak kendilerine başvuran 258 kadından 207'sinin ev içi şiddete uğradığı belirtildi. Bu rakamlara göre, kadınlara yönelik ev içi şiddet yüzde 86 olarak kayda geçti.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Müdürlüğü'nde görevli Psikolog Zelal Koca tarafından açıklanan rapora göre, verilerin kadına yönelik şiddetin büyük ölçüde ev içinde gerçekleştiğini gösterdiği vurgulandı.

dbb-kadin-siddet-2.png

‘Şiddetin tesadüfi değil’

Zelal Koca, "Başvuruların 258 kadının 207'si aile içi şiddete, 15'i boşandığı erkek tarafından uygulanan şiddete maruz bırakılmıştır. Kadınlar; evlilik, birlikte yaşama ve boşanma süreçlerinde, en yakınlarındaki erkekler tarafından çoklu şiddet biçimlerine maruz bırakılmaktadır. Bu veriler, 'özel alan politiktir' yaklaşımını bir kez daha doğrulamaktadır. Ev ve aile içinde yaşanan şiddet, erkek egemen güç ilişkileri üzerinden toplumsal eşitsizliği yeniden üretmektedir. Bu durum, şiddetin tesadüfi değil; süreklilik gösteren, politik bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Başvurularda kadınların en yoğun talebi 165 başvuru ile ekonomik destek olmuştur. Bunu 123 başvuruyla psikolojik destek ve 54 başvuruyla hukuki destek talepleri izlemiştir. Raporda belirtilen veriler, kadınların tek bir hizmete değil; güvenli bir yaşam kurabilmek için bütüncül ve erişilebilir destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu göstermektedir" dedi.

dbb-kadin-siddet-1.png

52 başvuruda can güvenliği riski

Koca, "Yapılan başvuruların 30'unda can güvenliği riski bulunduğu, 159'unda risk olmadığı, 52 başvuruda ise kadının can güvenliği riskini başvuru anında öngöremediği tespit edilmiştir. Bu durum, şiddetin her zaman görünür olmadığını; ancak her an ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir tehdit içerdiğini göstermektedir. Bizler, kadına yönelik şiddetle mücadelenin bir sosyal yardım değil, temel bir hak meselesi olduğunu vurguluyoruz. Kadınların güvenli, eşit ve özgür bir yaşam kurabilmesi için yerel yönetimlerin sorumluluğu hayati önemdedir" ifadelerini kullandı.

Raporda, kadına yönelik şiddettin önlenmesi için şu öneriler sıralandı:

Sığınma evleri ve kadın dayanışma merkezleri güçlendirilmeli, sayıları artırılmalıdır.

Kadınların hukuki haklara hızlı ve etkin biçimde erişimi sağlanmalıdır. 6284 sayılı Kanun etkin biçimde uygulanmalı ve denetlenmelidir.

Kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen istihdam ve mesleki eğitim politikaları yaygınlaştırılmalıdır.

Kadınların anadilinde hizmetlere erişimi güvence altına alınmalıdır.

‘Kadına yönelik şiddet kader değil’

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.