Diyarbakır’da sağlık çıkmazı: Söylenenlerle yapılanlar örtüşmüyor
AMİDA HABER - 6’sı kamu, 8’i özel olmak üzere 14 hastanenin hizmet verdiği Diyarbakır’da sağlıkta yığılma, randevu bitmek bilmedi. “Bitti bitecek” denilen Şehir Hastanesi de 7 yıldır bitmeyince, sorunlar çığ gibi büyüdü. Geçtiğimiz ay Amida Haber’e konuşan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Dr. Emre Asiltürk, yapımı planlanan hastane, Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili çalışmaları anlatmış, Diyarbakır’ın bölgenin sağlık üssü olma yolunda önemli adımlar attığını ve hastanelerle ilgili kapsamlı çalışmalar yapıldığını söylemişti.

‘Bazı branşlarda ciddi eksiklik var’
Amida Haber’e konuşan Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Veysi Ülgen, yapılan her projeye destek verdilerini söyledi. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ülgen, “İnsanların uzun süre beklemediği, randevu sorununun çözüldüğü, acillerde yığılmanın olmadığı, yoğun bakım sorunu yaşanmayan bir sağlık sistemi kurulursa biz de bunu destekleriz. Ancak bazen söylenenlerle yapılanlar örtüşmüyor” dedi.

Deprem sonrası yıkılan ASM’ler hala yapılmadı
6 Şubat depremlerinden sonra Bağlar’da 2 Aile Sağlığı Merkezi’nin yıkıldığını hatırlatan Ülgen, bu merkezlerin yeniden yapılmadığını söyledi. Ülgen, “Şu anda 11 aile hekimliği birimi Ferzad Kemanger Kütüphanesi’nin alt katındaki iki odada hizmet vermeye çalışıyor. Yaklaşık 40 bin nüfus burada sağlık hizmeti alıyor. 2024’te bize bir yıl içinde tamamlanacağı söylenen proje hala gerçekleşmedi” dedi. Deprem sonrası parklarda müstakil ASM’lerin yapılacağı ve aile hekimliklerinin apartman katlarından çıkarılacağı yönünde açıklamalar yapıldığını da hatırlatan Ülgen, aradan geçen yıla rağmen bu konuda da henüz somut bir ilerleme olmadığını söyledi.
Sağlık müdürü müjdeyi verdi: Bakanlık onayladı
‘Şehir hastanesi tek başına çözüm olmayabilir’
Uzun süredir yapımı devam eden şehir hastanesine de değinen Ülgen, bu projenin tüm sorunları çözmeyeceğini savundu. Ülgen, “Dicle Üniversitesi ile yaptığımız görüşmelerde de yeni bir hastane projesinden söz edildi, aradan bir yıl geçti. Projeler, vaatler güzel ama hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz bu projelerin ve vaatlerin olmasını istiyoruz. Canı gönülden destekliyoruz” dedi.

İlçelerde hekim eksikliği
Özellikle uzak ilçelerde sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Ülgen, küçük cerrahi müdahaleler için bile hastaların merkeze gelmek zorunda kaldığını söyleyen Ülgen, “Lice, Kulp gibi ilçelerde yoğun bakım ve teknik imkanlar sınırlı olduğu için hekimler bu bölgelerde çalışmak istemiyor” diye konuştu.
Bazı branşlarda yığılma var
Bazı branşlarda yoğunluk yaşandığını belirten Ülgen, bazı alanlarda ise ciddi eksiklik bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi. “Dahiliye ve çocuk gibi branşlarda yoğunluk var. Çocuk nefrolojisi ve çocuk nörolojisi gibi alanlarda eksiklikler sürüyor” ifadelerini kullandı.
‘Hasta sayısının artması başarı değildir’
Sağlık Müdürlüğü’nün poliklinik sayısıyla övünmesini eleştiren Ülgen, sağlık sisteminin başarısının poliklinik sayılarıyla ölçülmemesi gerektiğini belirtti. Ülgen, “Biz hasta sayısının artmasıyla övünmeyiz. Asıl başarı insanların hastalanmamasıdır. Eğer acillerde, polikliniklerde hasta sayısı artmışsa bu bir sağlık göstergesi değil” dedi.
‘Sağlık giderek ticarileşiyor’
Sağlık alanında özelleşmenin arttığını savunan Ülgen, “Hâlen sağlık politikaları toplumcu değil. Sağlıkta işler özel sektörün sermayenin önünü açma şeklinde yürüyor. İnsanlar doktora ‘dört kutu ilaç yazma, iki kutu yaz’ diyor çünkü alamıyor. Özel hastaneler çok pahalı ama insanlar mecburen gidiyor” dedi.
‘Diyarbakır bölgenin sağlık merkezi’
Diyarbakır’ın tarihsel olarak bölgenin sağlık merkezi olduğunu vurgulayan Ülgen, Hakkari’den Gaziantep’e kadar birçok kentten hastaların Diyarbakır’a geldiğini söyledi. Çevre illerde yeni tıp fakülteleri açılmasına rağmen Diyarbakır’ın sağlık alanındaki merkez konumunun sürdüğünü belirten Ülgen, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
‘Sağlıkla demokrasi şart’
Geçici görevlendirmelere de atıfta bulunan Ülgen, sadece mecburi hizmetlerle bu işin yürümeyeceğini söyledi. Ülgen, şunları aktardı: “Sürekli biz geçici görevlendirmeler oluyor. Eğer orada ihtiyaç olmasaydı geçici görevlendirme yapılmazdı. Bu konularda gerilimler oluyor. Eğer bir yerde geçici görevlendirme ihtiyacı varsa demek ki orada bir yetersizlik vardır. Buradan Hakkâri’ye Bingöl'e görevlendirmeler oluyor. Eğer hekimi tutamıyorsan bir yerde, orada demek ki bir sıkıntılar var. PDC tabloları dolu gözüküyor bu doktorlar nerede? Bir de bunu sormak lazım. Kadrosu orada, dolu görünüyor ama kendisi başka bir yerde çalışıyor. Bunun denetimi de yapılması lazım. Bu karışıklığın sorumlusu bürokrasidir. Sağlıkta demokrasi şart.”
‘Sağlık sistemi toplumla birlikte kurulmalı’
Sağlık hizmetlerinin sadece bina yapmak ya da atama yapmakla çözülemeyeceğini belirten Ülgen, hekimlerin bölgede kalmasını sağlayacak sosyal ve ekonomik koşulların da oluşturulması gerektiğini söyledi. Ülgen “Hala çözülmemiş bir ana dil meselesi var. Batı'dan bir hekim gelecek. Hasta hekim ilişkisini analiz almaya çalışacak. Nasıl alacak? Hala sıkıntılar var. Sağlık hizmetlerinin sağlıklı yürüyebilmesi için demokratik ve toplumla bütünleşmiş bir sağlık sistemine ihtiyaç var” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.