Diyarbakır’da Sultan Kara için adalet çağrısı: Kabul etmiyoruz

 Muhabir
Diyarbakır’da kucağında çocuğu varken boşanma aşamasında olduğu E.A. tarafından silahla katledilen Sultan Kara için Sümerpark’ta bir araya gelen kadınlar, “Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunmalı” dedi.

Diyarbakır’da 32 yaşındaki Sultan Kara’nın kucağında çocuğu varken boşanma aşamasında olduğu E.A. (30) tarafından silahla katledildiği Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından protesto edildi.

Eyleme Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, Sur Belediyesi Eş Başkanı Gülan Önkol, Kara’nın yakınları ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi katıldı.

haber-86.webp

‘Kıskançlık’, ‘öfke’, ‘anlık tartışma’ olarak açıklanamaz’

Topluluk adına basın açıklamasını Dicle Amed Kadın Platformu Sekreteri İlknur Ayık okudu. Ayık, kadın cinayetlerinin “aile içi mesele”, “kıskançlık”, “öfke” ya da “anlık tartışma” gibi gerekçelerle açıklanamayacağını belirterek, kadınların yaşam hakkının korunması gerektiğini söyledi. Ayık, “Kadınların yaşam hakkını hedef alan bu saldırılar hiçbir şekilde ‘aile içi mesele’, ‘kıskançlık’, ‘öfke’ ya da ‘anlık tartışma’ olarak açıklanamaz ve meşrulaştırılamaz. Kadın cinayetleri, kadınların kendi yaşamları hakkında söz söyleme ve karar verme iradesine yönelik erkek şiddetinin en ağır biçimidir” dedi.

‘Kadınlar hayattayken korunmalı’

Kadınların şiddetten korunması için devletin ve kamu kurumlarının sorumluluklarını etkin biçimde yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Ayık, “Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunmalıdır” ifadelerini kullandı.

Ayık, Sultan Kara’nın katledilmesiyle birlikte kadınların yaşam hakkını koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi, şiddet faillerine karşı caydırıcı ve etkili bir hukuk mücadelesi yürütülmesi, cezasızlığa izin verilmemesi ve kadınların korunma taleplerinin ciddiyetle ele alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.

haber-87.webp

‘Üç yaşındaki annesinden koparıldı’

Eylemde konuşan TJA aktivisti Ayla Akat Ata ise kadın cinayetlerinin yıllardır aynı erkek egemen anlayışın sonucu olarak sürdüğünü söyledi.

Kadınların korunması için mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ata, yasaların varlığına rağmen uygulamada sorunlar yaşandığını ifade etti. Ata, “On yıllar geçiyor, bizim kurduğumuz söz değişmiyor. Biz buradan sürekli olarak bir; kadınlar korunsun, iki; kadınların korunabileceği mekanizmalar güçlendirilsin, üç; bu ülkede yasalar var ama yasaların uygulanmasında hem çifte standart var hem de bu yasalar gereği gibi uygulanmıyor diyoruz” dedi.

’Dört duvar arasına hapseden politikalardan vazgeçilmeli’

Kadınların birlikte ve özgürce yaşayabilecekleri alanlara sahip olması gerektiğini dile getiren Ata, kadınları “dört duvar arasına hapseden” politikalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Kara’nın çocuğunun annesinin öldürülmesine tanıklık ettiğini belirten Akat Ata, şöyle konuştu: “Üç yaşındaki bir koz çocuğu annesinin kucağından, annesinin katili olan babası tarafından koparıldı. Annesi yerde can çekişirken tekrar tekrar kurşun yağdırılarak katledildi. Bu mudur? Erkek egemen sistem içerisinde kişilikleri şekillenen, ‘Ben egemenim, ben kadının sahibiyim, benim elim altında olan her şey için hüküm vermeye sahibim’ diyen erkek egemen zihniyet bir kadını yaşamdan koparabiliyor.”

haber-88.webp

‘Çocuk koruma altına alındı’

Çocuğun şu anda koruma altında olduğunu belirten Akat Ata, “Biz bu ülkede kadınları koruyamazken üç yaşındaki kız çocuklarını koruma altına almanın nasıl bir cevabı olabilir? Buradaki annelerimize ne diyeceğiz? Onların kızlarını koruyamamışız” ifadelerini kullandı.

‘Kadın cinayetleri politiktir’

Kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyledikleri için kendilerine dava açıldığını belirten Akat Ata, kadın cinayetlerinde ceza indirimleri ve infaz uygulamalarına tepki gösterdi. Ata, “Kadın cinayetleri politiktir dedik, bize karşı dava açıldı. Ama katiller ‘namus cinayeti’ gerekçesiyle indirim aldılar, serbest bırakıldılar. Zaten infaz yasasında bir ayrımcılık var. İndirim gerekçe gösterilerek kadınlar katledildi, kadınları katledenler serbest bırakıldı” dedi.

‘Bağımlılık gerekçesiyle açıklanamaz’

Kadın cinayetlerinin ardından faillerin alkol ya da uyuşturucu kullanımı üzerinden açıklanmasına da tepki gösteren Ata, Diyarbakır’da bağımlılığa karşı mücadele yürüttüklerini söyledi. Ata, “Bize bu işin arkasında bağımlılık olduğu söyleniyor. Alkol ya da uyuşturucu, bağımlılık olduğu söyleniyor. Biz aylardır Diyarbakır’da her sokakta bağımlılığa karşı mücadele ediyoruz. Bu boşuna değil. Bu şehirde yöneticiler de eğer bizimle beraber bu sözü söylerlerse ancak bir sonuç alabiliriz” diye konuştu.

Kadınlara yalnız olmadıkları mesajını veren Ata, “Kadınlarımıza sözümüz olsun, yalnız değiller. Biz birbirimizin yurduyuz. En yakınlarımız, kocamız, erkek kardeşimiz, babamız tarafından öldürülmek bizim kaderimiz değil, olmayacak. Kabul etmiyoruz. Bu yaşamda eşit, özgür birliktelik derken bunu etnik kimlikle sınırlamıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Ömür boyu ceza almasını istiyorum'

Sultan Kara’nın halası da konuşarak, yeğeninin sürekli şiddet ve tehditlere maruz kaldığını söyledi. Yeğeninin yaşadığı süreçte tehdit edildiğini ve kandırıldığını belirterek, yaşananlardan failin sorumlu olduğunu ifade etti.

Yeğeninin yaşamını yitirmesinin ardından adalet talep eden hala, failin en ağır şekilde cezalandırılmasını ve ömür boyu hapis cezası almasını istedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.