Diyarbakırlı vekil kırtasiyeden seslendi

Diyarbakırlı vekil kırtasiyeden seslendi
 Muhabir
Yeni eğitim yılı milyonlarca aile için heyecanla değil, artan okul masraflarıyla başladı. Yeni Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da bir öğrencinin eğitim giderlerinin aile bütçesine yükünü gözler önüne serdi.

Tüm ülkede olduğu gibi Diyarbakır’da da 2026-2027 eğitim öğretim yılı başladı. Milyonlarca öğrenci ve veli yeni eğitim döneminin heyecanını yaşarken, aileleri okul masraflarının ağırlamakta zorluk yaşıyor. Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu kentteki bir kırtasiye dükkanına giderek, bir öğrencinin maliyetini hesapladı.

Kırtasiye dükkanında açıklama

Kırtasiye dükkanından hükümete seslenen Tanrıkulu, “Diyarbakır’da bir kırtasiye dükkanındayım. Eğitim-öğretim yılı başladı. Burada fiyatları bizzat öğrenmeye çalıştım, gelen velilerle görüştüm. Ortaya çıkan tablo gerçekten ağır. Öncelikle şu rakamları belirtmek gerekiyor: Asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli maaşı 23 bin lira, açlık sınırı 37 bin lira. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise yaklaşık 121 bin lira.

‘En düşük maliyet 3 bin ila 8 bin arasında’

Türkiye’de ailelerin yaklaşık yüzde 13’ü sürekli yoksulluk içerisinde. Çocukların yaklaşık yüzde 36’sı ise yoksulluk ve sosyal dışlanmışlık içerisinde yaşıyor. Eğitim-öğretim yılı böyle bir ortamda başladı. Burada sorduğum en düşük kırtasiye maliyeti, bir ilkokul öğrencisi için 3 bin ila 8 bin lira arasında. Sadece başlangıçtaki kırtasiye masrafından söz ediyorum.

Giyim masrafı da yine 3 bin ila 8 bin lira arasında. Bir öğrenci sabah okula gidiyorsa, gün içerisinde en az 150 lira harcamak zorunda. Bir tost, bir ayran ve bir su parası. Bunu aylık hesapladığınızda en az 2 bin 500 lira yapıyor.

2026/06/11/tanrikulu.webp

Bunların içerisinde okullara yapılan yardımlar, taşıma ücreti ve diğer ekstra masraflar yok. Peki bu yoksulluk içerisinde bir aile bütün bunları nasıl karşılayacak? Bir öğrencisi olan nasıl karşılayacak, iki öğrencisi, üç öğrencisi olan nasıl karşılayacak? Eğitim-öğretim yılı, çocuklarımız açısından böyle bir ekonomik tablo içerisinde başladı.

Eğitim emekçilerinin, öğretmenlerin ve diğer çalışanların durumu da maalesef yoksulluğun dibinde. Eğitim-Sen’in, Eğitim-İş’in ve Memur-Sen’in bu konuda açıkladığı rakamlar var.

Türkiye, bu iktidarın 25 yıllık yönetiminin sonunda yoksulluğun ve açlığın dibini yaşıyor. Bunun eğitimdeki karşılığı ise fırsat eşitsizliği. Eğitimde fırsat eşitliği açısından da rakamlar gerçekten çok kötü.

Bütün bu koşullara rağmen eğitim-öğretim yılına başlayan bütün çocuklarımıza ve gençlerimize başarılı bir eğitim yılı diliyorum. “

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.