Mehmet Kaya’dan uyarı: Irak pazarı Çin ele geçiriyor
Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) "Sürdürülebilir Barışın Ekonomik Boyutları" toplantısı, Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlendi. Toplantıya, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Erkan Azizoğlu, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı Burç Baysal, TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elbal, Irak Bölgesel Yönetimi Odalar Birliği Başkanı ve Erbil TSO Başkanı Gailan Haji Saeed, Süleymaniye TSO Başkanı Nawzad Ghafur Karim, Duhok ve Halepçe TSO başkanları ile toplantıya ev sahipliği yapan Cizre TSO Başkanı Ömer Faruk Yıldırım katıldı.

‘Yıllardır farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz’
DTSO Başkanı Mehmet Kaya, yaklaşık 50 yıldır devam eden çatışmalı sürecin ülkeye ağır ekonomik bedeller ödettiğini ifade ederek, artık yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kaya, "Bu ülkede çatışmalı sürecin maliyetini konuşuyoruz ama barışın kâr payını konuşmuyoruz. Oysa çatışmalar sona ererse Türkiye nasıl bir ekonomik sıçrama yaşayacak, bölge nasıl kalkınacak, ülkenin refahı nasıl artacak; bunları topluma anlatmak zorundayız. Biz yıllardır tam da bu farkındalığı oluşturmak için çalışıyoruz" dedi. Kaya, DPI ile yaklaşık yedi yıldır yürüttükleri çalışmaların temel amacının toplumda barışın ekonomik getirisine ilişkin ortak bir bilinç oluşturmak olduğunu ifade etti.
‘Ege’deki pahalılık da süreçle ilgili’
Barışın yalnızca bölge insanını ilgilendiren bir mesele olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye'nin batısında yaşayan vatandaşların da çatışmalı sürecin ekonomik yükünü taşıdığına dikkat çekti. Kaya, "Ege'deki bir çiftçinin mazotunun pahalı olmasının da bu süreçle doğrudan ilişkili olduğunu anlatmamız gerekiyor. İnsanlar bölgedeki çatışmaların kendi yaşam maliyetini artırdığını gördüğünde barışa çok daha güçlü sahip çıkacaktır. Barış sadece Diyarbakır'ın, Cizre'nin ya da Şırnak'ın değil; İzmir'deki üreticinin de, Manisa'daki çiftçinin de kazancıdır" dedi.

Kaya, çatışmalı sürecin maliyetine ilişkin hazırlanan raporlarda kaybın 2 ila 4 trilyon dolar arasında hesaplandığını belirterek, bu rakamın Türkiye ekonomisi açısından tarihi büyüklükte olduğuna dikkat çekti.
‘Irak pazarı geriledi’
Konuşmasında sınır ticaretine de değinen Kaya, Türkiye'nin komşularıyla ekonomik ilişkilerini güvenlik politikalarının gölgesinde yürüttüğünü ifade ederek, "Biz hala güney komşularımıza ekonomi penceresinden değil, güvenlik penceresinden bakıyoruz. Oysa dünyada gelişmiş ülkeler önce ticareti geliştiriyor, ekonomik entegrasyonu sağlıyor, ardından siyasi iş birliklerini güçlendiriyor" dedi. Irak pazarında yaşanan gerilemeye dikkat çeken Kaya, Türkiye'nin 2014 yılında Irak'ın en büyük ticaret ortağı olduğunu, bugün ise üçüncü sıraya düştüğünü belirterek, şunları söyledi: "Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin bizim en güçlü olduğumuz inşaat, gıda ve metal sektörlerinde Irak pazarını hızla ele geçiriyor. Sorun başkalarının güçlenmesi değil; bizim kendi pazarımıza sahip çıkacak politikaları geliştiremememizdir."

‘Barış aynı zamanda güven ortamı’
Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Faruk Yıldırım da, barışın yalnızca silahların susması olmadığını belirterek, güven ortamının yatırım, üretim ve kalkınmanın temel şartı olduğunu söyledi. Cizre'nin tarih boyunca ticaret yollarının ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirten Yıldırım, "Tarih bize şunu gösteriyor; barış varsa ticaret, ticaret varsa üretim, üretim varsa refah vardır" dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.