Zazaca'dan Lazca'ya: Dillerin Gül Bahçesi Diyarbakır'da

Zazaca'dan Lazca'ya: Dillerin Gül Bahçesi Diyarbakır'da

Kaynak:Bülten

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla Bağlar'daki Gül Bahçesi'nin adını "Gulistana Zimanan" olarak değiştirdi ve parkta kaybolma tehlikesi altındaki 10 dil için özel sokaklar oluşturdu.

AMİDA HABER - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un katılımıyla açılışı yapılan parkta, statüsüz ve yok olma tehlikesi altındaki dilleri görünür kılmak amacıyla 10 farklı dil adına sokaklar kuruldu. Ziyaretçiler için hazırlanan çok dilli tabelalara QR kodlar da eklendi.

dsc07368-jpg-3000x2000.jpeg

10 farklı dil için özel sokak

"Gulistana Zimanan (Dillerin Gül Bahçesi)" adını alan parkta; Kurtçe (Kurmanci, Zazakî) Ermenice, Süryanice, Abhazca, Çerkesçe, Lazca, Hemşince, Romanca ve Osetçe sokakları oluşturuldu. Sokaklara ilgili dili temsil eden 20 kelimenin bulunduğu, Kurmanci, Zazaca, Türkçe ve İngilizce çevirileri içeren QR kodlu tabelalar asıldı.

afad-1.jpg

"Kaybolmamaları için sorumluluk alınmalı"

Törende konuşan Eşbaşkan Doğan Hatun, Türkiye sınırları içerisindeki onlarca dilin kültürel kırım ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, bu dillerin yaşatılması için ağır bir sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini vurguladı. Dil Koruma ve Geliştirme Şube Müdürü Tahir Baykuşak ise dillerin korunması için eğitim dili olmaları ve statü kazanmaları gerektiğinin altını çizdi.

afad-3.jpg

‘Bütün diller onurludur’

Dil çeşitliliğinin kültürel zenginliğin göstergesi olduğunu ifade eden Hatun, şunları kaydetti: “Bilindiği üzere bu ülkede resmiyette sadece tek bir dil var. Biz bugün bu parkta, yok olma tehlikesi altındaki o dillerden 10 tanesini dile getirdik. Bu, oldukça kapsamlı bir çalışmadır. Bu parkın her sokağını bir dilin rengi ve sesiyle süsledik; her sokağa bir dilin adını vererek tabelaları o dilin kelimeleriyle yazdık. Dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tüm halklara Diyarbakır belediyeleri olarak çağrımız şudur: Dillerine sahip çıkmalılar. Sorumlulara da sesleniyoruz; bütün diller onurludur. Bir ülkede ne kadar çok dil varsa, o ülke o kadar zengindir, kültürü o kadar köklüdür. Eğer sadece tek bir dili korursanız, o ülkenin kültür, sanat ve dil zenginliğini kesintiye uğratmış olursunuz; ülkenin farklı seslerini ve renklerini bastırmış olursunuz. Bu park, tüm Türkiye için çok renkliliğin ve çok dilliliğin güzel bir örneği olabilir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.