Rapor açıklandı: İran’da 36 günlük ağır bilanço
Kaynak:Haber Merkezi
AMİDA HABER- İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (Human Rights Activists News Agency-HRANA), İran’da 36 gündür devam eden protestolar sürecinde yaşanan ölümler ve hak ihlallerine ilişkin kapsamlı raporunu açıkladı.
Kimliği belirlenen 6 bin 842 ölüm
Raporda, bugüne kadar teyit edilen toplam ölüm sayısının 6 bin 842’ye ulaştığı, bunların 146’sının çocuk olduğu belirtildi. HRANA, 6 bin 425 kişinin rejim muhafızları tarafından öldürüldüğünü bildirirken, 11 bin 280 ölüm vakasının ise halen incelendiğini duyurdu.

Yaralılar, tutuklamalar ve itiraf videoları
Rapora göre yaralı sivil sayısı 11 bin 21 olarak kayda geçti. Tutuklanan öğrencilerin sayısının 94’e yükseldiği, zorla “itiraf alma” başlığıyla 296 video yayımlandığı ve 11 bin 46 kişinin ifadeye çağrıldığı aktarıldı. Kent kent gözaltı ve tutuklamaların sürdüğü ifade edilen raporda, yaralıların tıbbi tedaviye erişiminin engellendiği, sağlık çalışanları ve avukatlar üzerindeki baskının arttığı vurgulandı.
Nihai bilanço 25 bini aşabilir uyarısı
Norveç merkezli İran İnsan Hakları örgütü (Hengaw) ise, ölü sayısının nihai olarak 25 bini aşabileceği uyarısında bulundu. İran yönetimi ise açıklanan rakamları reddederek, güvenlik güçlerinin “kamu düzenini sağlamak amacıyla” müdahalede bulunduğunu savunuyor. Raporda ayrıca İran Hemşireler Birliği’nin, son protestolar sırasında en az üç hemşirenin hayatını kaybettiğini, en az üç hemşirenin de yaralandığını açıkladığı bilgisine yer verildi.

Protestolar neden başladı?
İran’daki protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının yüksek enflasyon ve tümenin tarihi değer kaybına karşı greve gitmesiyle başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan eylemler, rejim karşıtı protestolara dönüştü. Son bir yılda riyalin tarihi dip seviyelere gerilemesi, yüzde 40’ı aşan enflasyon ve artan yaşam maliyetleri halkın alım gücünü ciddi biçimde düşürdü.
Koçyiğit: Tırlar daha kaç gün bekleyecek?
ABD’nin müdahalesi gündemde
İç krizin derinleştiği bu süreçte, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası askeri saldırı hazırlıklarına dair iddialar da gündemde. İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik seçenekleri masada tuttuğu, ABD’nin ise bölgede askeri varlığını güçlendirdiği ve müttefikleriyle koordinasyonu artırdığı öne sürülüyor. Tahran yönetimi bu iddiaları “psikolojik savaş” olarak nitelendirirken, uzmanlar iç protestolar, ağır hak ihlali iddiaları ve dış baskının aynı anda artmasının İran’ı tarihinin en kırılgan dönemlerinden birine sürüklediğine dikkat çekiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.