Ayan: Kadınlar yoksulluğa ve şiddete itiliyor
AMİDA HABER - Her 10 kadından 7’sinin çalışma hayatında yer almadığını çalışanların da birçoğunun güvencesiz olduğunu belirten DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 8 Mart’a giderken Amida Haber’e konuştu.
‘Kadınlar her gün yoksulluğa itiliyor’
Ayan, “Bölgede çalışan kadınlar yoğunluklu olarak ya tekstilde ya mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıyor. Kadınlar her gün yoksulluğa, yoksunluğa ve bununla birlikte doğan şiddete itilmek zorunda bırakılıyor” diyerek birlikte mücadele etmeye çağırdı ve bakanlıklara çağrı yaptı.

‘10 kadından 7’si çalışamıyor’
Her geçen gün Türkiye’de kadın yoksulluğunun arttığını söyleyen Ayan, “Her ne kadar iktidar yoksulluğun azaldığını söylese bile veriler ortada. En son Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı yaptığı bir açıklamada ülkede kadının istidama katılımının yüzde 31 olduğunu ifade etti. Aslında bu bir itiraf. 10 kadından 7’si bu ülkede çalışamıyor. Bu veri aynı zamanda yoksulluğun ne kadar derinleştiğini de gösteriyor” dedi.
‘Kadınlar yaz ayının gelmesini istemiyor’
Çalışan kadınların ise birçoğunun güvencesiz olduğunu vurgulayan Ayan 8 Mart’a giderken bölgedeki kadınların karşı karşıya kaldığı durumu şu sözlerle anlattı: “Tablo çok açık. Kadınlar maalesef bölgede yoğunluklu bir şekilde ya tekstilde çalışmak zorunda bırakılıyor ya da mevsimlik tarım işçisi olarak kendi doğdukları yerde değil, doymak zorunda bırakıldıkları kötü koşullarda başka şehirlere gitmek zorunda bırakılıyor. Yaptığımız ziyaretlerde kadınlar yaz ayının gelmesini istemediklerini söylüyor ve yaz ayını kabus olarak niteliyorlar. Mevsimlik tarım işçisi kadınlar çadırlarda, tuvaletin-banyonun olmadığı ve en önemlisi mahremiyetin olmadığı yerlerde sabah gün doğumundan akşam iş bitene kadar çalışıyorlar. Üstelik kadınların bu şartlarda aldığı yevmiye 200-300 TL’ye kadar düşebiliyor.”
‘25 yıl çalışıyor ama emekli olamıyor’
Temizlik işçisi kadınların da güvencesizliğine dikkat çeken Ayan, “Görüştüğümüz kadınlardan biri 25 yıldır temizlik işçisi olduğunu ancak emekli aylığı almaya bile hak kazanamadığını söyledi. Sağlık sigortası yok, güvencesi yok. Kadınlar evlere gittiği temizlik ile evin ihtiyaçlarını karşılıyor, çocuklarını okutmaya çalışıyor yani onu da kendine ayıramıyor. Tablo bu kadar vahim” dedi.

‘Kadın kurumlarının başında erkek yöneticiler’
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın Türkiye genelinde kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla bin 300'den fazla kadın kooperatifinin kurulduğu açıklamasına yanıt veren Ayan, “Bu ülkede 10 kadından 7’si çalışmıyorken o kurulan kooperatiflerin hiçbirinin bu kadınlara değmediğini de çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Kadın kurumlarını başında erkek yöneticiler var’
Bölgede Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlükleri olmak üzere bütün kurumların başlarında erkek yöneticiler olduğuna dikkat çeken Ayan, “Bu erkekler kadın yoksulluğunu, kadının yaşamış olduğu şiddeti, kadının yoksunluğunu anlaması kavraması ve buna dair politika üretmesi imkansız. Kadının yaşama katılması konusunda kendi memurlarını bile kadını öncelemeden dizayn eden iktidar gerçekliği var. Sonunda kadınlar her gün yoksulluğa, yoksunluğa ve bununla birlikte doğan şiddete itilmek zorunda bırakılıyor” diye konuştu.
‘Çözüm ortak mücadele’
Kadınlarla yaptıkları buluşmalarda şiddetin, yoksulluğun nedenlerini konuştuklarını ifade eden Ayan, “Bunun çözümü ise ortak mücadeledir. Kadınlar itirazlarını sunan bir yerde olmalı. Bu konu tek başına bir siyasi partinin, sivil toplum örgütünün işi değil. Biz kurtarıcı değiliz bunu ancak kadınlar hep birlikte yol yürüyerek aşabiliriz. O yüzden 8 Mart’a giderken teker teker bile kadınlarla temas etmek çok önemli” dedi.
Bakanlıklara çağrı
Direnen, emek veren, mücadele eden kadınların 8 Mart’ını kutladığını belirten Ayan şöyle konuştu: “Her kadın emekçidir ve kadınlar emeğiyle yaşamını büyütüyor. Tüm kadınlara bu yoksulluğu, şiddeti üreten sisteme karşı birlikte mücadele etme çağrısı yapıyoruz. Bir çağrımız da sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve ilgili kurumları değil aynı zamanda İçişleri ve Adalet Bakanlığı’na. İçişleri Bakanlığı toplumun ve kadınların güvenliğini sağlamalı. Adalet Bakanlığı, kadına yönelik şiddet ve cinayet dosyalarında eril yargılamalarına izin vermemeli. Çünkü bu ülkede biz artık bir kadının daha doğal olmayan, şüpheli ölümlerle yaşamdan koparılmasını istemiyoruz. Artık kadınların ölüm haberleri ile değil, kadının yaşama katıldığı politikalar üreten bir yerde olmalarını istiyoruz.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.