Ferhat Tunç’tan Çerçeve Yasa mesajı: Sazım omuzumda döneceğim

Ferhat Tunç’tan Çerçeve Yasa mesajı: Sazım omuzumda döneceğim
 Muhabir
Hakkında açılan davalar nedeniyle 8 yıldır Almanya’da yaşayan sanatçı Ferhat Tunç, Çerçeve Yasa’ya ilişkin yaptığı paylaşımda, “Tek dileğim, omzumda sazım, dilimde türküm, yüreğimde barış umuduyla kendi toprağıma basmak” dedi.

TBMM Adalet Komisyonu’nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, bugün TBMM Genel Kurulu’nun gündemine geliyor. Teklif kapsamında hazırlanan 12 maddelik “Çerçeve Yasa”, silah bırakan örgüt üyelerinin yanı sıra yurt dışında yaşayan ve ülkeye dönüş umudu taşıyan bazı isimler açısından da önem taşıyor.

Yaklaşık 8 yıldır Almanya’da yaşayan sanatçı Ferhat Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sürece destek verdiğini belirterek, yıllardır duyduğu memleket özlemini anlattı.

ferhat-tunc4.webp

‘Sürgün; her sabah telefonda memleket saatini yoklamaktır’

Tunç, paylaşımında 8 yıllık sürgün sürecinin kendisi için ne ifade ettiğini şu sözlerle dile getirdi:

“Benim içinse sekiz yıl; memleket toprağının kokusunu içine çekemediğim, dilimin türküsünü kendi sahnemde söyleyemediğim süre oldu. Sürgün; her sabah telefonda memleket saatini yoklamaktır. Her bayramda, her paylaşımda ekrana bakıp "keşke" demektir. Ve en çok da, ürettiğin her notada, her resimde, her mısrada şu soruyu taşımaktır: "Acaba bunu orada söyleyebilecek miyim?" dedi.

Bu süreçte ülkeye geri dönebilme umudunun kendisi için en büyük teselli olduğunu belirten Tunç, “Bir kez daha anladım: Umudunu yitiren insan kendini tümden yitirir. Bu sürede aklıma hep yıllardır cezaevinde, sevgili Selahattin Demirtaş başta olmak üzere haksızca tutulan dostlarım geldi. Onların dimdik direnci umudumu diri tuttu. Diliyorum ki, barışın bu ilk kıvılcımıyla onlarla buluşur, yeniden can oluruz.” ifadelerini kullandı.

ferhat-tunc5.webp

‘İçini dolduracak olan bizleriz’

Çerçeve Yasa’nın yalnızca bir başlangıç olduğunu belirten Tunç, yasanın içeriğinin toplumsal iradeyle doldurulması gerektiğini söyledi. Tunç, “Bugün önümüze ‘çerçeve yasa’ diye bir imkan sunulacak. Adı üstünde: çerçeve. İçini dolduracak olan elbette bizleriz” dedi.

Sürecin barışa evrilmesini dilediğini belirten Tunç, Kırk yıla varan müzik hayatımda hep barışı söyledim. Bu yasayla birlikte döndüğümde, o barışa bir adım daha yaklaşmış olacağım. Kalıcı barış için bir kapının aralandığını görmeliyiz. Bu şansı hep birlikte büyütmek, en başta da biz sanatçıların boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.

ferhat-tunc6.webp

‘Dönüş yalnızca coğrafya değiştirmek değildir’

Ülkeye dönüşün kendisi için yalnızca coğrafi bir değişiklik olmadığını vurgulayan Tunç, dönüşün yeniden sahneye, seyirciye ve memleketine kavuşmak anlamına geldiğini söyledi. Tunç, “Bir sanatçı için vatana dönüş yalnızca coğrafya değiştirmek değildir. Dönüş; sazına, seyircisine, sokağının diline, eleştirisine, alkışına dönüştür. Yıllardır diasporada anlattığım hikayeleri, artık hikâyenin geçtiği yerde anlatabilme umududur” dedi.

Sekiz yılın ardından kaygılarının da bulunduğunu belirten Tunç, “Sekiz yılda hem ben değiştim hem ülke. Aramızda konuşulmamış sözler, kapanmamış yaralar var. Ama sanat tam da bu yüzden var: Köprü olmak için. "Çerçeve yasa" da bir köprü olabilir. Yeter ki iyi niyetle örülsün. Yeter ki kâğıt üzerinde kalmasın” ifadelerini kullandı.

ferhat-tunc2.webp

“Umuda dönüşün ilk adımı olacak”

Tunç, devamında şunları ekledi: “Kırk yıldır şarkılarımda nefrete değil sevgiye, ayrılığa değil bir arada yaşama sevdasına, savaşa değil barışa yer verdim. Sekiz yıldır bunu uzaktan yaptım. Şimdi türkülerimi memleketin her yerinde yeniden söylemek istiyorum. Cezaevinde değil, konserlerde. Sorguda değil, özgürlükte. Bu dönüş sadece benim dönüşüm değil. Benim gibi binlerce insanın evine, işine, sahnesine dönmesidir.

Toplumun yaralarını sarmak istiyorsak önce insanları birbirinden ayıran duvarları yıkmalıyız. Bu yasa, o duvarlara açılan bir kapı olmalıdır.

ferhat-tunc3.webp

Hasret tarif edilmez, yaşanır. Sekiz yıllık hasretin ardından tek bir dileğim var: Omzumda sazım, dilimde türküm, yüreğimde barış umuduyla kendi toprağıma basmak. Ve en önemlisi; Dersim’de, Munzur Baba’nın huzurunda olmak. Çerçeve çizildi. Ve bu, umuda dönüşün ilk adımı olacak.

Sonra o çerçeveyi insanlıkla, adaletle, sanatla ve barışla doldurmak zorundayız.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.