Mazlum Abdi: 29 Ocak'taki son anlaşma Kürtler için bir statü oluşturuyor

Mazlum Abdi: 29 Ocak'taki son anlaşma Kürtler için bir statü oluşturuyor

Kaynak:Rûdaw

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna ilişkin, "Planımıza göre bu ay içerisinde orduya katılım süreci tamamen sona erecek" dedi.

Haseke’de Rûdaw’dan Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtlayan DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, 29 Ocak 2026’da varılan anlaşmaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

mazlum-abdi-2.webp

Abdi, anlaşmanın her ne kadar tüm taleplerini karşılamasa da "Suriye devleti içerisinde Kürtler için bir statü oluşturduğunu" belirterek, bu sürecin başarıya ulaşması için tüm güçleriyle çalışacaklarını söyledi.

‘Kürtler devletin inşasında yer alma fırsatı yakaladı’

Mazlum Abdi, mevcut durumu ve Suriye’nin yeni Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Kürt meselesine yaklaşımını "iyi bir fırsat" olarak nitelendirdi. Abdi, "Kürtler, Suriye devletinin kuruluş ve bağımsızlık aşamalarında devletin bir parçası olamamıştı; ancak şimdi bu devletin inşasında yer almak için bir fırsat doğmuştur" değerlendirmesinde bulundu.

mazlum-abdi-3.webp

‘Resmi bir anlaşma var’

Abdi’in gazeteci Dilbixwîn Dara’ya verdiği söyleşinin bir bölümü şu şekilde:

Rûdaw: Bu röportajı kabul ettiğiniz için çok teşekkürler General. Bu aralar çok yoğun olduğunuzu ve işinizin çok olduğunu biliyorum ama uzun zamandır bu röportajın yapılması ve yüz yüze görüşmek için uğraşıyordum. Vaktinizi ayırdığınız için teşekkürler. Ben halkın arasında çok geziyorum, soruyorum ve dinliyorum. Bazıları Rojava'daki durumdan çok umutsuz. Şöyle diyorlar: "Kürtler yenildi. 15.000 şehit verdik, o kadar yaralımız var. Siz IŞİD ile savaştınız, IŞİD'i yenilgiye uğrattınız." Gerçekten de Kürt savaşçıları ve Demokratik Suriye Güçleri olarak büyük bir kahramanlık sergilediniz; ancak soru şu: Sonuçları ne? Nereye varacaksınız? Bu kadar fedakarlık yaptınız, ne elde ettiniz?

Mazlum Abdi: Biz bu konuya önem veriyoruz, bu önemli bir soru. Halkımız bunu her zaman soruyor, doğru. Şimdi şöyle dersek; halkımızın gösterdiği bu büyük fedakarlığa, yaptıklarımıza, şehitlerimize karşılık bu kadar güçlü bir sonuç elde ettik mi? "Hayır" derim. Burada halkımıza karşı özeleştiri yapacağımız bazı noktalar var vermeliyiz. Ancak şunu söylemek istiyoruz; bu mücadele bazılarının iddia ettiği gibi boşa gitmedi ve sonuçsuz kalmadı. Öyle değil, hayır. Yapılan bu mücadele ve direnişin ardından, şimdi Suriye hükümeti ile üzerinde anlaşmaya vardığımız bazı konular var. Birlikte yaptığımız anlaşmalar var; Suriye Devlet Başkanı ile aramızda yapılan ve imzaladığımız anlaşmalar mevcut. Bu anlaşmalarda Kürt bölgesinin özel statüsü (temsiliyeti) kabul edildi. İdari, askeri ve daha pek çok konuda... Suriye'de ilk kez bu bölgeye yönelik özel bir yaklaşım ve muamele söz konusu. Ayrıca 29 Ocak'taki son anlaşma; her ne kadar beklentilerimizin tam karşılığı olmasa da bu anlaşma Suriye devleti içerisinde Kürtler için bir statü oluşturuyor. Resmi bir anlaşma var; ancak bu anlaşmanın anayasal bir metin haline gelmesi veya anayasaya girmesi için mücadele gerekiyor. Ama şu an bir sonuç var ve bu sonuçlar üzerinden mücadelemize devam edebiliriz. Halkımızın da bunu bilmesi gerektiğini düşünüyorum.

mazlum-abdi-1.webp

‘Kürtlerin yaşadığı tüm bölgelerde kendi kendilerini yönetiyor’

Dilbixwîn Dara: Peki, bunlar gelecek aşamada anayasal bir statüye kavuşacak mı? Garantiler neler? Söylediğiniz bu şeyler yeni Suriye anayasasında yer alacak mı? Kürtlerin hakları anayasal haklar haline gelecek mi?

Mazlum Abdi: İmzaladığımız bu anlaşmalar için uluslararası taraflar vardı. Örneğin Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, "Ben bu anlaşmanın siyasi garantörüyüm" dedi. Amerikalı yetkililer, gerek askeri kanat gerekse ABD Başkanı'nın temsilcileri süreçte hazır bulundular. Her ne kadar (onlar tarafından) imzalanmış bir metin olmasa da onlar bu sürecin içindeydiler ve hâlâ da takip ediyorlar; bu anlaşmaların uygulanmasını takip ediyorlar. Uluslararası taraf devrede. Bunun yanı sıra Suriye hükümeti ile konuştuğumuz meselelerin anayasal çözüme kavuşması gerekiyor. Bunlar üzerine de konuşuldu ve gelecekte yeni bir Suriye inşa edildiğinde bu konular üzerinde çalışılacağına dair söz verildi. Ancak bence bu kazanımları korumak, özellikle de mevcut Kürt özyönetimi kazanımlarının kalıcı ve anayasal hale gelmesi için en büyük garanti, Kürt halkının birliğidir. Kürt siyasi güçlerinin birliği şarttır; kendimizi güçlendirmeli ve yeni Suriye'nin inşasına etkili bir şekilde katılmalıyız. Her şeyden önemlisi, şu an bu kazanımlara sahibiz. Devletle yaptığımız anlaşmalara göre Kürtler, Kürtlerin yaşadığı tüm bölgelerde kendi kendilerini yönetiyor; ister askeri, ister güvenlik, ister idari açıdan olsun. Önemli olan tüm siyasi güçlerin ve halkımızın buna sahip çıkmasıdır; "bu sadece bir siyasi partinin makamı veya konumudur" dememelidirler. Bu artık tüm Kürt halkının kazanımıdır. Hepimiz buna sahip çıkar, uğrunda büyük mücadele verir ve etrafında Kürt birliğini oluşturabilirsek bu haklarımızı Suriye'de tescil ettirebilmek için en büyük garanti olur, ben böyle görüyorum.

‘Bazı sorunlar var’

Dilbixwîn Dara: Gerçekten Kürtlerin birliği sağlanacak mı? Neden bunu soruyorum? General, Rojava'daki farklı siyasi taraflar arasında birçok görüşme gerçekleştirdiniz ve birçok toplantıya başkanlık ettiniz ancak bir sonuca ulaşılamadı veya birlik sağlanamadı. Sorun nerede?

Mazlum Abdi: Doğru, Kürt birliğinin oluşması önünde bazı sorunlar var. Biliyorsunuz bir konferans gerçekleştirdik ve o konferansta iyi sonuçlar alındı. Rojava tarihinde ilk kez siyasi güçler bazı hedefler ve bir program üzerinde birleşti. Bazı kurullar da oluşturdular ancak pratik anlamda bu hayata geçirilmedi. Şimdi meselelerin özüne inip detaylara girmek istemiyorum çünkü biz bu işin gerçekleşmesini istiyoruz; ancak bu çabanın hâlâ devam ettiğini ve kanaatimce o konferansın sonuçları ve amaçları için hâlâ çalışmaların sürdüğünü söyleyebilirim. Her ne kadar şu an fiilen durmuş olsa da biz, yeni bir atmosfer ve şartlarda çalışmaların yeniden yürütülmesi için çabalıyoruz. Bazı sorunlar var. Ama birliğin oluşması için bir adım atılacaksa her iki tarafın da anlaşması gerekir. Her iki tarafın, işin pratik yürütülme biçimi konusunda kendi aralarında bir anlaşma yapması ve bunun uygulanması gerekir. Şu an bu yok ancak bu anlaşmanın yapılması için de çalışıyoruz.

‘Mevcut kazanımlara sahip çıkabiliriz’

Dilbixwîn Dara: Bir dönem şöyle deniyordu: General Mazlum Abdi bir "siyasi üst kurul" (merci) oluşturmak için çalışıyor. Bu hâlâ programınızda mı?

Mazlum Abdi: Doğru, daha önce de bir açıklamamda buna değinmiştim; bence Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Suriye devlet sistemine dahil olduktan sonra benim temel görevlerimden biri, tekrar halkımın arasında olmak ve diğer Kürt siyasi güçleri ile mevcut Kürt şahsiyetlerle birlikte bir siyasi üst kurul oluşturabilmektir. Böylece devrimin kazanımlarına ve mevcut kazanımlara sahip çıkabiliriz. Bu yöndeki mücadele ve çabalarımız hâlâ sürüyor. Engeller ve zorluklar olduğunu biliyoruz ancak tüm Kürt güçleri ve taraflarıyla yeni yöntemlerle, yeni diyalog ve yaklaşımlarla amacımıza ulaşmak ve bu hedeflerimizde başarılı olmak için çalışmak istiyoruz.

‘Kürtlerin hakları ile ilgili maddeler var’

Dilbixwîn Dara: Benim anladığım ve gözlemlerime göre tüm Kürt tarafları sizi kabul ediyor. Artık Şam'daki resmi ve müzakereci Kürt tarafı General Mazlum Abdi'dir. Siz Suriye Kürdistanı'nın, Suriye devletinin resmi belgelerinde ve dokümanlarında yer alması için çalışıyor musunuz?

Mazlum Abdi: Bilindiği üzere bu geçici anayasa hazırlandığında, bize bu anayasanın daha önce yazıldığını, yani biz 10 Mart anlaşmasını imzalamadan önce hazırlandığını söylediler. Bu yüzden, üzerinde anlaştığımız şeyleri anayasaya dahil etme fırsatımız olmadı; ancak gelecekte anayasa için çalışılırsa ve yeni bir anayasa oluşturulursa, Suriye Cumhurbaşkanı'nın imzaladığı maddelerin anayasaya girmesi gerektiğine dair söz verildi. Bizim bu anlaşmalarımızda Kürt kimliği, temsiliyeti, Kürtçe dili ile ilgili konular ve Kürtlerin hakları ile ilgili maddeler var. Bu konuların anayasaya girmesi gerekiyor. Bazı sözler verildi ve biz de bunları takip ediyoruz. Ancak tekrar ediyorum; bunun için mücadele gerekiyor, siyasi güçlerin ve tüm Kürt halkının birliği gerekiyor. Herkesin mevcut kazanımlar etrafında birleşmesi ve bunlara sahip çıkması gerekir ki bu kazanımları Suriye anayasasında tescil ettirebilelim.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.