Mızraklı: Onurlu bir barış için 7 yılımı helal ediyorum

Mızraklı: Onurlu bir barış için 7 yılımı helal ediyorum

Kaynak:Haber Merkezi

7 yıllık tutukluluğunun ardından tahliye edilen Adnan Selçuk Mızraklı, “Onurlu bir barış için 7 yılımı helal ediyorum. Ama halk adına helal etme hakkım yok” dedi.

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Halkın yüzde 62,93’lük oyuyla seçildikten sonra yalnızca 4 ay görev yapabilen Mızraklı, görevden uzaklaştırılmasının ardından tutuklandı. Beş yıl boyunca eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı hücreyi paylaşan Mızraklı, tahliyesinin ardından Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

2026/09/07/selcuk-mizraklii.webp

Diyarbakır’da yüzde 63 oyla seçilip sadece 4 ay başkanlık yaptınız. Sizden ‘çalınan’ bu 7 yılı nasıl yorumluyorsunuz?

“7 yıl çalındı” dediniz. Evet, bazı insanların hayatlarından 7 yıl, kimisinden 10 yıl, kimisinden 30 yıl, bazen de daha fazla çalınmış zamanlar var. Bunları borca dönüştürecek olsanız, Türkiye’nin dış borç stokunun ötesinde manevi borç stoku olduğunu görürüz. Ne parayla ne başka bir şeyle telafi edilemeyecek olduğunu görürüz.

O yüzden bunlar para meselesinin ötesinde manevi olarak tatmini, tazmini ve telafisi gereken durumlardır. Bu manevi tazmin, tatmin ve telafinin yegâne koşulu da samimi ve onurlu bir barışı tesis etmektir. Gerek siyasetin gerekse devlet anlayışının bu çerçevede adımlar atması gerekiyor.

2026/09/08/selcuk-mizrakliii.webp

‘Yedi yılımı helal ediyorum’

Ben onurlu bir barış için 7 yılımı helal ediyorum. Kendi adıma bu helal etme hakkım da var. Ama bir halk olarak düşündüğümüz zaman, geçmişiyle beraber düşündüğümüz zaman benim onları helal etme hakkım yok. Ancak bir şeye ihtiyaç var; samimi bir özür, samimi olarak hakikatle yüzleşme. Tam da işte bu, kolektif olarak bir tatmini, tazmini ve telafiyi sağlayabilecek bir şeydir. Umarım o çabalar gelişir.

diyarbakir-kavga.webp

Yasadaki maddelerin eksiksiz uygulanması halinde kalıcı barış, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme açısından hangi adımlara ihtiyaç var?

Şiddet nereden gelişilirse gelişilsin, bütün faslın bitmesi gerekiyor. İkincisi, biz bir şeyin sonucunu mu konuşacağız, yoksa bir şeyin gerekçesini mi konuşacağız? Eğer bu sorun bir silah kullanma yolunu tetiklediyse ve biz bunu da aradan çıkartıyorsak, artık oturup aklıselim elimizi dizimizin üzerine koyup, “Biz bu sorunu en insani temelde ve bölge hakikatiyle nasıl çözebiliriz?” üzerine düşünebilmeliyiz, tartışabilmeliyiz ve müzakere edebilmeliyiz.

Yıllardır adeta bir kapalı alana dönüşmüş olan Kürt sorununu konuşmak artık bugünlerde az da olsa cari olmaya başladı. Şimdi bu sürecin inandırıcılığı açısından, yasaların kayda şarta bağlanması güveni artırıyor mu? Hayır. Desteği pekiştiriyor mu? Hayır.

Onları artırabilecek nitelikli birtakım adımlar vardır. Bu ülkede haksız gözaltılardan ve tutuklamalardan tutalım da kayyım atamalarına kadar birçok konu var. Kayyım sistemi anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Bitirilmesi için bir yasaya ihtiyaç yok.

Eğer bu sorun bir silah kullanma yolunu tetiklediyse ve biz bunu aradan çıkartıyorsak, artık oturup aklıselim, bu sorunu en insani temelde ve bölge hakikatiyle nasıl çözebileceğimiz üzerine düşünebilmeliyiz, tartışabilmeliyiz ve müzakere edebilmeliyiz.

AİHM kararları ve hukuka dönüş konusunda ne düşünüyorsunuz?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş, Yüksekdağ ve Kobane tutukluları için iki defa karar verdi. Bugün, bu dakika dışarıda olmaları gerekir.

Bu, hukuka dönüşe ilişkin, hukuk dışılıktan hukuka dönüşün toplumda karşılık üretebilir bir yaklaşımıdır. Bakın bunda da hiçbir yasa çıkartmadık. Hiçbir şey yapmadık. Sadece mevcut hukuka riayet ettik.

İnsanlar ileriyi görmek isterler. O yüzden temel hak ve özgürlüklerin kullanımından ortalama insan yaşamındaki adaletsizliklerin giderilmesine kadar birçok başlıkta sadece idarenin kerametiyle yapılabilecek düzenlemeler var.

diyarbakir-kavga-1.webp

Anayasal düzeyde yapılması gereken düzenlemeler, yasalar düzeyinde yapılması gereken düzenlemeler var. Bizler bu ülkede bir irade beyanında bulunuyoruz dersiniz. Yani en azından biliriz ki 1 yıl sonra, 3 yıl sonra, 5 yıl sonra bu ülkedeki yurttaşlar kendilerini daha iyi hissedebilecekler, daha güzel bir gelecek kurabilecekler veya bu ülkenin gençleri bu ülkede güvenle yaşayabileceklerini hissedecekler. Tam da bunlara ihtiyaç var.

Selahattin Demirtaş ile 5 yıl aynı hücreyi paylaştınız. Demirtaş’ın morali ve sağlığı nasıldı?

Ben çok hızlı yürürdüm. Benden daha hızlı yürüyen bir insan gördüm. Ondan önce benden hızlı yürüyen yoktu.

Demirtaş’ta yer yer derviş sabrını, sebatını ve olgunluğunu, sanatçı inceliğini, duyarlılığını, siyasetçi hassasiyetini, ufkunu, çözümleyiciliğini görüyorsunuz.

Bazen içinde bir delikanlı var. Hızlı bir kavrayışla, hayat bulan, güçlü bir toplama dönüşüyor. İlk zamanlarda ona bir metaforla benzetme yapmıştım. “Sen kendi içinde Voltran, Voltran oluyorsun” demiştim. Yani bu başka bir şeydir. Dört insanın, beş insanın, altı insanın, yedi insanın barındırdıklarını aynı anda barındırıyor gibi bir özellik.

Dolayısıyla dışarıdayken de Demirtaş’ın lider simgesiyle öne çıktığını gördük.

Demirtaş cezaevine konuldu. Cezaevine konulurken çürütülmek ve paslanmak istenildi. Ama siyasetçi Demirtaş, daha önce sazdan başka bir şeyi çalmayan Demirtaş’ın resimlerini, karikatürlerini, romanlarını, bestelerini, şiirlerini duymaya başladık. Kendisi içeride olmasına rağmen dışarıyı hissetme kabiliyeti çok yüksek.

diyarbakir-kavga-2.webp

Demirtaş’ın dışarıya bir mesajı var mıydı?

Demirtaş, “Sevgiyi büyütsünler. Barışa olan katkılarını çoğaltsınlar” dedi.

Umarım Demirtaş için hukukun gereği yerine getirilir. Sayın Öcalan için de bütün imkânların ve kapıların sonuna kadar açılması gerekir.

Biz ayrılırken sanki bizi lehimlemişlerdi. Ama bu lehim başka lehimlere benzemiyor. Daha önceki bütün yoldaşlarımızla olan lehimlerimiz olduğu gibi.

Demirtaş’la da 5 yıl kaldığınız zaman, karşılıklı birbirinizi besleyen yanınız olduğu zaman ağlamak çok zor. Ağlamayı çok fazla bilmeyiz ama gözlerinizin dolmaması mümkün değil. İkimiz için de geçerliydi.

“Dışarıda Demirtaş ne diyor diyeceğim” dedim. “Herkese çok selam, sevgi ve özlemlerimi ilet. Ama hiçbir zaman iradeleri kırılmasın. Hiçbir
zaman umutları eksilmesin. Sevgiyi büyütsünler. Barışa olan katkılarını çoğaltsınlar” dedi.

Genel çerçevesini o şekilde özetleyebilirim. İster Demirtaş’ın ister Sayın Öcalan’ın “ne düşünüyor, ne yapıyor, ilerisi için ne öneriyor” faslı için; umarım Demirtaş için hukukun gereği yerine getirilir. Dediğim gibi, yarın geçtir.

DEM Parti’nin önümüzdeki süreçteki yapılanması nasıl olmalı?

Biz kendi kendimize konuşabiliriz. Buradaki herkes birbirimizle konuştuğumuz zaman deriz ki, “Ya hepimiz böyle düşünüyorsak biz yüzde yüzüz.” Ama hakikat öyle değil. Dolayısıyla konuştuğumuz zaman siyasetin farklı köşelerinde de yankı oluşturabilmemiz gerekiyor. Oralarda da ön açıcı olabilmemiz gerekiyor. Başka gündem oluşturabilmelisiniz.

Dolayısıyla özellikle partimiz açısından bakıldığı zaman, bu gelenekteki partilerin en önemli özelliği halkla beraber, halkın içinde ama o halktaki biriken enerjiyi, eğilimi, talepleri ve beklentileri karşılayan bir yerdedir.

Ama bunu bir alt-üst ilişkisi değil, bir yatay dolaşım ağı gibi iyi işleyen, onu iyi özümseyen ve oradan ortaya çıkmış olan politikaları ve programları da iyi servis edebilen bir yapı olarak kurmak gerekiyor.

diyarbakir-kavga-3.webp

Yani bu ne demektir? Bir parti yapısının nitelik düzeyinin oldukça yüksek olması gerekiyor. Temsil kabiliyetinin oldukça yüksek olması gerekiyor. Tüzükten programa, günlük siyasal düsturdan tutun da jargona kadar birçok yönü itibarıyla o toplumun enerjisini yansıtan ve sonuç alan yanın olması lazım.

Hem ideolojik omurgası olan hem de güncelin ihtiyaçlarını doğru sondajlayıp doğru forma dönüştüren bir ehliyet ile yürütmek durumundayız.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.