Sakık: Muş’ta 16 köy ile mera ranta açıldı
AMİDA HABER- DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Türkiye'de birçok alanın ve bölgenin geçtiğimiz dönem çıkarılan ve maden sahalarının genişletilmesini kolaylaştıran düzenlemelerle ranta açıldığını ifade ederek bu süreçte kamu yararının gözetilmediği gibi halkın rızasının da olmadığına dikkat çekti. Sakık, "Bu topraklar kimsenin babasının malı değil. Burada yaşayan insanların iradesi yok sayılarak alınan hiçbir karar meşru değildir. Halkın istemediği, doğaya zarar verecek hiçbir projeye 'kalkınma' diyemezsiniz" dedi.

'Göç tehlikesi oluşacak'
Sakık, Muş Varto'da JES projesini ve yöre halkının karşı karşıya kaldığı tehlikeleri Amida Haber'e anlattı. Sondaj çalışmalarına verilen izinle birlikte köylülerin göç tehdidi altında olduğunu ifade eden Sakık, "Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı, IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi’ne 'Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması' yapılması onayı verdi. 16 köyü ve meralarını kapsayan bu JES projesi kapsamında jeotermal kaynaklar için sondaj çalışmaları yapılacak. Bu toprağın, suların kirlenmesi demek. Fay hattını tetikleme tehlikesi, doğal alanların tahrip edilmesi ve aynı zamanda tarım ve hayvancılığın zarar görmesi demek. Bir şirketin rantı için doğanın talan edilmesi ve köylülerin göç ettirilmesi demek" ifadelerini kullandı.

'Coğrafya aynı zamanda kimliktir'
Varto halkı ve bütün duyarlı kesimlerin bu projeye büyük tepki verdiğini belirten Sakık, "Varto geçmişi ve geleneğiyle direnişin, boyun eğmeyen bir itirazın sahibidir. Vartolular toprağına, deresine, dağına, ormanına sevdalıdır. Varto için coğrafya aynı zamanda kimliktir. Bütün Vartolular bu talana karşı yan yana geliyor, örgütleniyor. 'Şirket rantı için topraklarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz' diyor. Biz de onlarla beraberiz" diye konuştu.

'Halkın rızası yok'
Şirketin yapmaya çalıştığı şeyin toprakları, meraları, dağları birer rant alanı olarak görmek ve buradan kar elde etmek olduğunu ifade eden Sakık şöyle devam etti: "Oysa bu topraklar burada yaşayan insanların ekmeği, suyu, hayvanının otladığı mera, çocuğunun geleceği. Halkın rızası yok, kamu yararı yok ama buna rağmen şirketlere kapılar ardına kadar açılıyor. Ne yazık ki uygulanan politikalar doğayı ve yaşam alanlarını korumayı değil, şirketlerin çıkarını önceleyen bir anlayışla yürütülüyor. Biz diyoruz ki; bu topraklar kimsenin babasının malı değil. Burada yaşayan insanların iradesi yok sayılarak alınan hiçbir karar meşru değildir. Halkın istemediği, doğaya zarar verecek hiçbir projeye 'kalkınma' diyemezsiniz."

'Bölge şirketlerin kullanımına açılıyor'
Yaşanan sorunun sadece Varto'ya özgü olmadığını ve bölgede birçok alanın ranta açıldığına dikkat çeken Sakık, "Maalesef bu sadece Varto’ya özgü bir mesele değil. Ağrı’da Diyadin’de altın madeni çalışmaları toprağı ve suyu kirletiyor. Daha geçen hafta Diyarbakır Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde mera alanına yapılmak istenen ZENKAR-1 GES projesine karşı yurttaşlar yürüdü, Kulp Hasandin yaylasında maden şirketleri talan için arama yapıyorlar, Lice’de de benzer sorunlar var. Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de dağlar, dereler, meralar birer birer şirketlerin kullanımına açılıyor. Geçtiğimiz dönemde çıkarılan ve maden sahalarının genişletilmesini kolaylaştıran düzenlemeler bu sürecin önünü daha da açtı. Yani mesele sadece bir sondaj çalışması değil; doğayı parça parça şirketlerin kullanımına sunan bir anlayışın sonucu. Bizim yaklaşımımız çok net. Doğayı talan ederek kalkınma olmaz. Eğer bir bölgede bir proje yapılacaksa, önce o bölgede yaşayan insanların rızası alınır, kamu yararı gözetilir ve doğanın korunması esas olur. Ama bugün baktığımızda bunların hiçbiri dikkate alınmıyor. Biz Varto halkıyla birlikte bu sürecin takipçisi olacağız. Hukuki mücadele de verilecek, demokratik tepki de gösterilecek. Çünkü bu mesele sadece bir köyün, bir ilçenin meselesi değil; geleceğimizin meselesi" diye konuştu.
Varto’da 16 köy ve bağlı meraları buralarda yaşayan yurttaşların itirazına rağmen jeotermal bahanesiyle yabancı şirketlerin rantına açmaya kalkıyorlar.
— sırrısakık (@sakiksirri) February 28, 2026
Varto’nun doğasını şirket rantlarına kurban etmeyeceğiz.
Doğanın talanına izin vermeyeceğiz.
Toprağımızı da suyumuzu da peşkeş… pic.twitter.com/OrpFmqv6e7
'Mücadelemiz yaşanılabilir bir ülke için'
Amida Haber aracılığıyla tüm yurttaşlarına çağrı yapan Sakık, "Doğaya sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Tıpkı dilimiz, kültürümüz gibi toprağımıza, suyumuza, meralarımıza sahip çıkarsak ancak çocuklarımıza yaşanabilir bir ülke bırakabiliriz. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir" dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.