DEM’li vekil: Okullara polis değil, bilim insanı görevlendirilsin

DEM’li vekil: Okullara polis değil, bilim insanı görevlendirilsin
 Muhabir
Son dönemde okullarda yaşanan olaylara dikkat çeken DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş, şiddeti önlemenin yolunun barış kültürünü inşa etmekten geçtiğini belirterek, çözüm için de önerilerde bulundu.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu Üyesi DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş, çocuklara kadar inen şiddetin nedenlerini dijital mecralarda aramak yerine Türkiye’nin içinde bulunduğu kutuplaştırıcı siyaset ve çatışmalı ortamlara bakılması gerektiğini söyledi.

Amida Haber’e konuşan Güneş, “Toplumda uzun yıllardır şiddet kültürü inşa edildi. Bunun karşısına barış kültürünü koymak gerekir. Siyasetten sosyal alana, okullardan çalışma hayatına kadar demokratikleşme adımları atılmalı” dedi.

okul-olaylari5.webp

Komisyon üyeleri Kahramanmaraş’a gidecek

Çocuk ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan araştırma komisyonu Meclis’te toplandı. Komisyonda akademisyenler sunum yaparken sosyal medya ve dijital mecraların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Yapılan sunumda çocukların internet kullanımının; yüzde 90’ı aştığı, içeriklerin beden algısını bozduğu değerlendirilmesi yapıldı. Önümüzdeki hafta ise komisyon üyeleri Kahramanmaraş’ta saha çalışması yapacak.

okul-olaylari4.webp

‘Yasakçı akılla sorun çözülemez’

Toplantıda tartışmalarının, çocukların internete erişiminin engellenmesi ve dijital mecralardaki özgürlüğü kısıtlamak üzerine yürütüldüğünü ifade eden Güneş, “Toplumsal şiddeti ve okullara yansımalarını konuşmamız gereken bir yerde, dijital alanların yasakçı bir yerden ele alınmasını isteyen bir akıl ile karşı karşıyayız. Okullardaki şiddet dijital mecralardaki suçlar ya da çocukların uzun süre ekran kullanımıyla sınırlı tutulamaz. Eğer sorunun adını tam koyamazsak çözümler de kadük kalır. Dijital mecralarda olan bitenler; doğrudan toplumsal hayatın bir yansıması, iz düşümü. Toplumda şiddet, istismar, zorbalık yoksa bu dijital mecralara yansımaz” dedi.

okul-olaylari2.webp

‘Türkiye’de şiddet ortamı uzun yıllardır inşa edildi’

Toplumun ve çocukların içinde bulunduğu şiddet ortamına karşı çözüm getirecek politikaların üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Güneş, “Bugün toplumun içinde bulunduğu ve okullara yansıyan şiddetin en önemli faktörü; Türkiye’nin uzun yıllardır içinde bulunduğu kutuplaştırıcı siyaset, çatışmalı ortam ve savaşlardır. Siyasetçilerin sözleriyle, dizliler eliyle bir şiddet ve çatışma kültürü inşa edildi. Bu çatışmanın yansımasını her gün başka şekilde görüyoruz. Nitekim en can yakıcı tezahürü ise Kahramanmaraş ve Siverek’teki okul baskınlarıyla karşımıza çıktı. Bunun karşısına barış kültürünü koymak gerekir. Siyasetten sosyal alana, okullardan çalışma hayatına kadar demokratikleşme adımları atılmalı” diye konuştu.

‘Yoksulluk şiddetin en önemli nedenlerinden biri’

Çocuklara yansıyan şiddetin temel nedenlerinin altında yoksulluğun da geldiğini ifade eden Güneş, “Toplumsal şiddetin neden bu kadar arttığını uzaklarda ya da dijital mecralarda aramaya gerek yok. Zaten hayatın içi şiddetle, yoksullukla, açlıkla, cezasızlıkla dolu. Bu koşullarda; ihmal edilmiş, sosyal politikalar ve koruma prosedürlerinden uzak birçok çocuk büyüyor. Savaşın, çatışmanın ve şiddetin en önemli imgesi olan silah; kutsanıyor, topluma zerk ediliyor” dedi.

okul-olaylari3.webp

‘Okullara polis yerine bilim insanı görevlendirilmeli’

Okullardaki şiddet olaylarının önüne geçilmesi için 65 bin uzman çavuş, korucu ya da polisin görevlendirilmesinin yeterli bir çözüm olmadığını belirten Güneş, “Çünkü silah imgesini okul kapısına koyarsanız şiddeti daha da beslersiniz. Okullara akran zorbalığı ve şiddeti önlemek için 65 bin uzaman çavuş değil; 65 bin psikolog, sosyal hizmet uzmanı, öğretmen, çocuk gelişimci gerekiyor. Bakanlıkların, sivil toplum kuruluşlarının, baroların ve en önemlisi çocukların da içinde yer aldığı bir ortak akılla çalışmaların yürütülmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘Kentler çocuklara göre dizayn edilmiyor’

Şiddeti önlemenin kapsamlı boyutlarından bahseden Güneş, bakanlıkların olayı toplumsal yanıyla ele alması gerektiğini şu örneklerle ifade etti: “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kentleri çocuklara göre dizayn etmeli. Çocuklar dört duvar arasına, ekrana sıkışmamalı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çalışma saatlerini düşürmeli. Ebeveynler uzun çalışma saatleri sonrası eve geldiklerinde çocuklarıyla sağlıklı iletişim kuramıyor. Çocukların okuldan çıktığı ve ebeveynlerin işte olduğu saatler ‘suç saatleri’ olarak kavramsallaştırılıyor. O saatlere ilişkin de düzenleme yapılmalı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte Eğitim Bakanlığı da çocuklara akran zorbalığı, dijital şiddet gibi konularda müfredatı ya da okulların fiziki koşullarını dizayn etmeli. Sağlık Bakanlığı, okullarda ruh sağlığına ilişkin hizmet vermeli. Bütün bunları hayata geçirmek çok zahmetli bir şey değil. Ortak akılla tüm paydaşları dahil ederek şiddetin önüne geçilmeli.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.