DEM’li vekilden Meclis’e Narin Güran önergesi
Kaynak:Haber Merkezi
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına sunduğu kapsamlı bir soru önergesinde; “Liyakatinin ve tecrübesinin nereden geldiğini bilmediğimiz özel bir şirket olan UKB’nin hazırladığı raporlar” ile “geçmişe dönük oda oda, adım adım konum tespiti iddiasının” ağırlaştırılmış müebbet cezalarının temel dayanağı haline getirildiğini belirterek, bunun hukuk güvenliği ve adil yargılanma hakkı açısından ciddi sorun yarattığını söyledi.

‘Dava baskı altında kısa sürede sonuçlandırıldı’
Önergede, Narin Güran davasının yoğun kamuoyu baskısı ve medya ilgisi altında olağanüstü hızlı biçimde sonuçlandırıldığı ifade edildi. İlk duruşmanın 7-9 Kasım 2024’te, ikinci duruşmanın ise yaklaşık bir buçuk ay sonra yapıldığı hatırlatıldı. Bu süreç sonunda Salim Güran, Enes Güran ve Yüksel Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiği belirtildi.
Çelenk, çocuğun cansız bedenini dere yatağına taşıdığı belirlenen Nevzat Bahtiyar’ın ilk aşamada “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay ceza aldığını, daha sonra Yargıtay bozmasının ardından 17 yıl hapis cezasına çarptırıldığını hatırlattı.

‘UKB raporlarında ciddi bilimsel sorunlar var’
Çelenk, bağımsız uzmanlar ve adli bilirkişilerin UKB tarafından hazırlanan görüntü analiz raporlarında ciddi metodolojik sorunlar tespit ettiğini söyledi. Görüntü çözünürlüğünün düşürülmesi, kare hızının azaltılması ve saha doğrulaması yapılmaksızın uzaktan analizle kesin kanaat oluşturulmasının eleştirildiğini belirtti.
Önergede, “Gözle ya da teknik yardımla seçilemeyecek çözünürlükteki bir görüntüden kayıp kişinin kimliğinin teşhis edildiği” belirtilerek, UKB’nin kamu kurumu niteliği taşımayan ticari bir şirket olduğuna dikkat çekildi.
‘Oda oda konum tespiti mümkün mü?’
Çelenk, HTS daraltılmış baz analizleriyle kişilerin geçmiş tarihlerdeki konumlarının “oda oda, adım adım” tespit edildiği yönündeki iddiaların teknik açıdan tartışmalı olduğunu belirtti. Bu yöntemlerin bilimsel dayanağının açıklanmasını isteyen Çelenk, bilirkişilerin uzmanlık kriterleri ve denetim süreçlerinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.
Önergede, HTS kayıtlarının kesin delil gibi değerlendirilmesinin, ileride her yurttaşın geçmiş sinyal kayıtları üzerinden suçlamalarla karşı karşıya kalabileceği yönünde risk oluşturduğu da vurgulandı.

‘Yargıya güven sarsılıyor’
Çelenk, bilimsel yeterliliği ve güvenilirliği tartışmalı teknik raporların ağırlaştırılmış müebbet cezalarına dayanak yapılmasının, Türkiye’de zaten zayıflayan yargı güvenini daha da sarstığını söyledi.
DEM Partili vekil, bilirkişilik sistemi, teknik delil güvenilirliği ve özel şirketlerin ağır ceza davalarındaki rolüne ilişkin kapsamlı reform ihtiyacına dikkat çekerek, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’na çok sayıda soru yöneltti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.