Diyarbakır’da evinde vurulan kadın: Ölmem mi gerekiyordu?

Diyarbakır’da evinde vurulan kadın: Ölmem mi gerekiyordu?
 Muhabir
Diyarbakır’da yaşayan Rojda Odabaşı, 22 Ağustos gecesi evinde silahlı saldırıya uğradı. Evine gelen kişinin pompalı tüfekle ateş açması sonucu bacaklarından yaralanan Odabaşı, kendisini banyoya kilitleyerek polis ve sağlık ekiplerinden yardım istedi.

Odabaşı’nın açıklamasına göre, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen M.Ç., olayın ardından site bahçesinde bulunan aracına da zarar verdi ve polis ekipleri geldiğinde teslim oldu.

Saldırının ardından tedavi gören Odabaşı, 23 Ekim’de, olay nedeniyle tutuklu bulunan M.Ç.’nin Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin tensip kararı doğrultusunda tahliye edildiğini öğrendiğini belirtti.

2025/05/16/diyarbakir-adliye.jpg

‘Benim can güvenliğim ne olacak?’

Tahliye kararının ardından can güvenliğine ilişkin kaygılarının arttığını belirten Odabaşı, kendi evinde silahlı saldırıya uğradığını hatırlatarak yaşadığı korkunun sürdüğünü ifade etti.

Odabaşı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Beni evimde pompalı tüfekle vuran, bacaklarımdan yaralayan ve arabama zarar veren kişi artık tutuklu değil. Ben ise hala yaşadığım saldırının etkileriyle ve can güvenliğime ilişkin kaygılarla yaşıyorum.

Benim can güvenliğim ne olacak?

Tahliye kararı korkumu ortadan kaldırmadığı gibi geleceğe ilişkin endişelerimi daha da artırdı. Evimde, sokağımda ve gündelik hayatımda kendimi nasıl güvende hissedeceğim? Bir daha saldırıya uğramayacağımın güvencesini kim verecek?

Cezalandırmak için ölmem mi gerekiyordu?”

Tahliye kararına itiraz edecek

Yargı kararlarının hukuki gerekçelerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Odabaşı, bir şiddet mağduru olarak güvenliğinin sağlanmasını ve adalet talebinin ciddiyetle ele alınmasını istedi.

Tahliye kararına itiraz edeceklerini bildiren Odabaşı, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve hukuki sürecin titizlikle yürütülmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.

Yetkililere koruyucu önlem çağrısı

Odabaşı, yetkililere yaptığı çağrıda can güvenliğinin sağlanması için gerekli koruyucu önlemlerin derhal alınmasını, tahliye kararının hukuki gerekçelerinin açıklığa kavuşturulmasını ve itiraz yollarının etkili biçimde işletilmesini istedi.

Basın mensuplarına, kadın örgütlerine, insan hakları savunucularına ve kamuoyuna da seslenen Odabaşı, olayın takipçisi olunmasını istedi.

Talebinin intikam değil, yaşam hakkının korunması ve adaletin sağlanması olduğunu vurgulayan Odabaşı, “Kendi evimde vuruldum. Şimdi hem güvenliğimi hem de adaleti sağlamak için mücadele ediyorum. Hayatta olduğum için yaşadıklarımın önemsiz sayılmasını kabul etmiyorum. Susmayacağım. Adalet talebimden vazgeçmeyeceğim” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.